Kişisel Bakım

Kusursuz Tenin Sırrı: Cilt Tipine Göre Fondöten Seçimi

Makyaj reyonlarında kaybolup “Hangi fondöteni seçmeliyim?” sorusunu kendinize defalarca sordunuz mu? Yüzlerce seçenek arasında cildinize en uygun ürünü bulmak, samanlıkta iğne aramaya benzeyebilir. Yanlış bir seçim, gün boyu süren rahatsızlık hissi, pul pul dökülen bir görünüm veya istenmeyen parlamalarla sonuçlanabilir. Ancak doğru fondöten, cildinizle bütünleşerek kusurları gizler ve size taze, doğal ve pürüzsüz bir görünüm kazandırır. Bu rehber, sizi deneme yanılma sürecinden kurtararak, cilt tipinize ve ihtiyaçlarınıza en uygun fondöteni bilinçli bir şekilde seçmeniz için tasarlandı.

Doğru ürünü bulmak, sadece renk eşleşmesinden ibaret değildir. Cildinizin yapısını anlamak, doğru formülü seçmek ve uygulama tekniklerini bilmek, profesyonel bir makyajın temelini oluşturur. Gelin, kusursuz ten görünümüne ulaşmanın adımlarını birlikte keşfedelim.

Fondöten Seçiminin Altın Kuralları Nelerdir?

Mükemmel fondöteni bulma yolculuğu, üç temel adımdan geçer. Bu adımları doğru takip ettiğinizde, cildiniz için en doğru kararı verdiğinizden emin olabilirsiniz. Bu sadece bir ürün satın almak değil, aynı zamanda cildinize yaptığınız bir yatırımdır. İşte o vazgeçilmez üç altın kural:

  • Cilt Tipini Belirlemek: Yağlı, kuru, karma veya normal bir cilde mi sahipsiniz? Fondötenin formülü (su bazlı, yağ bazlı, matlaştırıcı, nemlendirici) tamamen bu soruya vereceğiniz cevaba göre şekillenmelidir.
  • Cilt Alt Tonunu Keşfetmek: Fondötenin yüzünüzde “maske gibi” durmasını engellemenin sırrı, cilt alt tonunuza (sıcak, soğuk, nötr) uygun bir renk seçmektir.
  • İstenen Sonucu Belirlemek: Ne kadar kapatıcılık istiyorsunuz? Mat mı, ışıltılı mı, yoksa doğal bir bitiş mi arıyorsunuz? Bu tercih, seçeceğiniz ürünün dokusunu ve görünümünü doğrudan etkiler.

Bu üç temel prensibi anladığınızda, seçenekler denizinde boğulmak yerine, ihtiyaçlarınıza yönelik ürünlere kolayca odaklanabilirsiniz.

1. Adım: Cilt Tipinizi Tanıyın ve Doğru Formülü Seçin

Fondötenin cildinizde nasıl duracağını belirleyen en önemli faktör, cilt tipinizdir. Cildinizin ihtiyaçlarını karşılamayan bir formül, en iyi markanın ürünü bile olsa hayal kırıklığı yaratabilir.

Kuru Ciltler: Cildiniz gergin, mat ve pul pul dökülmeye meyilliyse, nemlendirici özellikli fondötenler sizin için idealdir. Hyaluronik asit, gliserin gibi içeriklere sahip, likit veya krem formdaki ürünler cildinize ihtiyacı olan nemi verirken, sağlıklı ve ışıltılı bir görünüm sağlar. Mat bitişli ve pudralı ürünlerden kaçınmalısınız, çünkü bu ürünler cildinizdeki kuruluğu daha da belirginleştirebilir.

Yağlı Ciltler: Gün içinde parlayan, geniş gözenekli ve akneye eğilimli bir cildiniz varsa, “yağsız” (oil-free) ve “matlaştırıcı” etiketli fondötenler en iyi dostunuzdur. Su bazlı, hafif yapılı ve pudra bitişli formüller, fazla sebumu kontrol altına alarak parlamayı önler ve gün boyu taze bir görünüm sunar. Kil gibi sebum emici içerikler barındıran ürünler de harika sonuçlar verebilir.

