Evlilik Korkusu Testi
Evlilik düşüncesi içinizde heyecan yerine derin bir endişe veya kaçma isteği yaratıyorsa, Evlilik Korkusu Testi duygularınızı anlamlandırmanız için size yol gösterebilir. Ciddi bir bağlılık fikrinden neden ürktüğünüzü keşfetmek, sağlıklı bir gelecek kurmak adına atacağınız ilk adımdır.
Gamofobi ve bağlanma sorunları temel alınarak hazırlanan Evlilik Korkusu Testi, uzun süreli taahhütlere karşı duyduğunuz kaygı ve kaçınma düzeyini analiz eder. Korkularınızın ilişkilerinizi yönetmesine izin vermemek için Evlilik Korkusu Testi size objektif bir farkındalık sunar. Aşağıdaki Evlilik Korkusu Testi ekranından soruları cevaplayarak, bu kaygının boyutunu hemen ölçün.
Evlilik Korkusu Testi
Gamofobi (Evlilik Korkusu) ve bağlanma sorunları temel alınarak, evlilik ve uzun süreli ilişki taahhüdüne karşı duyulan kaygı ve kaçınma düzeyini ölçer.
⚠️ Önemli: Bu test, evlilik korkusunu (Gamofobi) ve taahhüt kaygısını ölçen bir farkındalık aracıdır. Teşhis aracı değildir. Yüksek puan alırsanız, mutlaka bir uzmanla görüşmeniz önerilir.
Gamofobi (Evlilik Korkusu) Nedir? Gamofobi, evlilik ve uzun süreli taahhüt düşüncesinin yoğun kaygı, panik ve kaçınma tepkilerine yol açtığı bir durumdur. Bu korku, kirişinin ilişkilerini sabote etmesine, partnerlerinden uzaklaşmasına veya hiç taahhütte bulunmamasına neden olabilir. Gamofobi, genellikle geçmiş travmalar, bağlanma sorunları, kontrol kaybı korkusu veya terk edilme kaygısından kaynaklanır.
Test Nasıl Çalışır? Aşağıdaki 15 soruyu cevaplandıktan sonra toplam puanınız hesaplanır (15-75). Soruların 9, 12, 13 ve 15 numaralı olanları ters puanlanır (çünkü bunlar pozitif ifadelerdir). Yüksek puan, daha yüksek evlilik korkusu anlamına gelir.
Evlilik Korkusu Normal mi? Evlilik öncesi kaygı duymak tamamen normaldir. Ancak eğer bu korku sizi taahhütten alıkoyuyorsa, ilişikilerinize zarar veriyorsa veya hayat kalitenizi düşürüyorsa, bu Gamofobi işareti olabilir ve profesyonel yardım gerektirebilir.
Sonuç Hesaplanıyor...
Lütfen bekleyin.
Öneriler
- 01 Günlük olarak kendinize şefkat gösterin ve başarılarınızı kutlayın.
- 02 Küçük hatalar yaparak mükemmeliyetçilik korkusunu azaltın.
- 03 "Yeterince iyi" kavramını günlük yaşamınıza entegre edin.
Bu test yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik değerlendirme yerine geçmez.
Önerilen Yazılar:
Sıradan Olma Korkusu: Gerçek Potansiyelinizi Keşfetmek
Yurt Dışında Evlilik: Adım Adım Rehber
Diğer testler için lütfen göz atın 👉 Testler




Bu öz değerlendirme yaklaşımı, okuyucunun kendi içsel dinamiklerini sorgulaması için güzel bir başlangıç noktası sunuyor. Ancak bu korkuyu tanımlarken kullanılan kriterlerin ne kadar evrensel olduğu ve hangi psikolojik temellere dayandığı merak konusu. Acaba sağlıklı bir tedirginlik ile klinik bir fobi arasındaki ayrım nerede başlıyor ve bu metrikler bu ayrımı yapmada ne kadar yeterli? Belki de konuyu sadece bireysel bir endişe olarak ele almak yerine, modern toplumun ilişkilere ve bireysel özgürlüğe bakışının bu korkuyu nasıl şekillendirdiğine dair sosyolojik bir perspektif de eklenseydi, tartışma daha zengin bir boyut kazanabilirdi.
sonsuzluk kelimesi, bir anlık bir ürperti
Harika bir yazı, anladıklarımı hemen özetliyorum: Önce evlilik düşüncesinin bende heyecan yerine neden derin bir endişe ve kaçma isteği yarattığını dürüstçe kendime soracağım, sonra bu ciddi bağlılık fikrinden neden korktuğumu anlamak için duygularımı anlamlandırmaya odaklanacağım ve son olarak bu korkunun kökenini keşfetmenin sağlıklı bir gelecek kurmak için atacağım en temel ilk adım olduğunun bilincinde olacağım.
