İlişkiler

İlişkilerde Zayıflıklar ve Onlarla Başa Çıkma Rehberi

İlişkiler, yaşamımızın en zengin ve karmaşık alanlarından biridir. Ancak, ne yazık ki, her ilişki mükemmel değildir ve zaman zaman ilişkide zayıflıklar olarak adlandırdığımız sorunlarla karşılaşabiliriz. Bu zayıflıklar, başlangıçta küçük çatlaklar gibi görünse de, zamanla büyüyerek ilişkinin temelini sarsabilir ve hatta tamamen yıkabilir. İstatistikler de bu durumu destekler niteliktedir; örneğin, boşanmaların önemli bir kısmının temelinde sadakatsizlik veya bağlılık sorunları gibi ilişki zayıflıkları yatmaktadır.

Bu makale, ilişkilerdeki yaygın zayıflıkları derinlemesine inceleyerek, bu dinamiklerin ilişkiler üzerindeki etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. İlişki zayıflıklarını tanıma, onlarla yüzleşme ve çözüm yolları bulma süreçlerine odaklanarak, sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler inşa etmenin yollarını keşfedeceğiz. Ayrıca, bu zayıflıkların üstesinden gelmek için atılabilecek pratik adımları ve uzman görüşlerini de ele alacağız.

İlişki Zayıflıkları Nelerdir?

İlişkilerde Zayıflıklar ve Onlarla Başa Çıkma Rehberi

İlişkilerdeki zayıflıklar, bireylerin karakter kusurları veya zorlukları olarak tanımlanabilir. Bu kusurlar, günlük hayatta gözden kaçabilecek küçük alışkanlıklardan, ilişkinin temelini sarsan daha ciddi davranışlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. İlişkilerde zayıflıklar, iletişim kopuklukları, güvensizlik veya karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar gibi birçok farklı şekilde kendini gösterebilir.

Bu tür zayıflıklar, zamanında fark edilip üzerine gidilmediğinde, ilişkide kırgınlık, öfke ve hayal kırıklığı gibi olumsuz duyguların birikmesine yol açar. Bir ilişki uzmanının da belirttiği gibi: “Bir ilişki zayıflığı, güzel bir vazodaki çatlak gibidir; başta küçük ve fark edilmez, ancak ilgilenilmezse büyüyebilir ve sonunda tüm bağı parçalayabilir.” Bu nedenle, ilişkideki zayıflıkların erken tespiti ve ele alınması hayati önem taşır.

  • Güvensizlik ve benlik saygısı sorunları
  • Hızlı bağlanma veya bağlanmaktan kaçınma
  • Kötü iletişim becerileri
  • Sır saklama ve şeffaflık eksikliği
  • Aşırı kıskançlık
  • İlgi odağı olma isteği
  • Yüzleşmekten kaçınma
  • Sağlıksız bağımlılık veya aşırı bağımsızlık
  • İlişkiden kolay sıkılma
  • Aşırı alkol veya madde kullanımı
  • Duygusal dengesizlik
  • Aşırı dürtüsellik
  • Partneri savunmama
  • Bencillik
  • Sürekli aynı konular üzerinde tartışma
  • İlişkiye öncelik vermeme
  • Sınır eksikliği
  • Cinsel uyumsuzluk
  • Eleştirel olma
  • Empati eksikliği

Bu zayıflıkların her biri, ilişkilerin dinamiklerini farklı şekillerde etkiler ve çiftlerin karşılaştığı zorlukların temelini oluşturabilir. Onları anlamak ve kabul etmek, sağlıklı bir ilişkinin ilk adımıdır.