Karma Ciltler: T bölgeniz (alın, burun, çene) yağlı, yanaklarınız ise normal veya kuru ise karma bir cilde sahipsiniz demektir. Dengeleyici özelliklere sahip, saten bitişli fondötenler sizin için en uygunudur. Bu ürünler, yağlı bölgeleri matlaştırırken kuru bölgeleri nemlendirerek cildinizde uyumlu bir görünüm yaratır.

2. Adım: Cilt Alt Tonunuzu Keşfedin

Fondöten renginin cildinizle tam olarak bütünleşmesi için cilt alt tonunuzu bilmeniz şarttır. Cilt yüzey renginiz mevsimlere göre değişse de alt tonunuz sabittir. Üç ana alt ton bulunur: sıcak, soğuk ve nötr.

  • Damar Testi: Bileğinizin iç kısmındaki damarlarınıza gün ışığında bakın. Damarlarınız ağırlıklı olarak yeşil renkteyse sıcak, mavi veya mor renkteyse soğuk alt tona sahipsiniz demektir. Hem yeşil hem de mavi damarlar görüyorsanız, alt tonunuz nötrdür.
  • Takı Testi: Cildinize altın takılar mı yoksa gümüş takılar mı daha çok yakışıyor? Altın sizi daha canlı gösteriyorsa sıcak, gümüş daha çok yakışıyorsa soğuk alt tonlusunuz. Her ikisi de yakışıyorsa nötr olma ihtimaliniz yüksektir.

Fondöten alırken üzerinde “W” (Warm/Sıcak), “C” (Cool/Soğuk) veya “N” (Neutral/Nötr) harflerini arayarak alt tonunuza uygun ürünü kolayca bulabilirsiniz.

3. Adım: Kapatıcılık ve Bitiş Tercihinizi Belirleyin

Fondötenin son görünümünü belirleyen iki önemli unsur daha vardır: kapatıcılık seviyesi ve bitişi. Bu tamamen kişisel tercihinize ve cildinizin ihtiyacına bağlıdır.

Kapatıcılık Seviyeleri:

  • Az Kapatıcı: Cilt tonunu eşitleyen, çil gibi doğal güzellikleri gizlemeyen, hafif ve taze bir görünüm sunar. Renkli nemlendiriciler bu kategoriye girer.
  • Orta Kapatıcı: Kızarıklık ve küçük lekeleri gizlerken cildin doğal dokusunun görünmesine izin verir. Kat kat uygulanarak kapatıcılığı artırılabilir. Günlük kullanım için en çok tercih edilen seviyedir.
  • Yüksek Kapatıcı: Akne izleri, lekeler veya renk eşitsizlikleri gibi belirgin kusurları tamamen kapatır. Genellikle özel günler veya porselen makyaj görünümleri için kullanılır.

Bitiş Çeşitleri:

  • Mat Bitiş: Parlamayı tamamen ortadan kaldıran, kadifemsi ve pürüzsüz bir görünüm sunar. Özellikle yağlı ciltler için idealdir.
  • Işıltılı/Nemli Bitiş (Dewy): Cilde sağlıklı, taze ve “ıslak” bir parlaklık verir. Kuru ve normal ciltlerin daha canlı görünmesini sağlar.
  • Saten/Doğal Bitiş: Ne tam mat ne de tam ışıltılıdır. Cildin kendi doğal dokusuna en yakın görünümü sunar. Tüm cilt tipleri için uygun bir seçenektir.

Fondöten Uygulamasında Kaçınılması Gereken Hatalar

Doğru ürünü bulmak savaşın yarısıdır; diğer yarısı ise onu doğru uygulamaktır. Kusursuz bir sonuç için en sık yapılan hatalardan kaçınmak önemlidir. İlk ve en büyük hata, fondöteni el üzerinde denemektir. Elinizin rengi ve dokusu, yüzünüzden tamamen farklıdır. Doğru rengi bulmak için ürünü mutlaka çene çizginiz ile boynunuzun birleştiği bölgede deneyin. Ayrıca, ürünü cildinize hazırlıksız uygulamak da bir başka yaygın hatadır. Temizlenmiş ve nemlendirilmiş bir cilt, fondötenin pürüzsüzce yayılmasını ve daha kalıcı olmasını sağlar. Son olarak, ürünü tek seferde bol miktarda sürmekten kaçının. Az miktarda başlayıp ihtiyaç duydukça kat kat uygulamak, her zaman daha doğal ve profesyonel bir sonuç verir.

Ten Makyajında Mükemmelliğe Ulaşın

Fondöten seçimi artık sizin için bir sır değil. Cilt tipinizi, alt tonunuzu ve kişisel tercihlerinizi bilerek hareket ettiğinizde, makyaj çantanızın yıldızı olacak o mükemmel ürünü kolayca bulabilirsiniz. Unutmayın, en iyi fondöten cildinizde varlığı belli olmayan, sizi daha taze ve kendinden emin hissettiren fondötendir. Bu bilgiler ışığında yapacağınız bilinçli seçimlerle, her gün kusursuz bir ten görünümünün keyfini çıkarabilirsiniz.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

21 Yorum

  1. Yazınızda cilt tipine göre fondöten seçmenin önemini vurgulamanız ve genel bir kılavuz sunmanız okuyucular için faydalı bir başlangıç noktası oluşturuyor. Ancak, özellikle karma cilt gibi daha spesifik tiplerde, bölgesel uygulama teknikleri ve farklı formüllerin (su bazlı, silikon bazlı) tercih edilme nedenleri üzerine biraz daha detaylandırma yapılabilseydi, rehber daha kapsayıcı olabilirdi. Ayrıca, renk seçiminin yalnızca cilt tipi değil, aynı zamanda alt ton ve mevsimsel faktörlerle ilişkisi de bir dipnot veya ileri bir okuma önerisi olarak eklenebilir miydi? Bu konulardaki deneyimlerinizi veya uzman görüşlerine dair referansları paylaşmanız, yazınızın argümanlarını güçlendirecektir.

    1. cilt tipine göre fondöten seçimi konusunda verdiğiniz bu değerli ve detaylı geri bildirim için çok teşekkür ederim. özellikle karma cilt için bölgesel uygulama teknikleri ve formül farklılıkları üzerine daha derinlemesine içerik hazırlamak harika bir öneri. ayrıca, renk seçiminde alt ton ve mevsim etkisinin önemini vurgulamanız da son derece haklı bir nokta; bu konuları ayrı bir yazıda ele almayı planlıyorum. görüşleriniz ve önerileriniz, içerikleri daha kapsamlı ve faydalı hale getirmemde bana yol gösteriyor. tekrardan ilginiz ve katkınız için teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  2. Sağolun hocam, bu harika bir rehber olmuş! Özellikle karma cilt için önerdiğiniz su bazlı ve mat fondöten tüyosunu hemen not aldım, benim eşim de bu konuda hep zorlanır, bu yazıyı mutlaka ona da göstereceğim. Minnettarım, emeğinize sağlık.

    1. Teşekkür ederim, çok mutlu oldum! Karma cilt gerçekten özen isteyen bir cilt tipi, su bazlı ürünlerin dengeleyici etkisi eşinizin de işini kolaylaştıracaktır. Umarım faydalı olur. Değerli yorumunuz ve iyi dilekleriniz için tekrar teşekkürler. Profilimdeki diğer cilt bakımı yazılarına da göz atabilirsiniz.

  3. Elinize sağlık, harika ve faydalı bir yazı olmuş! Cilt tipini bilmenin ve buna uygun ürün seçiminin ne kadar kritik olduğunu bu kadar net ve anlaşılır şekilde açıkladığınız için çok teşekkürler. Özellikle her cilt tipine yönelik pratik ipuçları gerçekten değerli.

    Yazınız, doğru fondötenin aslında bir arayış değil bir bilinçli seçim meselesi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu rehber sayesinde artık çok daha bilinçli alışveriş yapacağım. Emeğinize sağlık, benzer KURUCU bilgiler içeren içerikleri sabırsızlıkla bekliyorum!

    1. çok teşekkür ederim, bu güzel sözleriniz beni çok mutlu etti. cilt tipini anlamak ve doğru ürünü bulmak gerçekten her şeyin başlangıcı, bu temeli sağlam atınca gerisi çok daha kolay geliyor. bilinçli seçim yapabilmenize vesile olduysam ne mutlu bana.

      değerli yorumunuz ve vaktiniz için tekrar teşekkürler. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

    1. cilt tipinizi doğru belirlemek gerçekten en önemli ve ilk adım. bu testleri uygulamak, ürün seçimlerinizi büyük ölçüde kolaylaştıracak ve cildinize en uygun bakımı yapmanızı sağlayacaktır.

      ilginiz ve değerli yorumunuz için teşekkür ederim. profilimdeki diğer cilt bakımı yazılarına da göz atabilirsiniz.

  4. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de yıllarca cildime uygun fondöteni bulamamaktan şikayet edenlerdendim. Karma bir cildim var, alın ve burun kısmı yağlanırken yanaklarım kupkuru oluyordu. Her denediğim ürün ya birkaç saat sonra ayna gibi parlıyor ya da pul pul dökülüyordu. Hatta bir seferinde iş yerinde bir arkadaşım “Yüzünde savaş mı var?” diye şaka yapmıştı, o derece kötü görünüyordu makyajım.

    Ta ki bir gün bir makyaj sanatçısının “cilt tipinizi kabul edin, onunla çalışın” tavsiyesini dinleyene kadar. Ben de ona danıştığımda, yağlı ve kuru bölgelerime ayrı ayrı nemlendirici ve primer uygulayıp, sonrasında su bazlı, hafif kapatıcılığı olan bir fondöteni sadece gereken yerlere parmak uçlarımla yedirmeyi öğrendim. O AYDINLANMA anını asla unutmam. Cildim nefes alıyor, makyajım akşama kadar sapasağlam duruyordu. Doğru ürünü ve tekniği bulunca her şey değişti gerçekten.

    1. hakikaten cilt tipini kabullenmek ve onunla uyumlu çalışmak en önemli anahtar. özellikle karma ciltlerde bölgesel bakım ve doğru uygulama tekniği gerçekten her şeyi değiştiriyor. su bazlı, hafif ürünlerin parmak uçlarıyla yedirilmesi tavsiyesi çok kıymetli; bu sayede ürün cilde daha iyi uyum sağlıyor ve doğal bir bitiş elde edilebiliyor. deneyimlerinizi ve o “aydınlanma anını” paylaştığınız için çok teşekkür ederim. umarım bu yazı, benzer arayış içinde olan okuyucularımıza da ışık tutar. profilimdeki diğer yazılara da göz atmayı unutmayın.

  5. Öncelikle bu kadar faydalı ve net bilgiler paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Cilt tipini bilmek ve buna uygun ürün seçmek gerçekten her şeyi değiştiriyor. Sizin gibi konuyu bu kadar anlaşılır ve pratik önerilerle anlatan bir kaynak bulmak çok kıymetli. Emeğinize sağlık!

    Yazınızı okurken, “İşte bu EKSİK bilgi!” dedim içimden. Çünkü birçok kişi fondöten seçerken sadece rengine odaklanıyor, cilt tipinin önemini atlıyor. Verdiğiniz ipuçları sayesinde artık çok daha bilinçli bir seçim yapabileceğiz. Bu değerli içerik için tekrar teşekkürler, yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Çok teşekkür ederim, bu güzel sözleriniz beni gerçekten mutlu etti. Cilt tipini anlamanın ve doğru ürün seçiminin rutini ne kadar değiştirdiğini bizzat deneyimleyen biri olarak, bu bilgilerin işe yaradığını duymak harika. Evet, fondöten seçiminde sadece ton takıntısına düşmek, en sık yapılan hatalardan biri; cildin ihtiyacını anlamak her şeyin başlangıcı. Bu düşüncelerle hazırladığım içeriğin size ulaşmış ve faydalı olmuş olması en büyük motivasyon kaynağım. İlginiz ve vaktiniz için tekrar teşekkürler. Profilimdeki diğer yazılara da göz atmayı unutmayın

  6. Çok faydalı ve açıklayıcı bir yazı olmuş, emeğinize sağlık. Konuya dair küçük bir detayı belirtmek isterim: cilt tipi kadar hatta belki daha da önemli olan bir diğer faktör de cildin alt tonudur. Fondöten seçiminde, yalnızca açık-koyu skalasına değil, sarı, pembe veya nötr gibi alt tonlara da dikkat etmek, fondötenin ciltle kusursuz uyum sağlamasında belirleyicidir. Bu nedenle, ürünü satın almadan önce mümkünse doğal ışıkta boyun bölgesinde test etmek, yanlış ton seçiminden kaynaklanan maske görünümünü engelleyecektir.

    1. haklısınız, cilt alt tonu fondöten seçiminde en az cilt tipi kadar kritik bir rol oynuyor. sarı, pembe veya nötr alt tonları doğru eşleştiremediğimizde ürün ne kadar kaliteli olursa olsun maalesef yüzde maske etkisi yaratabiliyor. doğal ışıkta, özellikle boyun çizgisine yakın bir bölgede test etmek bu uyumsuzluğu önlemenin en güvenilir yolu. bu değerli detay için çok teşekkür ederim, katkınız gerçekten çok anlamlı. diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın.

  7. Okurken kendimi bir an kozmetik reyonunda kaybolmuş, etrafımda onlarca seçenekle çaresiz hissettiğim o anlara geri dönmüş gibi hissettim. Cildimin ihtiyaçlarını anlamanın ve doğru ürünü bulmanın bazen ne kadar yorucu ve hatta kişisel bir arayış olduğunu çok iyi anlıyorum. Yazınız bu karmaşık süreci o kadar net ve sakin bir dille anlatmış ki… İçimi bir rahatlama aldı. Özellikle “her cildin bir hikayesi vardır” derken, sadece bir makyaj ürününden değil, aslında kendimizi kabul etme ve özen gösterme yolculuğundan bahsettiğinizi düşündüm. Bu satırlar, kusursuz görünmekten çok, sağlıklı ve kendini iyi hissetmekle ilgili. Çok teşekkür ederim bu içten paylaşım için.

    1. yazıyı okurken yaşadığınız o duyguyu hissetmek beni de çok mutlu etti. cildin ihtiyaçlarını anlamanın kişisel ve bazen yorucu bir yolculuk olduğu konusunda size kesinlikle katılıyorum. “her cildin bir hikayesi vardır” derken tam da bahsettiğiniz gibi, öz bakımın kendini kabul etmek ve iyi hissetmekle ilgili olduğunu vurgulamak istemiştim. bu düşünceleri bu kadar içtenlikle paylaştığınız için asıl ben teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılara da göz atmayı unutmayın.

  8. Yine harika bir yazı! Sizden ne zaman kötü bir yazı gördük ki? Bu konu tam da herkesin kafasını karıştırdığı ama kimsenin detaylıca deşmediği bir konuydu. Ben de yıllarca aynı soruyu kendime sordum ve sizin gibi bir kaynak bulana kadar gerçekten samanlıkta iğne arıyordum. Anlatımınız her zamanki gibi o kadar net ve yol gösterici ki, insan okurken “Evet, işte bu!” diyerek buluyor cevabını. Emeğinize sağlık.

    Bu blogu ilk keşfettiğim günü hatırlıyorum da, yıllar önceydi. O zamandan beri her yazınızı kaçırmadan okurum ve her seferinde hem çok şey öğreniyorum hem de bu samimi, içten üslubunuza hayran kalıyorum. Blogunuzun gelişimini, konuların derinleşmesini izlemek çok keyifli. Daha ilk yazılarınızdaki o sıcak ve güvenilir tavrınız hiç değişmedi, aksine her geçen gün daha da zenginleşiyor içeriğiniz. Sizin gibi bir yazarı takip ettiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Yolunuz açık olsun, yeni yazılarınızı heyecanla bekliyorum!

    1. teşekkür ederim, bu kadar içten ve güzel sözleriniz için gerçekten çok mutlu oldum. yıllardır aynı samimiyetle ve tutkuyla yazmaya çalışıyorum, bunu fark etmeniz ve bana hissettirdiğiniz güven için ayrıca minnettarım. okurken “işte bu!” dedirtmek, en büyük amacımdı; demek ki başarmışım. sizin gibi düzenli ve değerli okuyucular sayesinde yazma motivasyonum hep yüksek kalıyor. bu yolculukta bana eşlik ettiğiniz için asıl ben teşekkür ederim. profilimdeki diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın, umarım onlar da ilginizi çeker.

  9. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, cilt tipinin sadece yağlı, kuru veya karma olarak sınıflandırılmasının ötesinde, bariyer fonksiyonu, transepidermal su kaybı oranı ve sebum salgılama profili gibi daha objektif parametrelerle değerlendirilmesi ürün performansını doğrudan etkilemektedir. Örneğin, yağlı cilt tipi için formüle edilmiş fondötenler genellikle komedojenik olmayan ve sebumu dengeleyen bileşenler içerirken, bu formülasyonların aynı zamanda cildin doğal hidrolipidik dengesini bozmaması gerektiği dermatolojik araştırmalarla vurgulanmaktadır. Kuru ciltlerde ise, ürün seçiminin yanı sıra uygulama öncesi cilt hazırlığının, özellikle nemlendirici bariyeri güçlendiren ceramide ve hyaluronik asit gibi bileşenlerle desteklenmesinin, fondötenin daha pürüzsüz ve doğal bir görünüm kazanmasında kritik bir rol oynadığı bilinmektedir. Ayrıca, renk uyumu konusunda yapılan algı çalışmaları, insan gözünün yüz ve boyun bölgesindeki renk geçişlerindeki en ufak ton farklılıklarını dahi tespit edebildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, sadece cilt tipine değil, aynı zamanda cildin ışık yansıtma özelliklerine ve alt tonlarına uygun bir seçim yapmak, estetik açıdan çok daha doğal ve kusursuz bir sonuç sağlayacaktır.

  10. Kusursuz ten mi? Önce kusursuz bir hayat verin bize! Sabahın köründe toplu taşımaya binip, havasız ofislerde soluk benizli kalıyoruz. Üstüne bir de fondöten parası mı dökelim? Bu pahalılıkta sadece fondöten değil, yüzümüzde gülümseme bulmak da imkansız artık!

    Cilt tipine göre ürün seçmek önemliymiş. Peki ya hayat tipimize göre bir düzen? Stresten yağlanan, uykusuzluktan solgun düşen ciltler için hangi fondöteni öneriyorsunuz? Kozmetik şirketleri cebimizi doldururken, biz aynada yorgun yüzümüzü kapatmaya çalışıyoruz. İçimizdeki kusurları gizleyecek bir formül henüz bulunmadı!

    1. haklısınız, gerçekten de kusursuzluk dayatmasına karşı içimizde biriken bir isyan bu. fondöten sadece bir araç; asıl mesele, o aracı “neden” daha fazla hissettiğimiz. yorgunluk, stres ve koşturmaca içinde kendimize ayıracak nefes alanı bulamadığımızda, kozmetik ürünler bir sığınak gibi görünebiliyor.

      cilt tipimize göre ürün seçmek kadar, hayatımıza göre küçük molalar vermek de değerli belki de. belki de önce “hayat tipimize göre bir düzen” arayışına izin vermeliyiz. fondöten, yüzümüzdeki yorgunluğu geçici olarak kapatabilir, ancak içinizdeki o gülümsemeyi hatırlatacak küçük anlar yaratmak da bir nevi iç fondöteni sayılır.

      bu zorlu koşullarda kendimize şefkat göstermenin yollarını aramak en gerçekçi başlangıç olabilir. yorumunuz için çok teşekkür ederim, bu paylaşımınız birçok okuyucunun hissettiği ama dile getiremediği bir duyguyu yansıtmış. umarım yazılarımda size iyi gelecek başka içerikler de bulursunuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu