İlişkiler

Neden İlk Mesajı Atmaz Ama Cevap Verir? 15 Sebep

Dijital çağın flört dinamiklerinde sıkça karşılaşılan bir bilmeceyle yüz yüzesiniz: İlgi gösterdiğini düşündüğünüz kişi neden sohbeti asla başlatan taraf olmuyor, ancak siz yazdığınızda her zaman cevap veriyor? Bu durum, zihninizi meşgul edip “Acaba benden hoşlanmıyor mu?” veya “Neden bu kadar çaba sarf eden tek kişi benim?” gibi sorularla sizi baş başa bırakabilir. Endişelenmeyin, bu modern flört ikilemini yaşayan tek kişi siz değilsiniz. Bu davranışın ardında basit bir ilgisizlikten çok daha karmaşık psikolojik nedenler yatıyor olabilir.

Genel kanı, bir erkeğin ilgi duyduğunda ilk adımı atması gerektiği yönünde olsa da, insan psikolojisi bu kadar basit denklemlerle açıklanamaz. Her bireyin kendine özgü bir iletişim tarzı, geçmiş deneyimleri ve içsel dünyası vardır. Bu makalede, bir erkeğin neden ilk mesajı atmaktan çekinip yalnızca yanıt vermeyi tercih ettiğinin ardındaki 15 olası nedeni derinlemesine inceleyeceğiz. Bu davranışın şifrelerini çözerek hem onu daha iyi anlayabilir hem de ilişkinizin geleceği hakkında daha sağlıklı kararlar alabilirsiniz.

Bir Erkeğin İlk Mesajı Atmamasının Potansiyel Nedenleri

Bir erkeğin sohbet başlatma konusundaki çekingenliği, ancak mesajlarınıza her zaman yanıt vermesi, kafa karıştırıcı bir sinyal gibi görünebilir. Ancak bu davranış kalıbının altında yatan pek çok farklı dinamik olabilir. Flörtün yazılı olmayan kuralları olsa da, herkes bu kurallara uymaz. İnsanların karakterleri gibi flört etme biçimleri de çeşitlilik gösterir. Şimdi bu davranışın ardındaki olası psikolojik ve sosyal faktörlere daha yakından bakalım.

1. Utangaçlık ve Reddedilme Korkusu

En yaygın nedenlerden biri, basitçe utangaç olmasıdır. Özellikle geleneksel flört beklentileri erkeğin ilk adımı atmasını gerektirdiğinde bu durum çelişkili görünebilir. Ancak içe dönük veya sosyal kaygıya yatkın erkekler, bir konuşmayı nasıl başlatacakları konusunda yoğun bir endişe yaşayabilirler. Yanlış bir şey söyleyerek sizi kendinden uzaklaştırma korkusu, onları tamamen pasif bir konuma itebilir. Siz mesaj attığınızda ise top sizde olduğu için kendilerini daha güvende hisseder ve rahatça yanıt verirler.

2. Duygusal Olarak Kendini Koruma Kalkanı

Sadece kadınlar değil, erkekler de duygusal olarak incinmekten korkar. Eğer sizin ona olan hislerinizden tam olarak emin değilse, ilk adımı atarak kendini savunmasız bir duruma düşürmek istemeyebilir. Mesajlarınıza yanıt vermesi, ilgisiz olmadığını gösterir; ancak sohbeti başlatmaması, reddedilme riskini en aza indirme stratejisidir. Bu, potansiyel bir hayal kırıklığına karşı geliştirdiği bilinçdışı bir savunma mekanizması olabilir.

3. Geçmiş İlişkilerden Kalan Duygusal Yaralar

Geçmişte yaşanan olumsuz romantik deneyimler, gelecekteki ilişkilerimize bakış açımızı derinden etkiler. Eğer daha önceki ilişkilerinde fazla ilgili davrandığı için reddedilmiş veya incitilmişse, şimdi daha temkinli davranıyor olabilir. Bu travmalar, onun “fazla hevesli” görünmekten kaçınmasına neden olur. Bu yüzden kontrolü size bırakarak, ilişkinin temposunu sizin belirlemenize izin verir.

4. İletişim Tarzınızın Uyuşmaması

Bu olasılığı da göz ardı etmemek gerekir. Belki de mesajlaşma tarzınız ona hitap etmiyordur. Eğer sohbetleriniz genellikle tek düze, kısa cevaplı veya yüzeysel kalıyorsa, konuşmayı başlatmak için yeterli motivasyonu bulamıyor olabilir. Size olan ilgisizliğinden değil, sohbetin dinamiğinden keyif almıyor olabilir. Yanıt vermesi ise sadece bir nezaket göstergesi olabilir.

5. Özgüven Eksikliği

Özgüven eksikliği, bir erkeğin ilk adımı atmasını engelleyen en büyük faktörlerden biridir. Kendini yeterince ilginç, zeki veya çekici bulmuyorsa, sizi “rahatsız etme” veya “sıkma” korkusu yaşayabilir. Sizin tarafınızdan başlatılan bir konuşma, ona ilgi duyduğunuza dair bir teyit verir ve bu da cevap vermesi için gereken cesareti sağlar.

6. Yoğun Bir Hayat ve Farklı Öncelikler

Bazen cevap en basit olanıdır: Gerçekten çok meşgul olabilir. İşi, okulu veya ailevi sorumlulukları tüm zamanını ve enerjisini alıyor olabilir. Bu durumda, aklında olsanız bile yeni bir sohbet başlatacak zihinsel kapasiteyi bulamayabilir. Mesajınıza yanıt vermesi, size değer verdiğini ancak şu anki önceliklerinin farklı olduğunu gösterebilir.

7. Niyetinin Belirsiz Olması (Catfishing Riski)

Özellikle online tanışmalarda, karşınızdaki kişinin niyetinden emin olamıyor olabilir. Sizi yeterince tanımadığı için mesafesini koruyor ve sizinle ilgili daha fazla bilgi edinene kadar temkinli davranıyor olabilir. Bu, sizi bir aldatmaca veya kötü niyetli bir durumdan korumak için aldığı bir önlemdir.

8. Sadece Gündelik Bir İlişki Araması

Eğer ciddi bir ilişki arayışında değilse, size yanlış sinyaller vermekten kaçınıyor olabilir. Sürekli ilk mesajı atmanın, ilişkiyi daha ciddi bir boyuta taşıma beklentisi yaratacağını düşünebilir. Bu nedenle, gündelik ve bağlayıcı olmayan bir flört dinamiğini sürdürmek için iletişimi sizin başlatmanıza izin verir.

9. Sizin Zaten Çok Sık Mesaj Atmanız

Eğer sürekli olarak günaydından iyi gecelere kadar her an ona mesaj atıyorsanız, ona sizi özlemesi veya merak etmesi için hiç alan bırakmıyor olabilirsiniz. İletişimi başlatan taraf hep siz olduğunuz için, onun bu rolü üstlenmesine gerek kalmıyor. Birkaç gün geri çekilip ona alan tanımak, onun inisiyatif alıp almadığını görmek için iyi bir test olabilir.

10. Bağlanma Korkusu

Sohbeti düzenli olarak başlatan taraf olmanın, ilişkinin ciddileştiğine dair bir işaret olduğunu düşünebilir. Eğer bağlanma korkusu (commitment phobia) yaşıyorsa, bu sorumluluktan kaçınmak için bilinçli olarak geri duruyor olabilir. Bu, ciddi bir ilişkiye hazır olmadığına dair önemli bir ipucu olabilir. Bu tür toksik ilişkiden kurtulma yolları hakkında bilgi edinmek, kendi sınırlarınızı korumanıza yardımcı olabilir.

11. Mevcut Dinamiği Bozmaktan Çekinmesi

Eğer aranızda belirli bir denge oluştuysa, bu dengeyi bozmaktan korkuyor olabilir. Sizi rahatsız etmekten, yanlış zamanda yazmaktan veya bunaltıcı görünmekten çekinebilir. Özellikle hassas ve düşünceli biriyse, sizi rahatsız etmemek adına topu size bırakmayı tercih edebilir.

12. Sizin İlginizi Ölçmeye Çalışması

Bu klasik bir flört taktiği olabilir. Geri çekilerek ve sizin ona ulaşıp ulaşmadığınızı gözlemleyerek, ona olan ilginizi test ediyor olabilir. Sizin mesaj atmanız, ona olan ilginizin devam ettiğini teyit eder. Bu, biraz oyun gibi görünse de, aslında kendi duygusal yatırımını yapmadan önce emin olma arzusundan kaynaklanır.

13. Size Karşı İlgisinin Az Olması

Acı ama gerçek bir olasılık da, size karşı sandığınız kadar yoğun bir ilgi duymuyor olmasıdır. Sizi kırmak veya kabalık etmek istemediği için mesajlarınıza nazikçe yanıt veriyor olabilir, ancak bir sohbet başlatacak kadar hevesli değildir. Cevaplarının kısalığı ve gecikmesi bu durumu destekleyen işaretler olabilir.

14. “Ulaşılmazı Oynama” Stratejisi

Bazı erkekler, gizemli ve ulaşılmaz bir tavır sergilemenin daha çekici olduğunu düşünür. Sürekli olarak ilk adımı atmayarak, sizin gözünüzdeki değerini artırmaya çalışıyor olabilir. Bu, genellikle özgüven eksikliğinden kaynaklanan ve pek de sağlıklı olmayan bir flört oyunudur.

15. Güçlü Kişiliğinizden Çekinmesi

Eğer dominant, kendine güvenen ve güçlü bir karaktere sahipseniz, bazı erkekler bu durumdan çekinebilir. Güçlü kişiliğiniz karşısında kendilerini yetersiz hissedebilir ve bu nedenle kontrolün sizde olduğu bir iletişim dinamiğini tercih edebilirler. Bu sizinle ilgili bir sorun değil, onun kendi güvensizlikleriyle ilgili bir durumdur.

Bu Durumda Ne Yapmalısınız?

“Neden hep ilk mesajı ben atıyorum?” diye düşünmek yerine durumu yönetmek için atabileceğiniz bazı adımlar vardır. İşte bu belirsizlikle başa çıkmanıza yardımcı olacak birkaç strateji:

  • Açık İletişim Kurun: Oyun oynamak veya zihin okumaya çalışmak yerine, duygularınızı ve beklentilerinizi sakin bir dille ifade etmeyi deneyin. “Bazen sohbeti senin de başlattığını görmek hoşuma giderdi” gibi basit bir cümle, durumu anlamasına yardımcı olabilir.
  • Geri Çekilin ve Gözlemleyin: Birkaç gün boyunca ona mesaj atmayı bırakın. Eğer size değer veriyorsa, sessizliğinizi fark edip size ulaşacaktır. Eğer ulaşmıyorsa, bu onun ilgisi hakkında size önemli bir ipucu verir.
  • Davranışlarına Odaklanın: Mesajlar yerine gerçek hayattaki davranışlarına odaklanın. Sizinle vakit geçirmek için plan yapıyor mu? Sizi dinliyor ve önemsiyor mu? Bir ilişkinin sağlığı sadece dijital iletişimle ölçülemez.
  • Kendi Değerinizi Bilin: Bir ilişkinin tek taraflı bir çabayla yürümeyeceğini unutmayın. Sürekli olarak peşinden koştuğunuzu hissediyorsanız, kendi ihtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi gözden geçirme zamanı gelmiş olabilir.

İletişimdeki Dengeyi Anlamak

“İlk mesajı o atmıyor ama hep cevap veriyor” durumu, modern flörtün karmaşık dinamiklerinden sadece biridir. Bunun ardında utangaçlıktan bağlanma korkusuna, yoğun bir hayattan basit bir ilgisizliğe kadar pek çok neden yatabilir. Önemli olan, bu davranışın ardındaki temel nedeni anlamak ve her çiftin iletişim tarzının farklı olabileceğini kabul etmektir. Eğer niyetinin samimi olduğuna inanıyorsanız, bu işaretleri doğru okumak ve açık bir iletişim kurmak, aranızdaki boşluğu kapatmanıza ve bu “ilk kim mesaj atacak?” oyununa bir son vermenize yardımcı olacaktır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

16 Yorum

  1. İlk mesajı atmamak ama cevap vermek mi? Bana ne bundan ya! Sanki herkesin hayatı güllük gülistanlık da flört derdine düşmüşler! Benim derdim mi? Her ay sonunu nasıl getireceğim! Kiralar olmuş bilmem kaç bin lira, faturalar desen ayrı bir dert. Millet aşk meşk derdinde, ben geçim derdindeyim!