Yaygın İlişki Zayıflıkları ve Derinlemesine Analiz

İlişkilerde Zayıflıklar ve Onlarla Başa Çıkma Rehberi

İlişkilerde karşılaşılan zayıflıklar çeşitlilik gösterir ve her biri ilişkinin farklı bir yönünü etkiler. Bu bölümde, sıkça rastlanan bazı zayıflıkları daha detaylı inceleyerek, onların ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerini ve nedenlerini anlamaya çalışacağız. Bu zayıflıkların çoğu, bireysel geçmiş deneyimlerimizden, kişisel gelişim eksikliklerimizden veya öğrenilmiş davranış kalıplarından kaynaklanabilir.

Güvensizlik: İlişkilerin Gizli Zehiri

Güvensizlik, ilişkilerde sıkça karşılaşılan ve yıkıcı olabilen bir zayıflıktır. Geçmiş travmalar veya olumsuz deneyimler sonucunda gelişen bu durum, kişinin yeni ilişkilerine de yansır. Kendini sürekli olarak yetersiz hissetmek, partnerin niyetlerinden şüphe duymak veya her şeyi kişisel algılamak, ilişkide gerginlik ve mesafeye yol açar. Bu durum, partnerinize karşı haksız eleştirilerde bulunmanıza veya sürekli onay arayışına girmenize neden olabilir, bu da ilişkinin dengesini bozar.

Bağlanma Dinamikleri: Hızlı ve Yavaş Bağlanmanın Tuzakları

İlişkilerde bağlanma hızı, potansiyel sorunlara işaret edebilir. Çok hızlı bağlanma, başlangıçtaki heyecanla kırmızı bayrakları göz ardı etmenize neden olabilir. Bu, ilişkinin ilerleyen aşamalarında büyük hayal kırıklıklarına yol açabilir. Diğer yandan, bağlanmaktan kaçınma veya ilişkiye uzun süre taahhüt vermeme, partnerinize karşı duyarsızlık olarak algılanabilir ve ilişkinin bitmesine neden olabilir. Bu durum, özellikle partnerinizin sizinle ilgili romantik beklentileri varsa, onun duygusal olarak yıpranmasına yol açar.

Bir ilişkiyi ciddiye almaktan kaçınmak, sulanmayan bir bitkiyi terk etmek gibidir; ne kadar beklerseniz, şüphe kökleri o kadar derinleşir ve sonunda aşk solar. Bu, özellikle ilişkinin bir sonraki aşamaya geçmesi gereken noktada kendini gösterir.

İletişim Beceriksizliği ve Sır Saklama

İletişim, her ilişkinin temel direğidir. Eğer siz veya partneriniz etkili iletişim kurmakta zorlanıyorsanız, bu durum ilişkideki diğer zayıflıklarla başa çıkmayı imkansız hale getirir. Duyguların ifade edilememesi, yanlış anlaşılmaların artmasına ve çözümsüz çatışmalara yol açar. Ayrıca, ilişkide sır saklama, özellikle kişisel inançlar, geçmiş deneyimler veya finansal durum gibi kritik konularda, partnerler arasında güveni zedeler. Sırlar ortaya çıktığında, güvenin yeniden inşa edilmesi son derece zorlaşır.

Kıskançlık ve İlgi Bağımlılığı

Kıskançlık, sevginin bir göstergesi gibi algılansa da, aşırıya kaçtığında ilişkiyi yıpratan bir zayıflığa dönüşür. Kıskanç bir partner, her şeyi tehdit olarak algılayabilir ve bu durum, geçmiş travmalardan veya kişisel güvensizliklerden kaynaklanabilir. Benzer şekilde, ilgi bağımlısı olmak, bir kişiye uzun süre bağlı kalmakta zorlanmaya yol açar. Bu kişiler, ilişkinin başlangıcındaki heyecan azaldığında yeni bir heyecan arayışına girerler, bu da sürekli partner değiştirmelerine neden olabilir.

