Kişilik Bozuklukları: Türleri, Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Kişilik bozuklukları, bireylerin yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin şekilde sapan, süreklilik gösteren davranış örüntüleridir. Bu sapmalar, kişinin kendisini, çevresini ve olayları algılama biçimi gibi düşünce yapılarında, duygusal tepkilerinin yoğunluğu ve değişkenliği gibi duygulanım alanlarında ve kişiler arası ilişkilerde dürtü kontrolü sağlamada yaşanan zorluklar gibi çeşitli şekillerde kendini gösterebilir.
Bu durumlar, bireyin sosyal yaşamında ve ilişkilerinde önemli sorunlara yol açabilir. Kişilik bozuklukları, genellikle ergenlik veya genç yetişkinlik dönemlerinde fark edilir ve bireyin hayatını pek çok alanda olumsuz etkileyebilir.
Kişilik Bozukluklarının Temel Özellikleri

Kişilik bozuklukları, bireylerin kalıplaşmış düşünce yapıları ve tutumlarıyla karakterize olan, süreklilik gösteren ruhsal rahatsızlıklardır. Bu düşünce ve davranış kalıpları, kişinin sosyal ilişkilerinde ve genel yaşamında önemli sorunlara neden olabilir.
Bu bozukluğa sahip bireyler, toplumun genel kabul görmüş davranış normlarından farklı davranışlar sergilerler. Kişilik bozuklukları, her bireyde belirli bir düzeyde bulunan bazı özelliklerin, bazı kişilerde uyum bozucu düzeyde olmasıyla ortaya çıkar.
- Sosyal ilişkilerde bozulmalar
- İşlevsellikte düşüş
- Sorunlu ilişkiler
- Suça karışma eğilimi
- Alkol ve madde kullanımı
- İntihar düşünceleri
- Duygudurum bozuklukları
- Anksiyete bozuklukları
- Yeme bozuklukları
Kişilik bozuklukları olan bireylerde, genel popülasyona kıyasla suça karışma, alkol madde kullanımı ve intihar oranları daha yüksek görülmektedir. Bu durumlar, bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.
Bu rahatsızlıklara eşlik eden diğer durumlar arasında duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları ve yeme bozuklukları da sıklıkla görülür.
Kişilik Bozukluğu Türleri ve Kümeleri

Kişilik bozuklukları, benzer özelliklerine ve semptomlarına göre üç ana kümede incelenir: A, B ve C kümeleri. Her küme, farklı kişilik bozukluğu türlerini içerir ve bu türler, bireylerin davranış ve düşünce yapılarında farklı şekillerde kendini gösterir.
Bu kümelerin her biri, farklı kişilik bozukluklarını içerir ve bu bozukluklar, bireylerin sosyal yaşamlarında ve ilişkilerinde farklı zorluklara neden olabilir.
A Kümesi (Eksantrik) Kişilik Bozuklukları
A kümesi kişilik bozukluklarının ortak özelliği, bu kişilerin farklı, enteresan, içe kapanık, şüpheci ve yalnız kalmayı seven bireyler olmalarıdır. Bu kümede yer alan kişilik bozuklukları şunlardır:
- Paranoid Kişilik Bozukluğu
- Şizoid Kişilik Bozukluğu
- Şizotipal Kişilik Bozukluğu
A kümesi, bireylerin algısal ve bilişsel süreçlerinde belirgin farklılıklar gösteren kişilik bozukluklarını içerir.
Bu kümedeki bozukluklar, genellikle bireyin sosyal ilişkilerinde ve günlük yaşamında önemli sorunlara yol açabilir.
B Kümesi (Dramatik) Kişilik Bozuklukları
B kümesinde bulunan kişilik bozukluklarının ortak noktaları, dürtüselliğe yatkın ve şiddet içeren davranışları içermeleridir. Bu bozukluklara sahip olan kişiler, kendilerinin ve başkalarının can güvenliğini tehlikeye atabilmekte ya da tutarsız ve yüzeysel sosyal ilişkilere eğilim gösterebilmektedir.
- Antisosyal Kişilik Bozukluğu
- Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu
- Histriyonik Kişilik Bozukluğu
- Narsistik Kişilik Bozukluğu
B kümesi, bireylerin duygusal tepkilerinde ve davranışlarında aşırıya kaçma eğilimi gösteren kişilik bozukluklarını içerir.
Bu kümedeki bozukluklar, genellikle bireyin ilişkilerinde ve benlik algısında önemli sorunlara yol açabilir.
C Kümesi (Endişeli) Kişilik Bozuklukları
C kümesindeki kişilik bozukluklarının ortak özellikleri, kaygı ve korku içermeleridir. Bu kümede yer alan herhangi bir kişilik bozukluğuna sahip bireyin, genellikle ailesinde de aynı durum mevcuttur.
- Çekingen Kişilik Bozukluğu
- Bağımlı Kişilik Bozukluğu
- Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu
C kümesi, bireylerin kaygı, korku ve güvensizlik duygularıyla karakterize olan kişilik bozukluklarını içerir.
Bu kümedeki bozukluklar, genellikle bireyin sosyal yaşamında ve özgüveninde önemli sorunlara yol açabilir.
Kişilik Bozukluklarının Olası Nedenleri
Kişilik bozukluklarının ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin ortak rolü bulunmaktadır. Kişilik bozuklukları genellikle 20’li yaşların başında gelişmektedir. Bazı kişilik genleri, genetik aktarımla geçebilmektedir. Bu özellikler de mizaç olarak adlandırılmaktadır. Ancak kişilik, içerisinde sosyal ilişkileri ve aile öyküsünü de içermektedir.
Genetik ve çevresel etkenler birbirinden ayrı düşünülmemektedir. Kişilik bozuklukların nedeni tam anlamıyla anlaşılamamış olsa da bu durumların gelişmesinde rol oynayabilecek bazı faktörler aşağıdaki gibidir;
Kişilik bozukluklarının nedenleri karmaşık ve çok yönlüdür. Genetik yatkınlık, aile öyküsü, travmatik yaşam deneyimleri ve beyin kimyasındaki farklılıklar gibi çeşitli faktörler, bu bozuklukların gelişiminde rol oynayabilir.
- Ailede kişilik bozukluğu veya farklı psikolojik rahatsızlık öyküsü
- Değer verilen birinin ölümü veya tacize uğrama gibi travmatik yaşam öyküsü
- Çocukluk dönemi travmatik yaşantıları
- Beyin kimyasındaki ve yapısındaki farklılıklar
Çocukluk dönemi travmaları, aile içi ilişkilerdeki sorunlar ve genetik faktörler, kişilik bozukluklarının gelişiminde önemli rol oynayabilir. Özellikle travmatik yaşam olayları, bireyin kişilik yapısını derinden etkileyebilir.
Kişilik Bozukluklarının Belirtileri
Kişilik bozukluklarının belirtileri, ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde ortaya çıkmaktadır. Ergenlik döneminde birey, aile ortamından çıkıp sosyal çevreyle daha fazla iletişim kurmaya başlamaktadır. Aile içerisinde fark edilmeyen bazı özellikler, sosyal çevre içerisinde fark edilir olabilmektedir.
Kişilik bozukluklarının belirtileri ise mevcut kişilik bozukluğu türüne göre değişiklik göstermektedir. Hem çevreyle iletişime geçme sırasında yaşanan gürültülü tablolar hem de içe kapanıklık ve çekingenliğin arttığı durumlar kişilik bozukluklarına işaret ediyor olabilmektedir.
Kişilik bozukluklarının belirtileri, genellikle ergenlik veya genç yetişkinlik dönemlerinde belirginleşir. Bu belirtiler, kişinin sosyal ilişkilerinde, iş yaşamında ve genel uyum düzeyinde sorunlara neden olabilir.
Bireylerin yaşadığı zorluklar için başkalarını suçlayabilmesi ve çevrelerinin bu durumdan hoşnut olmaması da kişilik bozukluklarının belirtisi olabilir.
Kişilik Bozukluklarının Teşhisi ve Tanı Yöntemleri
Her kişilik bozukluğunun özel olarak belirlenmiş tanı kriterleri bulunmaktadır. Kişilik bozukluklarından şüphelenilen durumlarda ruh sağlığı uzmanları çeşitli klinik ölçeklerden faydalanabilmektedir. Şüphe duyulan kişilerdeki semptomlar incelikle araştırılmaktadır. Hastanın öyküsünün ayrıntılı dinlenmesi gerekmektedir.
Kişilik bozukluklarının teşhisinde herhangi bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Doktor; şüphelendiği takdirde MR, bilgisayarlı tomografi, kan veya uyuşturucu testi gibi çeşitli testler isteyebilmektedir. Bu durumlardan sonuç alınamadığında ise hasta, psikiyatriste veya psikoloğa yönlendirilmektedir.
Kişilik bozukluklarının teşhisi, genellikle klinik görüşmeler, psikolojik testler ve bireyin yaşam öyküsünün ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesiyle konulur. Bu süreçte, ruh sağlığı uzmanları çeşitli tanı kriterlerini ve ölçekleri kullanır.
Kişilik Bozukluklarının Tedavi Yöntemleri
Kişilik bozukluklarına sahip bireyler, genellikle bu durumlarının farkında olmamakta ve tedavi arayışına girmemektedir. Bu sebeple hastaların büyük bir çoğunluğu tedavi almamaktadır. Hastaların tedavi almamalarının bir diğer sebebi de hayatlarına normal bir şekilde devam edebilmeleridir. Kişilik bozukluklarında tedaviye geç başvurulması sebebiyle bu süreç zorlaşabilmektedir.
Kişilik bozukluklarının tedavisi hastalığın türüne göre farklılık göstermektedir. Ancak tedavinin ana unsuru, her bir tür için psikoterapidir. Bazı durumlarda ataklar meydana gelebilmektedir. Bu atakları kontrol altına almak için ilaç kullanılması gerekebilmektedir. Bu aşamada antidepresanlar, antipsikotikler ve atakları önleyici ilaçlar psikiyatr kontrolünde kullanılabilmektedir.
Kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapi ve ilaç tedavisi gibi çeşitli yöntemler kullanılır. Psikoterapi, bireyin düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeye, başa çıkma becerilerini geliştirmeye ve ilişkilerini iyileştirmeye odaklanır. İlaç tedavisi ise, eşlik eden semptomları (örneğin, depresyon, anksiyete) kontrol altına almaya yardımcı olabilir.
Psikoterapi sürecinde, bireylerdeki yanlış düşünce kalıpları yeniden ele alınmaktadır. Bireylere yeni davranış ve düşünce kalıpları öğretilmektedir. Terapi sürecinde aynı zamanda çeşitli başa çıkma stratejileri ve sosyal becerileri geliştirecek yöntemler de gösterilmektedir.
Kişilik Bozuklukları İçin Destek ve Yardım Kaynakları
Kişilik bozukluklarıyla başa çıkmak zorlu bir süreç olabilir. Bu süreçte destek almak, hem bireyin kendisi hem de çevresi için önemlidir.
Bu durumun tedavi edilebilmesi için bireylerin psikiyatri hekimlerine veya psikologlara başvurmaları gerekmektedir. Tedavide esas olan psikoterapidir. Atakların yaşanması durumunda gerekli görülür ise ilaca başvurulabilmektedir.
Tedavi sürecinde, bireyin içsel çatışmaları ve zorluklarıyla başa çıkmasına yardımcı olacak çeşitli terapi yöntemleri uygulanabilir. Bu yöntemler, bireyin kendini daha iyi anlamasına, ilişkilerini geliştirmesine ve daha sağlıklı bir yaşam sürmesine katkı sağlayabilir.
Örneğin, anksiyete ile başa çıkma konusunda destek almak, bu süreçte önemli bir adım olabilir. Ayrıca, olumlu sözler ve olumlamaların gücünden yararlanarak zihinsel sağlığınızı destekleyebilirsiniz. Hayata şükranla bakmak da bu süreçte size yardımcı olabilir.
Kişilik Bozuklukları Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Kişilik bozuklukları tedavi edilmediğinde durum daha kötü bir hal alabilmektedir. Kişilik Bozukluğu olan kişiler, yaşadıkları şikayetlerden herhangi bir sakınca duymasalar da sosyal çevreleri ve aileleri bu bozukluklardan rahatsız olmaktadır.
Ayrıca bu kişiler tedavi olmadıkları takdirde ilerleyen dönemlerde alkol veya uyuşturucuya başlayabilmekte, şiddete meyilli bir hale gelebilmekte, kendilerine veya çevresindeki diğer bireylere zarar verebilmektedir. Bunlara ek olarak kişilik bozuklukları; kaygı, depresyon ve sosyal izolasyon gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir.
Tedavi edilmeyen kişilik bozuklukları, bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. İlişkilerde sorunlar, iş yaşamında başarısızlık ve diğer psikolojik rahatsızlıklar gibi çeşitli olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle, kişilik bozukluğu belirtileri gösteren bireylerin, bir ruh sağlığı uzmanına başvurarak destek almaları önemlidir.