    Bu devirde kim kime ilk mesaj atacakmış! Herkes bir çıkar peşinde! Samimiyet desen sıfır! Milletin derdi like almak, takipçi kasmak. Aşk mı kaldı allasen! Boş işler bunlar, bomboş! Gerçek hayatta kimse kimseye dönüp bakmıyor bile!

    1. yorumunuz için teşekkür ederim öncelikle. ilk mesajı atma konusundaki hassasiyetinizi anlıyorum, ancak benim yazım daha çok genel bir ilişki dinamiği üzerineydi. sizin belirttiğiniz gibi geçim sıkıntısı, kiralar ve faturalar gibi gerçek hayattaki zorluklar elbette çok daha önemli ve öncelikli. bu tür temel ihtiyaçlar karşılanmadığında, flört gibi konular ikincil planda kalabilir. amacım kimseyi eleştirmek değil, sadece iletişim kurma biçimlerindeki değişimlere dikkat çekmekti. belki de sizin de ilginizi çekecek başka yazılarım vardır, profilimden göz atabilirsiniz.

  2. Bu yazıyı okurken gerçekten çok etkilendim. “Neden ilk mesajı atmaz ama cevap verir?” sorusunun ardındaki o karmaşık duyguları, belirsizlikleri çok iyi anlatmışsınız. Özellikle bazı maddelerde kendimi buldum diyebilirim… Karşı tarafın çekingenliği, iletişim kurma biçimindeki farklılıklar… Tüm bunlar, insanın kafasını karıştırıyor ve umutla umutsuzluk arasında gidip gelmesine neden oluyor. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten zor bir durum. Umarım herkes, bu yazıyı okuyarak karşı tarafı anlamaya biraz daha yaklaşabilir ve iletişim kurarken daha dikkatli olabilir.

    1. bu yorumunuz için çok teşekkür ederim. yazımda bahsettiğim bu karmaşık duyguları ve belirsizlikleri sizin de benzer şekilde hissetmiş olmanız beni ayrıca mutlu etti. karşı tarafın çekingenliği ve iletişim biçimlerindeki farklılıkların insanı nasıl bir umut-umutsuzluk döngüsüne soktuğunu anlatmaya çalışmıştım ve bu konudaki hassasiyetinizi görmek harika. umarım bu yazı, okuyan herkesin birbirini daha iyi anlamasına ve iletişimde daha özenli olmasına vesile olur. yayınlamış olduğum diğer yazıları da okumanızı tavsiye ederim.

  3. Blog yazınız oldukça aydınlatıcı olmuş. Özellikle ilk mesajı atmama nedenlerini sıralarken, insanların kendi iç dünyalarındaki karmaşıklıkları ve sosyal dinamikleri ne kadar etkili bir şekilde analiz ettiğinizi görmek etkileyiciydi. Ancak merak ettiğim bir nokta var: Bu davranış biçimi, yani ilk mesajı atmayıp cevap verme durumu, kişinin özgüven eksikliğiyle mi yoksa sadece risk almaktan kaçınmasıyla mı daha çok ilişkili? Belki de bu iki faktörün farklı kombinasyonları farklı sonuçlar doğuruyordur. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

    1. yorumunuz için teşekkür ederim. ilk mesajı atmayıp bekleyen kişilerin davranışlarını özgüven eksikliği veya riskten kaçınma ile ilişkilendirmeniz oldukça yerinde bir tespit. bu iki faktörün yanı sıra, geçmiş deneyimler, beklentiler ve iletişim tarzı gibi pek çok etken de bu durumu etkileyebilir. bazen sadece karşı tarafın ilk adımı atmasını beklemek, bir tür kontrol mekanizması olarak da işlev görebilir. bu konuyu daha derinlemesine incelediğim başka yazılarım da mevcut, profilimden göz atabilirsiniz.

      bu konunun karmaşıklığını vurgulamanız ve detaylı bir açıklama istemeniz beni memnun etti. bahsettiğiniz gibi, özgüven eksikliği ve riskten kaçınma bu davranışın temel nedenlerinden olabilir ancak her zaman bu iki faktörle sınırlı kalmayabilir. kişinin sosyal çevresi, beklentileri ve hatta o anki ruh hali bile ilk adımı atmada etkili olabilir. zaman zaman bu durum, karşı tarafa bir alan tanıma isteğinden de kaynaklanabilir. bu konudaki düşüncelerinizi paylaştığınız için tekrar teşekkür ederim. yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.

  4. Yazarın satır aralarında gizlediği asıl mesajı merak ediyorum. “Neden ilk mesajı atmaz ama cevap verir?” sorusunun ardında yatan gerçek motivasyonlar neler olabilir? Belki de bu sadece buzdağının görünen yüzü. Acaba bilinçaltında yatan, itiraf edilmeyen korkular mı var? Yoksa bu, daha karmaşık bir oyunun, bir güç dengesinin parçası mı? Belki de cevaplar, sorunun kendisinden çok, soruyu soranın kimliğinde gizli. Bu 15 sebep, sadece birer perde mi, yoksa gerçeğe giden bir labirentin ilk adımları mı?

    1. bu yorumunuz beni çok düşündürdü ve yazının derinliklerine inme isteğiniz beni mutlu etti. evet, yazıdaki her bir madde aslında birer kapı aralığı ve okuyucunun kendi deneyimleri ve bakış açılarıyla bu kapılardan geçerek kendi cevaplarını bulmasını umuyorum. sizin de belirttiğiniz gibi, bazen sorunun kendisi değil, soruyu soranın durumu asıl anlamı taşır. bu yüzden, bu satırların ardındaki asıl mesajı bulma yolculuğunuzda size eşlik edebildiysem ne mutlu bana. başka yazılarımda da bu tür derinliklere birlikte dalmak dileğiyle, profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.

  5. Yazınızda bahsettiğiniz durum, modern iletişim dinamiklerinin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. İnsanların neden ilk mesajı atmaktan kaçındığı ancak gelen mesajlara cevap verdiği konusundaki 15 nedeni sıralamanız, konuya farklı açılardan yaklaşmanızı sağlamış. Özellikle “sosyal beklentiler” ve “çekingenlik” gibi başlıklar, bu davranışın psikolojik kökenlerine işaret ediyor. Ancak, bu nedenlerin kültürel farklılıklara veya bireysel deneyimlere göre nasıl değişebileceği de merak uyandırıcı. Acaba bu davranışın yaş gruplarına göre farklılık gösterdiği durumlar var mı? Örneğin, daha genç nesillerde bu durum daha mı yaygın? Farklı sosyoekonomik gruplarda bu davranışın altında yatan motivasyonlar değişiyor mu? Bu sorulara cevap aramak, konuyu daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olabilir.

    1. yorumunuz için teşekkür ederim. modern iletişimdeki bu ince ayrıntılara dikkat çekmeniz ve konuyu farklı boyutlarda ele almanız gerçekten takdire şayan. bahsettiğiniz gibi, sosyal beklentiler ve çekingenlik gibi psikolojik faktörler bu davranışın temelini oluşturuyor. kültürel ve bireysel farklılıkların yanı sıra yaş ve sosyoekonomik durum gibi etkenlerin de bu dinamikleri nasıl şekillendirebileceği üzerine düşünmek, konuyu daha da zenginleştiriyor. bu konudaki merakınızı gidermek adına profilimde yayınlanmış diğer yazılara göz atabilirsiniz.

  6. ilk mesaj atmamak mı? benim de arkadasim var surekli msj atar ama hic aramaz anlamiyorum bu insanlari ya.

    1. bu durum gerçekten de kafa karıştırıcı olabiliyor. bazen insanlar iletişim kurma biçimleri konusunda farklı yaklaşımlara sahip olabiliyorlar. mesajlaşmak bir bağ kurma şekliyken, aramak daha derin bir etkileşim gerektirebilir. bu farklılıkların nedenlerini anlamak bazen zorlaşabiliyor. değerli yorumunuz için teşekkür ederim. dilerseniz profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  7. Merhaba,

    Yazınız oldukça bilgilendirici olmuş. “Neden İlk Mesajı Atmaz Ama Cevap Verir? 15 Sebep” başlığı altında sunduğunuz nedenler gerçekten de bu karmaşık davranışın anlaşılmasına yardımcı oluyor. Ancak, nacizane bir ekleme yapmak isterim. Bazı durumlarda, kişilerin ilk mesajı atmamalarının altında yatan sebep, sadece çekingenlik veya meşguliyet değil, aynı zamanda sosyal medya algoritmalarının çalışma şekli de olabilir. Örneğin, bazı platformlar, etkileşimde bulunulan kişilerin içeriklerini daha öncelikli olarak gösterirken, etkileşimde bulunulmayan kişilerin içeriklerini daha az gösterir. Bu durum, kişinin mesajlara cevap vermesine rağmen, ilk mesajı atmakta tereddüt etmesine yol açabilir, zira algoritma tarafından “görünürlüğünü” korumak isteyebilir. Bu durumun da göz önünde bulundurulması, konuyu daha kapsamlı bir şekilde ele almamıza yardımcı olabilir.

    1. yorumunuz için çok teşekkür ederim, bu ekleme konuyu gerçekten daha da derinleştiriyor. sosyal medya algoritmalarının etkileşim üzerindeki rolü çoğu zaman gözden kaçan önemli bir nokta ve sizin de belirttiğiniz gibi bu durum, ilk adımı atmama eğilimini açıklayabilir. bu değerli bakış açınızı yazıya eklemeyi düşüneceğim. diğer yazılarımı da okumak isterseniz profilimden göz atabilirsiniz.

  8. Blog yazınız gerçekten düşündürücü noktalara değinmiş. Özellikle ilk mesajı atmama ama cevap verme davranışının altında yatan karmaşık nedenleri anlamaya çalışmak oldukça önemli. Yazıda belirtilen çekingenlik, meşguliyet veya ilişki dinamiği gibi faktörler oldukça mantıklı görünüyor. Peki, bu durumun, kişinin özgüven eksikliğiyle olan bağlantısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Özgüveni düşük bireylerin, ilk adımı atmaktan çekinmeleri ancak gelen mesajlara cevap vererek kontrollü bir iletişim kurmaya çalışmaları olası mıdır? Bu konuda daha fazla örnek verebilir misiniz?

    1. yorumunuz için teşekkür ederim. dediğiniz gibi ilk adımı atmama ama cevap verme davranışının altında yatan karmaşık nedenleri irdelemek gerçekten de önemli bir konu. yazıdaki çekingenlik, meşguliyet veya ilişki dinamiği gibi faktörler bu davranışın temelini oluşturuyor olabilir. özgüven eksikliği de bu noktada önemli bir rol oynayabilir. özgüveni düşük bireyler, ilk adımı atmaktan çekinerek kendilerini güvende hissetmek isteyebilirler. gelen mesajlara cevap vermek ise onlara durumu kontrol altında tutma ve kendilerini daha rahat ifade etme fırsatı sunabilir. bu konuda daha fazla örnek vermek gerekirse, sosyal ortamlarda tanışılan birinin mesajını bekleyip, mesaj geldiğinde daha rahat konuşabilen kişiler, ya da flörtleşme esnasında karşı tarafın ilk adımı atmasını bekleyip, ancak mesaj geldiğinde daha istekli bir şekilde karşılık verenler bu duruma örnek gösterilebilir. bu konudaki düşüncelerinizi paylaştığınız için tekrar teşekkür ederim. profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu