Felsefede Tasvir, Tahkik ve Tetkik: Apodiktik Bilgiye Giden Yol
Felsefe, karmaşık düşünce süreçlerini içerir ve doğru bilgiye ulaşmak, yanılgılardan kaçınmak için sistemli bir yaklaşım gerektirir. Tasvir, tahkik ve tetkik aşamaları, felsefe yaparken bizi apodiktik bilgiye, yani kesin ve tartışılmaz bilgiye yaklaştıran, safsatalardan uzaklaştıran önemli adımlardır. Bu süreç, akıl yürütme yeteneğimizi geliştirerek, önermelerin niteliklerini anlamamıza ve onları doğru bir şekilde değerlendirmemize olanak tanır.
Bu makalede, tasvir, tahkik ve tetkik aşamalarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Bu aşamaların felsefi düşünce için neden önemli olduğunu, her bir adımda nelere dikkat etmemiz gerektiğini örneklerle açıklayacağız. Amacımız, felsefenin derinliklerine inerek, okuyuculara daha sağlam ve bilinçli bir düşünce yapısı kazandırmaktır.
Tasvir: Anlamı Akılda Canlandırmak

Tasvir, bir önermeyi anlamak ve akılda canlandırmak anlamına gelir. Bu aşamada, önermede geçen kavramların ne anlama geldiğini bilmemiz gerekir. Örneğin, “Bütün insanlar ölümlüdür. Sokrates bir insandır. O halde Sokrates de ölümlüdür.” önermesini tasvir etmek için, “insan”, “ölümlü” ve “Sokrates” kavramlarını bilmeliyiz. Eğer bu kavramlardan herhangi birini bilmiyorsak, tasviri doğru bir şekilde yapamayız.
Tasvir, aynı zamanda olmayan şeylerin bilinemeyeceğini de ifade eder. Dört köşeli bir üçgeni tasvir edemeyiz çünkü böyle bir şey yoktur. Dolayısıyla, bir önermenin tasvirini yapamıyorsak, diğer aşamalara geçmemiz mantıklı olmayacaktır. Tasvir aşaması, felsefi düşüncenin temelini oluşturur.
Tahkik: Önermelerin Doğruluğunu Değerlendirmek
Tahkik aşamasında, tasvir ettiğimiz önermelerin doğruluğunu, onları parçalayarak teker teker değerlendiririz. Bir önceki örnek üzerinden devam edersek, şu soruları sorarız:
- “Bütün insanlar gerçekten ölümlü müdür?”
- “Sokrates gerçekten bir insan mıdır?”
- “Önceki iki kabulün sonucu, Sokrates’in de ölümlü olması mıdır?”
Bu soruların cevaplarını ararken, her bir parçanın doğruluğunu ayrı ayrı inceleriz. Eğer bu parçalardan herhangi biri yanlışlanabiliyorsa, önerme apodiktik olamaz. Önermelerin diğer kategorilere (diyalektik, retorik, safsata, şiir) ait olup olmadığını da bu aşamada belirleriz. Tahkik, önermelerin sağlamlığını test ettiğimiz kritik bir aşamadır.
Tetkik: Düşünceyi Tekrar Tekrar Düşünmek
Tetkik, tahkik aşamasında elde ettiğimiz sonuçları derinlemesine irdelediğimiz bir aşamadır. Bu aşamada, kendi içimize dönerek düşünceyi tekrar tekrar düşünürüz. “Tahkikimizin sonucu neden doğru olmasın?” gibi sorular sorarak, düşüncemizin kusurlarını ararız. Hatalı bir akıl yürütme yaptıysak, bunu anlamaya çalışırız.
Tetkik, bir nevi özeleştiri sürecidir. Düşüncelerimizi sürekli sorgulayarak, daha sağlam ve tutarlı sonuçlara ulaşmamızı sağlar. Bu aşama, felsefi düşüncenin derinleşmesine ve gelişmesine katkıda bulunur.
Tasvir, Tahkik ve Tetkik Üzerine Örnekler
Şimdi, tasvir, tahkik ve tetkik aşamalarını farklı örnekler üzerinde uygulayarak, bu sürecin nasıl işlediğini daha iyi anlamaya çalışalım.
Örnek 1: Canlıların Temel Bileşenleri
1. Günümüzde canlı madde karbon, oksijen, hidrojen ve yer yer de azottan oluşur.
2. Tavşan maddeden oluşan bir canlıdır.
3. Tavşan havuç yer.
4. Bitki nişastası glikoza dönüşür ve glikoz da havuç yiyen tavşanın karaciğerinde ve kaslarında glikojen biçiminde depolanır.
Tasvir: Temel kimya ve biyoloji bilgisine sahipsek, bu önermeleri aklımızda canlandırabiliriz.
Tahkik: Her bir öncülün kesin ve doğru olduğunu görürüz. Yanlışlanabilecek bir bilgi yoktur.
Tetkik: Tahkikin sonucu üzerine tekrar düşünerek, yanlışlamaya çalışırız. Ancak, bu önermelerin doğruluğundan şüphe duymak için bir neden bulamayız. Bu örnek, apodiktik bir bilgidir.
Örnek 2: Aristoteles ve Büyük İskender
1. Aristoteles, Büyük İskender’in hocasıydı.
2. Büyük İskender Makedon Kralıydı.
3. Büyük İskender birçok ülkeye askeri seferler düzenlemiştir.
4. Aristoteles Büyük İskender’e gençlik çağlarında hocalık yapmıştır.
5. Aristoteles M.Ö. 335’te Büyük İskender’in tahta geçmesiyle Atina’ya dönerek Lise’yi kurdu.
6. M.Ö. 323’te Büyük İskender’in öldüğü tarihe kadar Atina ve çevresinden ayrılmadı.
7. Büyük İskender’in ölümüyle birlikte Yunanlılarda oluşan siyasi iklimden dolayı Atina’dan ayrılmak zorunda kaldı.
8. Büyük İskender krallığı döneminde yani hayattayken Aristoteles ile birkaç mektubu dışında görüşmemiştir.
9. Hatta Aristoteles’e Atina’da felsefesini açtığı ve bu bilgileri gizli tutmadığı ya da yalnızca kendisine öğretmediği için sitem ettiği ve yolumuz burada ayrılıyor dediği bilinir.
Tasvir: Aristoteles’i, Büyük İskender’i, dönemin coğrafyasını ve olaylarını aklımızda canlandırırız.
Tahkik: Bu bilgilerin tarihsel olarak doğru olduğu görülür. Ancak, tarihsel bilgiler apodiktik sayılamaz çünkü onlara doğrudan şahitlik edemeyiz. Kaynaklarımız yanıltıcı olabilir.
Tetkik: Elde ettiğimiz düşünceyi tekrar tekrar içimize dönerek düşünürüz ve hatalarımızı açığa çıkarırız. Örneğin “Neden diyalektik olmasın?” diye sorarak akıl yürütmemizin kusrunu ararız. Bu örnek, diyalektik bir bilgidir.
Felsefi Düşüncede Sistematik Yaklaşımın Önemi
Tasvir, tahkik ve tetkik aşamaları, felsefi düşüncede sistematik bir yaklaşım benimsememizi sağlar. Bu aşamaları izleyerek, önermelerin niteliklerini daha iyi anlayabilir, hatalı akıl yürütmelerden kaçınabilir ve daha sağlam sonuçlara ulaşabiliriz. Özellikle karmaşık felsefi konularda, bu sistematik yaklaşım büyük önem taşır.

Unutmamalıyız ki, felsefe sadece soyut düşüncelerden ibaret değildir. Aynı zamanda, eleştirel düşünme, mantıksal akıl yürütme ve doğru bilgiye ulaşma çabasıdır. Tasvir, tahkik ve tetkik, bu çabanın önemli bir parçasıdır.
Felsefe, sürekli bir sorgulama ve öğrenme sürecidir. Her yeni bilgi, yeni bir soruya yol açar ve düşünce dünyamızın sınırlarını genişletir. Bu süreçte, tasvir, tahkik ve tetkik gibi araçlar, bize rehberlik eder ve doğru yolda ilerlememizi sağlar.
Düşünce Ufukları
Felsefe yolculuğumuzda, tasvir, tahkik ve tetkik aşamaları, bize sağlam bir zemin sunar. Bu aşamaları izleyerek, düşüncelerimizi daha bilinçli bir şekilde şekillendirebilir, doğru bilgiye ulaşma yolunda emin adımlarla ilerleyebiliriz.
Unutmayalım ki, felsefe sadece bir bilgi birikimi değil, aynı zamanda bir düşünce biçimidir. Bu düşünce biçimi, hayatımızın her alanında bize rehberlik edebilir ve dünyayı daha derinlemesine anlamamızı sağlayabilir.