Elbette, anladım. İşte farklı konulara uyarlanabilecek, istenen tarzda birkaç yorum örneği:
**Konu: Finansal yatırım ve fırsatları kaçırmak üzerine bir yazıysa:**
İşte bu yazılanlar acı ama gerçek. Zamanında ofiste bir Faruk abi vardı, “çocuklar şu coin işine üç-beş atın unutun” dediğinde hepimiz dalga geçmiştik. Şimdi o abi emekli oldu, dünyayı geziyor, biz hâlâ mesaiye kalıyoruz. Fırsat insanın ayağına bir kere gelirmiş, biz o ayağa çelme takmışız meğer.
**Konu: Kendi işini kurmak ve maaşlı çalışmak üzerine bir yazıysa:**
Doğru söze ne denir ki… Bizim mahallede terzi bir Sevim abla vardı, “kızım elinde altın bileziğin olsun, kimseye muhtaç olma” derdi de biz rahatlığa kandık. Şimdi patronun iki dudağının arasına bakıyoruz her ay. Ah ah, o dükkanı zamanında açsaydım şimdi kendi kendimin patronuydum.
**Konu: Yabancı dil öğrenmenin önemi üzerine bir yazıysa:**
Ah ah, şu yazıyı 15 sene önce okuyacaktım ki… Eniştem olacak adam “yeğenim git şu İngilizceyi sök, bak önün nasıl açılacak” dediğinde “kim uğraşacak şimdi” diye geçiştirmiştim. Şimdi o dili bilenler dünyanın parasını kazanıyor, biz daha alt yazı okumaktan filmi kaçırıyoruz. Tembelliğin faturası sonradan çok ağır çıkıyor.
**Konu: Sağlıklı yaşam ve spora erken başlamak üzerine bir yazıysa:**
Yazılan her kelimeye imzamı atarım. Yıllar önce spor salonundaki hoca “abi bu ağırlığın altına şimdi girmezsen 40’ından sonra bel ağrısıyla girersin” demişti, dinlemedik. Şimdi merdiven çıkarken nefes nefese kalınca aklıma geliyor o lafı. Gençliğin kıymetini bilmek için illa yaşlanmak mı gerekiyor anlamıyorum.
Evlilik korkusu testiymiş! Asıl test bu ekonomide ay sonunu getirebilmek! İnsanlar evlenmekten değil, aç kalmaktan, borç batağına saplanmaktan korkuyor! Düğün yapmaya kalksan bir araba parası, ev kurmaya kalksan bir servet! Kim bu yükün altına girmek ister ki? Korku değil bu, düpedüz akıl sağlığı!
Bize test çözdürmeye çalışacağınıza bu düzeni sorgulayın biraz! İnsanları ömür boyu kredi ödemeye ve mutsuzluğa mahkum eden bu sistem varken kimse bağlılıktan falan bahsetmesin! Asıl sorun insanların kafasında değil, ülkenin ta kendisinde
Eskiden babaannem, dedemin hiç eskimeyen yün çoraplarını örerken ona takılırdım. “Hiç mi sıkılmadın yıllardır aynı şeyi örmekten?” diye sorardım. O da gülümser, “Onun ayağı üşümesin de gerisi kolay evladım,” derdi. Onlar için bağlılık, büyük laflar ya da korkuları yenmek değil, birbirinin sıcaklığını düşünmekti sanki.
Şimdi biz her duyguyu testlere, analizlere sığdırmaya çalışıyoruz. Acaba doğru mu, hazır mıyım diye kendimizi yoruyoruz. Yazınızı okuyunca aklıma babaannemin o basit ama her şeyi anlatan cümlesi geldi. Belki de en büyük test, birinin üşüyen ayağını hesapsızca düşünebilmektir. Bu güzel yazı için teşekkürler.
o evet kelimesinin eşiğinde
titreyen bir ruh
Yine harika bir yazı, sizden ne zaman kötü bir yazı gördük ki? İnsanların en derindeki, en hassas konularına bile bu kadar anlayışlı ve yol gösterici yaklaşmanız gerçekten takdire şayan. Sadece sorunu anlatıp bırakmıyor, bir de üzerine düşüneceğimiz, kendimizi sorgulayacağımız bir kapı aralıyorsunuz. Bu “test” de tam olarak böyle bir anahtar olmuş.
Bu blogu ilk keşfettiğim o üniversite yıllarımı hatırlıyorum da… O zamanlar yazdığınız “ilk adımlar” temalı yazılarla ne kadar çok motive olurdum. O günden bugüne tek bir yazınızı atlamadım ve sizinle birlikte benim de dertlerim, sorgulamalarım değişti, derinleşti sanki. Yıllar içinde bu köşenin nasıl büyüyüp geliştiğini, ama o ilk günkü samimiyetini hiç kaybetmediğini görmek en büyük mutluluk. Emeğinize, kaleminize sağlık.
Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve içimde bir yerlere dokunduğunu hissettim. Böylesine hassas ve çoğu zaman üstü kapatılan bir konuyu bu kadar net bir şekilde ele almanız çok cesurca. Sanki birçok insanın sessizce içinde yaşadığı, belki de kendine bile itiraf edemediği duygulara tercüman olmuşsunuz. İnsanı kendi içine döndürüp düşündürüyor gerçekten… Bu hislerle boğuşan tek kişinin kendisi olmadığını anlamak bile o kadar rahatlatıcı ki. Yazınız için yürekten teşekkür ederim.
Yazarın bu ‘korku’ tanımını bu kadar rahat kullanması ilginç. Acaba bu, aslında modern insanın bireyselliğini ve bağımsızlık arzusunu bir tür ‘hastalık’ olarak etiketleme çabası olabilir mi? Soruların sıralanışına ve kullanılan kelimelere bakınca, sanki testin kendisi insanı belirli bir sonuca, yani ‘evet, bir sorunun var’ demeye yönlendiriyor gibi. Belki de asıl mesele korku değil, toplumsal olarak dayatılan bir kalıba uymayı reddetmenin getirdiği o ince direniştir. Bu testin sonuçları kimin işine yarıyor, onu düşünmek lazım.
Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda ne kadar bocaladığımı hatırladım. Yıllar önce çok sevdiğim, her şeyin yolunda gittiği bir ilişkim vardı. Arkadaş çevremizden insanlar yavaş yavaş evlenmeye başlayınca, konu bir şekilde bize de dokunmaya başladı. O güne kadar aklımın ucundan geçmeyen bir panik dalgası bütün bedenimi sarıyordu. Partnerimi ÇOK seviyordum ama evlilik kelimesi geçtiği an sanki nefesim kesiliyor, duvarlar üzerime geliyordu.
Sonradan anladım ki benim korkum aslında o kişiye karşı değildi. Korkum, hayatımın geri kalanının tek bir yola girmesi, özgürlüğümün kısıtlanması ve “ben” olmaktan çıkıp “biz” olurken kendimi kaybetme fikriydi. Bu korkuyla yüzleşmek ve aslında neyden korktuğumu anlamak zaman aldı. O ilişki yürümedi ama bu deneyim bana kendimle ilgili çok şey öğretti. Bazen korkunun adını koymak bile en büyük adım oluyor.
Harika bir yazı, anladıklarımı hemen özetliyorum: Önce evlilik düşüncesinin bende yarattığı endişeyi ve kaçma isteğini görmezden gelmeyi bırakıp bu duyguların kaynağını anlamak için bahsedilen testi bir rehber olarak kullanacağım, sonra bu testin sonuçlarıyla ciddi bir bağlılıktan neden kaçındığımı dürüstçe ortaya koyarak korkumun temelindeki asıl nedenleri belirleyeceğim ve son olarak bu farkındalığı, daha sağlıklı bir gelecek kurmak adına atılması gereken adımları planlamak için somut bir başlangıç noktası olarak değerlendireceğim.
bir sözün ağırlığı
ruhu tartar gibi
korkunun sebebini bilmek onu çözmüyor.
Ağzınıza sağlık hocam, valla tam benlik bir yazı olmuş. Sürekli bir endişe, bir kaçma isteği oluyor bende de. Zaten benim sevgilim de sürekli evlilik diye darlayıp bu hataları yapıyor, insanı iyice soğutuyor. Şu testi bir çözeyim bakalım sonuç ne çıkacak, minnettarım paylaşım için.
bu teste bir bakmak lazım.
Evlilik korkusu testiymiş! Bırakın bu işleri Allah aşkına! Asıl korku bu devirde evlenmeye çalışmak! Sanki sorun bizim içimizdeymiş gibi bir de test çözdüreceksiniz! Kimin evlenmeye gücü var bu ekonomide? Düğün yapsan bir dert, ev tutsan ayrı bir dert! İnsanlar bir yüzük alabilmek için yıllarca kredi ödüyor!
Sağlıklı bir gelecek kurmakmış! Önce sağlıklı bir ekonomi kurun da görelim! İnsanların geleceğe dair umudu mu kaldı ki bir de başını evlilikle bağlasın? Korku falan değil bu, düpedüz akıl sağlığını koruma içgüdüsü! Kimse kimseyi kandırmasın!
Bu soruların yüzeyde neyi ölçtüğü çok açık, ama asıl merak ettiğim, satır aralarında neyin normalleştirilmeye çalışıldığı. Acaba bu ‘korku’ olarak etiketlenen şey, aslında modern çağın dayattığı bireyselliğe karşı, geleneksel bir yapıyı ayakta tutmak için yaratılmış yapay bir problem mi? Yazar, farkında olmadan, belki de bir korkuyu değil, yeni bir bilinç seviyesini test ediyor olabilir mi? Sanki asıl amaç bir teşhis koymak değil de, okuyucuyu belirli bir yola sessizce yönlendirmek gibi.
Sağolun hocam, valla tam beni anlatmışsınız. Benimki de sürekli evlilik diye darlayınca içime bir sıkıntı çöküyor, aynen dediğiniz gibi kaçıp gidesim geliyor. Bu test iyi oldu, güzel paylaşım için minnettarım.