Romanya’da Görülmesi Gereken 8 Büyüleyici Şehir
Drakula efsanelerinin gölgesinde kalmış, ancak gerçekte çok daha fazlasını sunan masalsı bir ülke düşünün: Romanya. Karpat Dağları’nın görkemli manzaraları, Orta Çağ’dan kalma rengarenk kasabaları ve zengin tarihi dokusuyla bu ülke, ziyaretçilerine gerçeküstü bir deneyim vaat ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan sayısız yapısı ve samimi kültürüyle Romanya, Tuna Nehri’nin kollarında saklı bir hazine gibidir. Gelin, bu etkileyici ülkenin ruhunu yansıtan 8 popüler şehrini daha yakından tanıyalım.
Romanya’nın Keşfedilmeyi Bekleyen Şehirleri

Romanya, her biri farklı bir karaktere sahip şehirleriyle adeta bir açık hava müzesini andırır. Başkent Bükreş’in hareketli caddelerinden Transilvanya’nın gotik şatolarına, Karadeniz kıyılarından geleneksel köy hayatının sürdüğü bölgelere kadar her köşe, kendine özgü bir hikaye anlatır. Bu yolculuk, sizi sadece coğrafi olarak değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel olarak da zenginleştirecek.
1. Bükreş: “Doğu’nun Küçük Paris’i”
Romanya’nın güneydoğusunda yer alan başkent Bükreş, ülkenin en dinamik ve kalabalık şehridir. Geniş bulvarları, zarif mimarisi ve canlı sosyal hayatıyla “Doğu’nun Küçük Paris’i” olarak anılır. Bir güne sığdırılamayacak kadar çok zenginlik sunan bu şehirde, dünyanın en ağır binalarından biri olan Parlamento Sarayı’nı görmek mutlaka yapılması gerekenler listesinin başında gelir. Ulusal Tarih Müzesi, devasa bir alana yayılmış Dimitrie Gusti Ulusal Köy Müzesi ve Zafer Takı gibi yapılar, şehrin tarihsel ve kültürel derinliğini gözler önüne serer.
2. Braşov: Efsanelerin Kalbine Yolculuk
Romanya’nın en ünlü bölgesi şüphesiz Transilvanya’dır ve Braşov da bu bölgenin kalbidir. Orta Çağ atmosferini en iyi şekilde koruyan bu şehir, gotik mimarinin ve efsanelerin iç içe geçtiği bir yerdir. Elbette en bilinen cazibe merkezi, Kont Drakula’nın şatosu olarak ünlenen ve şehre oldukça yakın olan Bran Kalesi’dir. Ancak Braşov, kaleden çok daha fazlasını sunar; Siyah Kilise, şehir meydanı Piața Sfatului ve teleferikle çıkılabilen Tâmpa Dağı, şehrin diğer görülmeye değer noktalarıdır.

3. Sibiu: Kültür ve Huzurun Başkenti
Bir zamanlar Avrupa Kültür Başkenti seçilen ve dünyanın en huzurlu şehirleri arasında gösterilen Sibiu, sakin atmosferi ve kültürel zenginliğiyle büyüler. Arnavut kaldırımlı sokakları, “Sibiu’nun Gözleri” olarak bilinen çatılardaki pencereleri ve Büyük Meydan (Piața Mare) ile adeta bir masal diyarına adım atmış gibi hissedersiniz. Avrupa’nın en eski müzelerinden biri olan Brukenthal Ulusal Müzesi, şehrin sanatsal ruhunu yansıtırken, günümüze ulaşan tarihi kuleler ve surlar sizi Orta Çağ’a götürür.
4. Kaloşvar (Cluj-Napoca): Genç Enerji ve Tarihin Harmanı
Osmanlı dönemindeki adıyla Kaloşvar, bugünkü adıyla Cluj-Napoca, Transilvanya’nın gayriresmi başkenti olarak kabul edilir. Canlı bir öğrenci nüfusuna sahip olması sayesinde dinamik ve modern bir enerjiye sahiptir. Ancak bu modernlik, şehrin zengin tarihiyle mükemmel bir uyum içindedir. Yerin yüzlerce metre altındaki eski tuz madeni Salina Turda’nın fütüristik bir eğlence parkına dönüştürülmüş hali, Romanya Ulusal Operası ve Aziz Mikail Kilisesi gibi yapılar, şehrin ne kadar çeşitli deneyimler sunduğunun kanıtıdır.
5. Köstence: Karadeniz Kıyısında Bir Tarih Mozaiği
Karadeniz’e kıyısı olan Köstence, kilometrelerce uzanan plajları ve gelişmiş limanıyla Romanya’nın en önemli şehirlerinden biridir. Tarih boyunca farklı kültürlerin kesişim noktası olan şehir, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’ndan derin izler taşır. Şehirde gezerken Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılan Mecidiye Camisi ve Hünkâr Camisi gibi tarihi yapılara rastlayabilirsiniz. Romanya mutfağının Türk mutfağıyla olan benzerlikleri sayesinde kendinizi hiç yabancı hissetmeyeceğiniz bu şehir, deniz ve tarihi bir arada yaşamak isteyenler için idealdir.
6. Yaş (Iași): Romanya’nın Kültür Beşiği
Ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Yaş, Romanya’nın en önemli kültür ve eğitim merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Şehrin simgesi haline gelen görkemli Kültür Sarayı, içerisinde dört farklı müzeyi barındırır ve mimarisiyle göz kamaştırır. Ancak Yaş’ı özel kılan bir diğer unsur, yüzyıllara dayanan tarihi parkları ve Avrupa’nın en güzel botanik bahçelerinden birine ev sahipliği yapmasıdır. Tarih, sanat ve doğa tutkunları için unutulmaz bir duraktır.
7. Galati: Tuna Kıyısındaki Sakin Liman
Romanya’nın doğusunda, Tuna Nehri üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Galati, önemli bir liman şehridir. Genellikle turistik rotaların biraz dışında kalsa da, çok sayıda müze, katedral ve manastırıyla keşfedilmeye değer bir yerdir. Özellikle görkemli mimarisiyle dikkat çeken Galati Katedrali (Archdiocesan Cathedral), şehrin en çok ziyaret edilen yapılarından biridir. Tuna Nehri kıyısında yapacağınız bir yürüyüş, şehrin sakin ve huzurlu atmosferini hissetmek için harika bir fırsattır.
8. Baia Mare: Geleneksel Yaşamın İzinde
Romanya’nın masalsı ve geleneksel yüzünü görmek istiyorsanız, Maramureş bölgesindeki Baia Mare şehrini ve çevresindeki köyleri ziyaret etmelisiniz. Bu bölge, ahşap oymacılığıyla ünlü kiliseleri, işlemeli geleneksel kıyafetleri ve yüzlerce yıldır değişmeyen köy yaşamıyla bilinir. Burada zaman adeta durmuş gibidir ve Romanya’nın otantik kültürünü en saf haliyle deneyimleme fırsatı bulursunuz.

Romanya: Tarih ve Doğanın Buluştuğu Nokta
Romanya, her bir şehriyle farklı bir dünyaya kapı aralayan, zengin ve çok katmanlı bir ülkedir. Gotik efsanelerden modern metropollere, sakin nehir kıyılarından canlı sahillere uzanan bu coğrafya, klişelerin ötesinde bir keşif ruhu sunar. Eğer tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği otantik bir seyahat deneyimi arıyorsanız, Romanya’nın büyüleyici şehirleri sizi bekliyor.




abi baştan söyliyim, romanya mı? drakula falan tamam da, turistik cazibe olarak pek çekici gelmiyo bana açıkçası. sanki biraz abartılmış gibi geldi bu yazı. tamam, karpatlar güzel olabilir ama orta çağ kasabaları falan her yerde var be ya.
neyse, yine de hakkını yemiyim, bayağı uğraşmışsın yazarken belli. o kadar şehir ismi falan saymışsın, unesco listesi de varmış. ben yine de gidip görmem heralde ama eline sağlık, uğraşmışsın diyelim bari 🤷♂️
Romanya’da gezilecek yerler mi? Sanki burası cennetten bir köşe! Benim derdim geçim derdi, Romanya’da tatil yapmak değil! Ülkede enflasyon almış başını gidiyor, insanlar karnını doyuramazken, birileri Romanya’da şato gezecekmiş! Biraz gerçekçi olalım ya! Kimin umurunda Drakula’nın şatosu, ben kiramı nasıl ödeyeceğim onu düşünüyorum!
AMAN TANRIM, BU YAZI MUHTEŞEM ÖTESİ!!! Romanya’yı her zaman merak etmişimdir ve bu şehirlerin her biri sanki bir rüya gibi geliyor! Sighisoara’nın ortaçağ cazibesi, BÜYÜLEYİCİ!!! Ve Cluj-Napoca’nın canlı atmosferi… Sanki oradaymışım gibi hissettim! Sibiu’nun renkli evleri ve Braşov’un tarihi dokusu… İNANILMAZ!!! Bu yazıyı okuduktan sonra Romanya’ya gitmek için SABIRSIZLANIYORUM! Bütün bu bilgiler için ÇOK TEŞEKKÜRLER, seyahat listeme kesinlikle bu şehirleri ekleyeceğim! Harika bir yazı olmuş, ELLERİNİZE SAĞLIK!!!
Romanya’da Görülmesi Gereken 8 Büyüleyici Şehir
Bu şehirlerin seçimi tesadüf mü acaba? Sekiz rakamı, okültizmde bir dönüşümü, yeni bir başlangıcı simgeler. Yazar, farkında olmadan, Romanya’nın sadece coğrafi güzelliklerini değil, belki de ruhani bir uyanışını mı işaret ediyor? Her bir şehrin kendine has enerjisi, ülkenin kolektif bilincine bir katkı mı sunuyor? Belki de bu liste, yüzeyde görünenin ötesinde, daha derin bir mesaj taşıyor: Romanya’nın kalbinde, keşfedilmeyi bekleyen bir sır saklı.