İlişkilerde karşılaştığımız zayıflıklar, aslında kendi iç dünyamızın yansımalarıdır. Bu kusurları kabul etmek ve üzerlerinde çalışmak, yalnızca ilişkimizi değil, aynı zamanda kişisel gelişimimizi de besleyen dönüştürücü bir süreçtir. Unutmayın, her birimiz kusurluyuz ve asıl önemli olan, bu kusurlarla nasıl başa çıktığımızdır.

İlişki Zayıflıklarıyla Başa Çıkma Yolları

İlişkilerde Zayıflıklar ve Onlarla Başa Çıkma Rehberi

İlişkilerdeki zayıflıkları tespit etmek kadar, onlarla etkili bir şekilde başa çıkmak da önemlidir. Bu süreç, hem bireysel çabayı hem de partnerle işbirliğini gerektirir. İşte bu zayıflıkların üstesinden gelmek için atılabilecek dört temel adım:

1. Kendi Kusurlarınızı Kabul Edin

İlişki zayıflıklarıyla başa çıkmanın ilk adımı, kendi kusurlarınızı ve zorluklarınızı kabul etmektir. Kendi eksikliklerinizin farkına varmak, başkalarını yargılamaktan kaçınmanıza ve partnerinize karşı daha anlayışlı olmanıza yardımcı olur. Hepimiz insanız ve hepimizin zayıf yönleri vardır. Bu farkındalık, empati geliştirmenizi ve ilişkideki sorunlara daha yapıcı bir yaklaşımla yaklaşmanızı sağlar.

2. Kabul Edilebilir Sınırlarınızı Belirleyin

Hangi karakter kusurlarının sizin için kabul edilebilir olduğunu ve hangilerinin kırmızı çizgi olduğunu net bir şekilde belirlemek hayati öneme sahiptir. Bu netlik, ilişkinin kurtarılıp kurtarılamayacağını veya ne kadar çaba harcanması gerektiğini anlamanıza yardımcı olur. Kendi değerlerinizi ve beklentilerinizi bilmek, sağlıklı sınırlar koymanıza ve ilişkinizi bu sınırlar dahilinde yönetmenize olanak tanır. Evlilikte sınırlar konusunda daha fazla bilgi için tıklayın.

3. Konuşun, Suçlamayın

Etkili ve saygılı iletişim, her ilişkinin temelidir. İlişki zayıflıklarını fark ettiğinizde, partnerinizle açık ve dürüst bir şekilde konuşun. Duygularınızı ifade ederken suçlayıcı bir dil kullanmaktan kaçının. Gerçekleri çarpıtmaktan veya bilgiyi saklamaktan kaçının; bu, partnerinizin daha fazla incinmesine neden olabilir. Unutmayın, amaç sorunları çözmek ve ilişkiyi güçlendirmektir, partnerinizi aşağılamak değil.

4. Pratik Çözümleri Değerlendirin

Partnerinizle birlikte, ortaya çıkan sorunlara karşı uygulanabilir seçenekleri değerlendirin. Hangi yönde ilerlemenin en mantıklı olacağına karar verin. Bu, bir uzmandan yardım almak, ortak hedefler belirlemek veya davranış kalıplarını değiştirmek gibi çeşitli adımları içerebilir. Önemli olan, her iki tarafın da ilişkiyi iyileştirmek için aktif olarak çaba göstermeye istekli olmasıdır.

İlişki Zayıflıkları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İlişki zayıflıkları, çoğu zaman kafa karışıklığına ve yanlış anlaşılmalara yol açabilen karmaşık konulardır. İşte bu konuda sıkça sorulan bazı sorulara analitik ve düşündürücü yanıtlar:

Partnerinizin Kusurlarını Dile Getirmek Doğru mu?

Partnerinizin kusurlarını dile getirmek, hassas bir konudur ve kesin bir “evet” veya “hayır” cevabı yoktur. Önemli olan, bunu hangi niyetle ve nasıl yaptığınızdır. Eğer amacınız partnerinizi kontrol etmek, kısıtlamak veya aşağılamak değil, sevgi ve anlayış temelinde ilişkinizi daha iyiye götürmekse, bu konuşmalar faydalı olabilir. Ancak, eleştirinin yapıcı olması ve saygı çerçevesinde kalması esastır. Eleştirel bir dil yerine, “ben” dilini kullanarak kendi duygularınızı ifade etmek, partnerinizin savunmaya geçmesini engeller ve daha verimli bir diyalog ortamı yaratır.

Kadınlarda ve Erkeklerde Görülen Yaygın Kusurlar Nelerdir?

Genel olarak, kadınlarda görülen yaygın kusurlar arasında yüzleşmeden kaçınma, aşırı korku ve öfke patlamaları sayılabilirken; erkeklerde ise kibir, kontrolcü yapı, dürüst olmama ve aldatma eğilimi gibi davranışlar öne çıkabilir. Ancak bu genellemeler, bireysel farklılıkları göz ardı etmemelidir. Her birey benzersizdir ve bu tür davranışların kökeninde genellikle geçmiş acılar, yetersiz eğitim veya duygusal işlemleme araçlarının eksikliği yatar. Bu durumlar, psikolojik olarak sorunlu olarak tanımlanan kadınlarla ilişki kurmak gibi daha derin konulara yol açabilir.

Sonuç: Zayıflıklardan Güçlü Bağlara

İlişkilerdeki zayıflıkların varlığını inkar etmek, gerçekçi bir yaklaşım değildir. İncelediğimiz 20 yaygın ilişki zayıflığı, kontrol edilmedikleri takdirde her türlü ilişkiyi yıkıma sürükleme potansiyeline sahiptir. Ancak, bu zayıflıkların farkına varmak ve onlarla yüzleşmek, ilişkinizi güçlendirme yolunda atılacak en önemli adımdır.

Bu süreçte zorlandığınızda, bir ilişki danışmanı veya terapisti gibi uzmanlardan yardım almaktan çekinmeyin. Profesyonel destek, sorunların üstesinden gelmenize ve ilişkinizi kurtarmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, sağlıklı ve mutlu bir ilişki inşa etmek, sürekli çaba ve anlayış gerektiren bir yolculuktur.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

20 Yorum

  1. Yazınız, ilişkilerdeki kişisel zorlukları ele alma ve onlarla yüzleşme konusunda oldukça aydınlatıcı bir bakış açısı sunuyor. Özellikle kendi içimize dönüp eksik gördüğümüz yanları kabullenmenin önemini vurgulamanız değerli. Ancak, bu zayıflıkların sadece bireysel özellikler olmaktan öte, ilişkinin karşılıklı dinamikleri veya dışsal faktörlerle nasıl bir etkileşim içinde olduğu konusunda daha fazla detay verilebilir miydi? Örneğin, bir partnerin “iletişim eksikliği” olarak görülen zayıflığı, diğer partnerin yaklaşımıyla nasıl şekillenir veya bu durum çevresel stres faktörlerinden nasıl etkilenir gibi soruların yanıtları, konuyu daha kapsamlı bir zemine taşıyabilirdi.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İlişkilerdeki zorlukları ele alırken bireysel sorumluluk ve içsel yüzleşme üzerine yoğunlaşmamın temel nedeni, değişimin her zaman önce kendimizden başlaması gerektiğine inanmamdır. Ancak, belirttiğiniz gibi, bu zayıflıkların ilişkinin karşılıklı dinamikleri ve dışsal faktörlerle olan etkileşimini daha derinlemesine incelemek kesinlikle konuyu zenginleştirirdi. Bu önemli bakış açısını bir sonraki yazılarımda veya gelecekteki içeriklerimde ele almayı düşüneceğim.

      Yorumunuz, konuya farklı bir boyuttan bakmamı sağladı ve bu tür yapıcı eleştiriler benim için çok değerli. Yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atarak farklı konulara ilişkin bakış açılarımı da inceleyebilirsiniz. Tekrar teşekkür ederim.

  2. Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! İlişkiler gibi hassas bir konuda bu denli derinlemesine ve faydalı bilgiler sunmanız GERÇEKTEN takdire şayan. Okurken çok şey öğrendim ve farklı bakış açıları kazandım, teşekkürler.

    Bu değerli içeriği okumayan kalmasın isterim, herkesin faydalanabileceği bir rehber niteliğinde. Emeğinize sağlık, kaleminizden çıkan yeni yazıları sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar faydalı olduğunu ve farklı bakış açıları kazandırdığını duymak beni gerçekten mutlu etti. İlişkiler gibi önemli bir konuda okuyucularıma ulaşabilmek ve onlara rehberlik edebilmek benim için büyük bir motivasyon kaynağı.

      Okuyan herkesin faydalanabileceği bir içerik olması dileğimle, ilginiz ve güzel sözleriniz için tekrar teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Farklı bakış açıları sunabilmek benim için önemli. Umarım diğer yazılarım da ilginizi çeker, profilimden diğer yayınlanmış yazılarıma göz atabilirsiniz.

    1. Kesinlikle katılıyorum. Bazen en basit gerçekler bile hayatın karmaşasında gözden kaçabiliyor veya uygulamaya geçirilmesi zorlaşabiliyor. Bu durum, bilgi ile eylem arasındaki o ince çizgiyi bir kez daha hatırlatıyor bize. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  3. Bu yazıyı okurken içtenlikle söylemeliyim ki çok etkilendim ve duygulandım. İlişkilerdeki o hassas noktalarla, zayıflıklarla yüzleşmenin ne kadar zor olduğunu, bazen insanı nasıl çaresiz hissettirebildiğini o kadar iyi anlıyorum ki… Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten üzerinde durulması gereken ve cesaret isteyen bir konu. Bu satırların bana hissettirdikleri çok değerli, yaşananları anlamak ve üzerine düşünmek için harika bir bakış açısı sunmuşsunuz, teşekkür ederim.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu denli dokunmuş olması ve duygularınızı paylaşmanız benim için çok anlamlı. İlişkilerdeki kırılganlıklar ve yüzleşmeler gerçekten de üzerinde durulması gereken, cesaret isteyen konular. Bu hassas noktaları birlikte anlamaya çalışmak ve üzerine düşünebilmek gerçekten değerli.

      Okuyucularımdan gelen bu tür geri bildirimler, yazma motivasyonumu artırıyor ve doğru noktalara değinebildiğimi gösteriyor. Yaşananları farklı bir bakış açısıyla sunabildiğime sevindim. İlginiz için tekrar teşekkür ederim, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanız dileğiyle.

    1. Kesinlikle katılıyorum. Bazen en basit görünen gerçekler bile göz ardı edilebiliyor, oysa hayatımızda büyük farklar yaratma potansiyeline sahipler. Yorumunuz için teşekkür ederim, değerli görüşlerinizi görmek her zaman mutlu ediyor. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı öneririm.

  4. Bu yazıyı okurken içimde tarifsiz bir yankı buldum, gerçekten çok etkilendim ve duygulandım. İlişkilerde kendi zayıflıklarımızla yüzleşmenin ne kadar zor olduğunu, bazen insanı nasıl çaresiz hissettirebildiğini o kadar iyi anlattınız ki… Sanki içimden geçenleri bir bir kelimelere dökmüşsünüz gibi hissettim. Bu yolculukta yalnız olmadığımı görmek, bu konularda açıkça konuşulabilmesi bile başlı başına bir güç veriyor insana. Paylaştığınız her satırda derin bir empati ve anlayış hissettim, teşekkür ederim bu kadar içten bir yazı için.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli bir yankı uyandırması ve duygularınıza tercüman olabilmesi benim için büyük bir mutluluk. İlişkilerde kendi içsel dünyamızla yüzleşmenin zorluğunu ve bu süreçteki yalnızlık hissini dile getirmek, tam da yazıyı kaleme alırken hissettiğim bir sorumluluktu. Bu yolculukta yalnız olmadığınızı bilmek ve bu konuların açıkça konuşulabilmesinin verdiği gücü hissetmeniz, yazımın amacına ulaştığını gösteriyor. İçtenliğiniz ve empati dolu sözleriniz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  5. İlişkilerdeki ‘zayıflıklar’ başlığı altında, aslında insan doğasının temel bir dinamizmine mi işaret ediliyor dersiniz? Sanki bu rehber, sadece pratik çözümler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda okuyucuyu belirli bir düşünce kalıbına yönlendiriyor gibi. Acaba asıl amaç, bu ‘zayıflıkları’ yönetmekten çok, onların varlığını kabullenmemizi sağlayarak daha büyük bir resme mi hizmet etmek? Yazarın kelimelerindeki o ince örtüyü kaldırdığımızda, altından çok daha derin bir felsefe çıkıyor olabilir mi?

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İlişkilerdeki zayıflıklar konusuna getirdiğiniz bu derin bakış açısı, aslında yazının temel amacına çok yaklaşıyor. Pratik çözümler sunmanın ötesinde, insan doğasının karmaşıklığını ve ilişkilerin dinamiklerini anlamaya yönelik bir davet niteliğinde. Bu zayıflıkların varlığını kabullenmek, onları yönetmekten çok daha kapsayıcı bir yaklaşım sunar ve bu da ilişkilerde daha büyük bir olgunluğa işaret eder. Yazımdaki her kelimenin altında yatan felsefi derinliği fark etmeniz beni mutlu etti.

      Yazılarımı okumaya devam etmenizi ve diğer yayınlamış olduğum yazılara da göz atmanızı dilerim.

    1. Rica ederim, ne demek. Umarım diğer yazılarım da aynı şekilde faydalı olur. Profilimden diğer yayınlamış olduğum yazılara göz atabilirsiniz. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.

  6. Bu rehber, ilişkilerdeki zorlukları ele almak adına çok değerli bakış açıları sunuyor ve zayıflıkların farkına varma ile onlarla yüzleşme kısmı üzerinde durulması oldukça aydınlatıcı. Peki, partnerlerin kişilik tiplerinin veya bağlanma stillerinin, bu zayıflıkların ortaya çıkış biçimi ve bunlarla başa çıkma stratejileri üzerindeki etkisi ne olurdu? Örneğin, kaçıngan bir bağlanma stiline sahip birinin zayıflıklarını kabul etme süreci ile kaygılı bir bağlanma stiline sahip birinin süreci arasında belirgin farklar gözlemlenebilir mi, bu konuda biraz daha detaya inebilir misiniz?

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İlişkilerdeki zayıflıkları ele alma ve onlarla yüzleşme konusundaki bakış açımın size aydınlatıcı gelmesi beni mutlu etti. Partnerlerin kişilik tipleri ve bağlanma stillerinin, zayıflıkların ortaya çıkış biçimi ve başa çıkma stratejileri üzerindeki etkisi gerçekten de önemli bir nokta. Kaçıngan ve kaygılı bağlanma stillerine sahip bireylerin zayıflıklarını kabul etme süreçleri arasında belirgin farklar gözlemlenebilir. Kaçıngan bağlanma stilindeki bir birey, zayıflıklarını dışa vurmaktan çekinebilir ve içselleştirmeye daha yatkın olabilirken, kaygılı bağlanma stilindeki bir birey ise zayıflıklarını daha çok partneri üzerinden deneyimleyebilir ve sürekli onay arayışı içinde olabilir. Bu konuda daha detaylı bir yazı hazırlamayı düşünebilirim.

      Bu konuya olan ilginiz için tekrar teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu