Miletli Thales: Felsefenin Doğuşu ve İlk Neden Arayışı
Antik Yunan düşünce tarihinde, Miletli Thales, felsefenin ve bilimin ilk adımlarını atan öncü bir figür olarak kabul edilir. M.Ö. 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında yaşamış olan Thales, mitolojik ve dinsel açıklamaların ötesine geçerek, evreni ve doğayı akılcı bir yaklaşımla anlamaya çalışan ilk düşünürlerden biridir. Onun bu çabası, sadece felsefenin değil, aynı zamanda bilimsel düşüncenin de kapılarını aralamıştır.
Bu makalede, Thales’in hayatına, düşüncelerine ve felsefi mirasına derinlemesine bir bakış atacağız. Onun arkhe (ilk ilke) arayışını, matematik ve astronomi alanındaki katkılarını, siyasi görüşlerini ve günümüze ulaşan özlü sözlerini inceleyeceğiz. Thales’in neden “ilk filozof” olarak anıldığını ve onun düşüncelerinin sonraki felsefi akımları nasıl etkilediğini anlamaya çalışacağız.
Thales’in Hayatı ve Felsefeye Giden Yolculuğu

Miletli Thales, M.Ö. 626-623 yılları civarında doğup M.Ö. 548-545 yıllarında vefat ettiği tahmin edilen, Aydın’ın Didim ilçesine bağlı Milet (Balat) şehrinde yaşamış bir filozoftur. Çeşitli kaynaklarda onun soylu bir aileden geldiği belirtilmektedir. Günümüze doğrudan bir eseri ulaşmamış olsa da, Herodot, Laertios Diogenes, Aristoteles, Theophrastus ve Platon gibi önemli düşünürlerin kayıtları sayesinde onun hakkında bilgi edinebiliyoruz.
İyonya’nın 80-81 ticari koloniye sahip kozmopolit yapısı, Thales’in bilgiye erişimini kolaylaştırmış, sanat ve kültürün güçlü etkileşimine tanık olmasını sağlamıştır. Bu ortam, onun felsefi ve bilimsel merakını beslemiştir. Thales’in Fenikeli olduğuna dair rivayetler bulunsa da, onun Milet’te yaşadığı ve İyonya felsefe ekolünün kurucusu olduğu genel kabul görmektedir.
Thales’in yaşam tarzı ve hayata bakışı da felsefi duruşunu yansıtır niteliktedir. Çocuk sahibi olmamayı tercih etmesi, çocukları çok sevdiği ancak onlarla yeterince ilgilenemeyeceği düşüncesinden kaynaklandığı rivayet edilir. Gençliğinde annesinin evlilik baskılarına “Daha zamanı değil” diyerek karşı çıkarken, yaşlılığında ise “Artık zamanı değil” yanıtını vermesi, onun hayata karşı kendine özgü bir tavrı olduğunu gösterir.
Maddi konulara ilgisiz olduğu yönündeki eleştirilere karşılık, zengin olmanın kolay olduğunu göstermek amacıyla zeytin hasadının bol olacağını öngörüp tüm zeytinyağı değirmenlerini kiralayarak büyük bir servet kazanması, onun pratik zekasını ve felsefenin faydasız olmadığını kanıtlama arzusunu ortaya koyar. Ancak bu serveti elinde tutmayıp felsefesini ve bilimsel çalışmalarını öncelikli kılması, onun gerçek değer arayışını simgeler. Bu davranışları, ona büyük bir şöhret kazandırmıştır.
Thales’in Felsefesi ve Arkhe Arayışı

Thales’in felsefesinin merkezinde, evrenin ve tüm varlıkların temelini oluşturan “arkhe” arayışı bulunur. O, doğayı gözlemleyerek oluşu, değişimi ve dönüşümü anlamaya çalışmış, bu süreçlerin arkasına ruhları veya mitolojik tanrıları yerleştirmek yerine, genel bir ilke aramıştır. Thales’e göre bu ilke su idi. Aristoteles’in Metafizik adlı eserinde belirttiği gibi, Thales’in bu inancı, her şeyin sıvımsı bir varlıktan beslenmesi, sıcağın sudan çıkıp onunla yaşaması ve tohumların nemli yapıda olması gibi gözlemlerine dayanıyordu.
Thales, Yunan mitolojisindeki tanrılar, titanlar ve ruhlar gibi figürleri bir kenara bırakarak, sadece maddi yapıda bir veya daha fazla ilke arayan ilk düşünürlerden biriydi. Bu yaklaşım, aslında bilimin de doğuşuna işaret ediyordu. Antik uygarlıklarda matematik, astronomi ve geometri gibi bilimler pratik hayatta kullanılıyor olsa da, Thales gibi düşünürler sayesinde bu disiplinler salt entelektüel meraktan doğan, kuramsal bir bilim anlamını kazanmaya başlamıştır.
Thales’in bilimsel katkıları sadece felsefi spekülasyonlarla sınırlı kalmamıştır. Onun güneş tutulmasını önceden tahmin etmesi ve Lidyalılara bildirmesi, Kızılırmak nehrinin akışını değiştirerek ordunun köprüsüz geçmesini sağlaması gibi pratik başarıları, onun astronomi ve geometri alanındaki yetkinliğini gösterir. Yılı 365 güne, ayı 30 güne bölerek takvim hazırlaması da somut faydalar sunan çalışmalarındandır.
Geometri alanında da önemli keşiflere imza atmıştır:
- İkizkenar üçgenin taban açılarının eşit olduğunu ortaya koymuştur.
- İki çizginin kesişmesiyle meydana gelen ters açıların eşit olduğunu ilk o göstermiştir.
- Çemberin çapından ikiye bölündüğünü ilk onun hesapladığı söylenir.
- Piramitlerin yüksekliğini gölge boyları üzerinden hesaplamasıyla meşhurdur.
Thales’in Nil nehrinin taşmasını ters esen rüzgarlara bağlaması da, doğa olaylarını mitolojik açıklamaların ötesinde doğal nedenlerle izah etme çabasının bir örneğidir. Güneş tutulmasının doğal bir olay olduğunu bilip bunu önceden bildirmesi, o dönem insanlarının metafizik yorumlarına (tanrıların gazabı gibi) karşı akılcı bir duruş sergilemesi, Yunan uygarlığının entelektüel özgürlüğünü simgeler. Mıknatısın demiri çekmesini gözlemleyerek her yeri dolduran ruhların (tanrıların) varlığını ileri sürmesi, onun hem materyalist hem de ruhani bir bakış açısını birleştirmeye çalıştığını gösterir.
Thales’in Toplumsal ve Politik Görüşleri
Thales’in sadece bir filozof veya bilim insanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve politik meselelere de kayıtsız kalmadığını görüyoruz. Diogenes Laertios’tan öğrendiğimize göre, Lidya kralı Kroisos’un Miletoslularla ittifak kurma teklifine karşı çıkarak, kentini Kyros’un egemenliğinden kurtarmıştır. Bu durum, onun vatansever bir duruş sergilediğini ve siyasi olaylara müdahale ettiğini gösterir.
Ancak, Herakleides’in belirttiği gibi, Thales’in yaşamının büyük bir kısmını tek başına ve politikadan uzak geçirdiği de söylenir. Onun “Hayvan değil de insan olduğumdan, kadın değil de erkek olduğumdan ve barbar değil Yunanlı olduğumdan talihe minnet borçluyum” sözü, kendi kimliğine ve ait olduğu medeniyete duyduğu minneti ve o dönemin toplumsal değer yargılarını yansıtır. Bu söz, aynı zamanda İyonya’nın politik bütünlüğünü koruma ve saldırılara karşı direnç gösterme arzusuna da bir işaret olabilir.
Zina ile suçlanan birine “Yalan yere yemin, zina suçundan daha ağır değildir” demesi, onun ahlaki yargılarının ve adalet anlayışının keskinliğini ortaya koyar. Bu durum, yasa koyuculardan biri olabileceği veya en azından yargılamalara katıldığı sonucunu akla getirir. Nitekim, 7 bilgelerin çoğunun aslında birer filozoftan çok yasa koyucu ve bilge olduklarına dair söylemler de bu görüşü destekler.
Thales’in Solon’a yazdığı mektupta, tiranlıkla yönetilen Milet’te yaşamak yerine Priene’ye gelmesini salık vermesi ve kendisinin de Solon’un yanına gideceğini belirtmesi, onun tiranlığa karşı olan duruşunu ve özgür yönetimlere olan eğilimini gösterir. Bu durum, Thales’in siyaset felsefesinin de öncülerinden biri olarak kabul edilebileceğine işaret eder. Antik Yunan filozofları, sadece evreni anlamakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal düzen ve bireysel yaşam konularında da derinlemesine düşünceler geliştirmişlerdir.
Miletli Thales’in Bilgelik Dolu Sözleri
Thales’in bilgeliği, günümüze ulaşan özlü sözlerinde de kendini gösterir. Bu sözler, onun hayata, bilgiye ve insan doğasına dair derinlemesine gözlemlerinin birer yansımasıdır. Kendini tanımak, en zor şey olarak vurgulanırken, başkasına akıl vermek en kolay şey olarak belirtilir; bu da insan doğasının paradokslarına işaret eder. Olumlu sözler ve olumlamalar, Thales’in öğretilerinde olduğu gibi, kişinin iç dünyasını ve dış dünyayla ilişkisini şekillendirme gücüne sahiptir.
- Akıllı düşünceyi gösteren çok konuşmak değildir! Bir tek bilgeliği ara, bir tek onuru seç; böylece geveze insanların kesilmek bilmeyen seslerini kısacaksın.
- Varlıkların en eskisi tanrıdır: çünkü oluşmamıştır.
- En güzel şey evrendir: çünkü tanrının eseridir.
- En büyük şey yerdir: çünkü her şeyi içine alır.
- En hızlı şey akıldır: çünkü her yerde dolaşır.
- En güçlü şey zorunluluktur: çünkü her şeyi alt eder.
- En bilge şey zamandır: çünkü her şeyi ortaya çıkarır.
- Ölüm ile yaşam arasında hiç fark yoktur.
- Peki, sen neden ölmüyorsun? Çünkü arada fark yok.
- Gece gündüzden önce oluşmuştur.
- Tanrıdan gizli suç işlemeyi insan aklından bile geçiremez.
- En zor şey kendini tanımaktır.
- En kolay şey başkasına akıl vermektir.
- En tatlı şey kavuşmaktır.
- Tanrı başı sonu olmayan şeydir.
- Gördüğüm en acayip şey yaşlı bir tirandır.
- İnsan talihsizliğe en kolay düşmanlarını daha kötü durumda gördüğünde katlanır.
- Başkalarında kınadığımız şeyi kendimiz yapmadığımız takdirde en iyi doğru şekilde yaşarız.
- Bedence sağlıklı, ruhça becerikli, yaratılışça eğitimli olan mutludur.
- Dostları yakındayken de uzaktayken de unutmamak gerekir.
- İnsan göze güzel görünmemeli, davranışlarıyla güzel olmalı.
- Kötü yoldan zengin olma.
- Bir söz de seni sana güvenenlerin gözünden düşürmesin.
- Ana babana yaptığın yardımların aynısını çocuklarından gör.
- Kendini tanı.
Thales’in Felsefi Mirası ve Değerlendirmesi
Thales, felsefenin doğuşunda kilit bir figür olarak kabul edilir, çünkü o, evreni mitolojik ve dinsel açıklamaların ötesinde, akıl ve gözlem yoluyla anlamaya çalışan ilk düşünürdür. Onun “arkhe” olarak suyu belirlemesi, evrenin temelinde tek bir maddi ilkenin yattığı fikrini ortaya koyması, sonraki doğa filozofları için bir başlangıç noktası olmuştur. Bu, Mitos’tan Logos’a geçişin sembolik bir adımıdır; yani, efsanelerden akılcı açıklamalara doğru bir yönelimi temsil eder.
Thales’in sadece bir doğa gözlemcisi olmanın ötesinde, rasyonel düşünceyi ve aklı öncelemesi, onun felsefi kimliğini pekiştirir. Matematik ve geometri gibi alanlardaki çalışmaları, evrene uygulanabilecek değişmez doğruların varlığına olan inancını yansıtır. Bu bağlamda, onun gözlem ve rasyonel düşünceyi birleştirerek bir arkhe araması, onu Aristoteles’in de belirttiği gibi “felsefeyi başlatan kişi” yapar.
Ayrıca, Thales’in siyasi görüşleri ve toplumsal konulardaki tutumu da onun çok yönlü bir bilge olduğunu gösterir. Tiranlığa karşı duruşu, adalet anlayışı ve insanlık durumuna dair gözlemleri, sadece doğa felsefesiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda ahlak ve siyaset felsefesinin temellerini de attığını ortaya koyar. O, yaşadığı toplumun kültürel etkileşimleri içinde, mevcut düşünsel kalıpları sorgulayarak, yeni bir bilgi arayışının fitilini ateşlemiştir. Thales’in bu öncü rolü, sonraki filozofların farklı arkhe’ler ortaya koymasına ve felsefi düşüncenin çeşitlenmesine zemin hazırlamıştır.
Sonuç
Miletli Thales, evreni mitolojiden bağımsız, akıl ve gözlemle anlama çabasıyla felsefenin ve bilimin ilk kıvılcımlarını yakan bir dehadır. Onun arkhe arayışı ve doğal olayları rasyonel zemine oturtma gayreti, düşünce tarihinde bir dönüm noktası olmuştur.
Thales’in mirası, sadece Antik Yunan’a değil, günümüze kadar uzanan felsefi ve bilimsel sorgulamaların temelini atmıştır. Onun bilgeliği, evreni anlama ve doğru yaşama arayışımızda bizlere ilham vermeye devam etmektedir.



