Psikoloji

Bile Bile Lades: Yanlış Kişinin Peşinden Neden Gideriz?

Bazen kalp, mantığın tüm uyarılarına kulaklarını tıkar. İçten içe bizim için “kötü bir fikir” olduğunu bildiğimiz birinin çekim alanına kapılır, adeta bile bile lades deriz. Bu durum, çıkış kapısının nerede olduğunu bildiğimiz halde kendimizi hapsettiğimiz duygusal bir labirente benzer. Peki, bu karmaşık ve genellikle acı dolu süreci neden ısrarla yaşarız? Cevap, çoğu zaman kendimize söylediğimiz masum görünen yalanlarda gizlidir.

Bu yolculuk, aslında kendimizle olan dürüstlük sınavımızdır. Bu yazıda, yanlış kişinin peşinden gitmenin ardındaki psikolojik nedenleri, bu durumun kaçınılmaz sonuçlarını ve en önemlisi bu döngüden çıkarak kendimize şefkat göstermenin yollarını keşfedeceğiz.

Kendine Yalan Söylemek: Usta Bir Savunma Mekanizması

Kötü bir fikir olduğunu bildiğin birinin peşinden koşarken, en büyük ve en ikna edici yalanları aslında kendimize söyleriz. Duygularımızın gücünü hafife alır, bu ilişkinin sadece geçici bir heves olduğunu ve bizi derinden etkilemeyeceğini telkin ederiz. Bu, zihnimizin olası bir hayal kırıklığına karşı ördüğü kırılgan bir savunma duvarıdır. Aslında bu yalanlar, acı verici gerçekle yüzleşmekten kaçma çabamızın bir yansımasıdır.

  • “Sadece bir mesaj atıyorum, ne olacak ki?” diyerek durumu normalleştirirsin.
  • “Zararsız bir buluşma, abartmaya gerek yok,” diyerek kendini ikna edersin.
  • İçindeki alarm zillerini ve arkadaşlarının uyarılarını bilinçli olarak duymazdan gelirsin.
  • Onun tutarsız davranışları için sürekli mantıklı bahaneler üretirsin.
  • Bu ilişkinin bir geleceği olmadığını bilsen de “anın tadını çıkarma” maskesine sığınırsın.

İçten içe bu yolun sonunun hüsran olduğunu bilsek de, o anın getirdiği heyecan ve ilgiye kapılarak mantığımızı bir süreliğine askıya alırız. Bu, genellikle kısa vadeli bir mutluluk arayışının uzun vadeli bir kalp ağrısına dönüşme hikayesidir.

Kaçınılmaz Son: Hazırlıklı Olunan Kalp Kırıklığı

Yanlış birinin peşinden gitmenin en öngörülebilir sonucu kalp kırıklığıdır. Bunu biliriz, kendimizi bu sona hazırladığımızı düşünürüz, ancak acı kapıyı çaldığında yine de hazırlıksız yakalanırız. Mantığımız bize “Böyle olacağı belliydi, en iyisi bu oldu” dese de, kalbimiz bambaşka bir dilde, kendi acısının ağıtını yakar. Çünkü kalp kırıklığı, mantığın denklemleriyle çözülemeyen derin bir duygudur.

Kendimizi kandırarak biriktirdiğimiz her an, aslında gelecekte ödeyeceğimiz duygusal bir borçtur. Gerçeği görmeyi ertelemek, acıyı yok etmez; yalnızca faiziyle birlikte daha sonra karşımıza çıkarır. Bu yüzden kendimize karşı dürüst olmak, en başından itibaren daha sağlıklı bir adımdır. Kalbin de kendine has bir mantığı vardır; duygusal ihtiyaçları ve derin arzuları temel alır. Bazen bu mantık bizi yanlışa sürüklese de, onun sesini duymak ve anlamaya çalışmak, kendine değer vermek ve duygusal ihtiyaçlarımızı tanımak için kritik bir adımdır.

İyileşme Sanatı: Kendine Şefkatle Yeniden Başlamak

Bu zorlu sürecin ardından atılacak en önemli ve en iyileştirici adım, kendine şefkat göstermektir. “Neden bunu kendime yaptım?” diyerek kendini suçlamak yerine, “Bu deneyimden ne öğrendim?” sorusuna odaklanmak gerekir. Hatalarımızdan ders çıkarmak ve kendimize karşı daha anlayışlı olmak, iyileşmenin temelini oluşturur. Bu süreç zaman alacaktır; sabırlı olmak ve bu yolda kendinize iyi bakmak en büyük önceliğiniz olmalıdır.

Unutma, her kalp kırıklığı aynı zamanda yeni ve daha sağlıklı bir başlangıcın habercisidir. Bu, kendinizi yeniden keşfetmek, sınırlarınızı daha net çizmek ve hayata taze bir bakış açısıyla yaklaşmak için paha biçilmez bir fırsattır. Geçmişten dersler çıkarmak, affetmek ve ilerlemek, kişisel gelişim yolculuğumuzun en değerli duraklarındandır. Kendinize zaman tanıyın, duygularınızı bastırmadan yaşayın ve gerekirse destek almaktan çekinmeyin. Bu, bir son değil, daha bilinçli bir “sen” için atılan ilk adımdır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu