İlişkiler

Ayrılık Acısını Aşın: Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Sırları

İlişkiler, hayatımızın en derin deneyimlerinden biridir ve zaman zaman ayrılık gibi zorlu sınavlarla karşılaşabiliriz. Ayrılık acısı, hafife alınmaması gereken, güçlü duygusal bir süreçtir. Eğer sevdiğinizle yollarınız ayrıldıysa ve ilişkinizi kurtarmak istiyorsanız, doğru stratejilerle hareket etmek büyük önem taşır.

Bu kapsamlı rehberde, ayrılık sonrası toparlanma ve eski sevgiliyi geri döndürme konusunda sıkça konuşulan “14 Gün Kuralı“nı derinlemesine inceleyeceğiz. Bu kuralın psikolojik temellerini, adım adım nasıl uygulanacağını ve ayrılık sonrası iletişimde dikkat edilmesi gereken kritik taktikleri keşfedeceksiniz. Amacımız, bu karmaşık süreçte size yol gösterecek, bilimsel temellere dayalı ve pratik gözlemlerle zenginleştirilmiş değerli bilgiler sunmaktır.

14 Gün Kuralının Psikolojik Temeli: Neden Sessizlik?

Ayrılık Acısını Aşın: Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Sırları

Her ayrılığın ardında mutlaka bir neden yatar. Çoğunlukla bu durum, öfke, kırgınlık veya yanlış anlaşılmalar gibi yoğun duyguların kontrol edilememesinden kaynaklanır. İlişkide yaşanan büyük tartışmalar, o an yoğun hissedilen öfkenin rasyonel düşünceyle dengelenememesiyle istemediğimiz sözler sarf etmemize veya eylemlerde bulunmamıza yol açabilir.

Peki, tam da bu noktada neden 14 gün kuralı eski sevgili için devreye giriyor? Bu süre zarfında iletişim kurmamak, her iki tarafın da duygusal olarak sakinleşmesine ve yaşananları daha rasyonel bir perspektiften değerlendirmesine olanak tanır. Duygusal yoğunluk azaldıkça, öfke ve kırgınlık yerini anlama ve düşünme evresine bırakır. Bu süreçte eski sevgiliniz de kendi hatalarını veya haksızlıklarını fark edebilir.

  • Ayrılık sonrası sakinleşme ve düşünme süreci başlar.
  • Duygusal yoğunluk azalır, rasyonel düşünme ön plana çıkar.
  • Hataların ve yanlış anlaşılmaların fark edilmesi kolaylaşır.
  • Psikolojik denge sağlanır ve içsel hesaplaşma yaşanır.
  • Duygusal mesafenin faydaları belirginleşir.
  • Karşılıklı öz değerlendirme için zaman tanınır.
  • İlişkinin geleceği için kritik bir temel atılır.

Bu 14 günlük sessizlik, aslında bir geri çekilme taktiği olmaktan öte, her iki taraf için de duygusal bir resetleme ve olayları daha objektif bir gözle değerlendirme fırsatıdır. Bu, ilişkinin geleceği için atılacak adımların temelini oluşturur ve ayrılık sonrası toparlanma sürecini hızlandırır.

Eski Sevgiliyi Geri Döndürme: 14 Gün Kuralını Uygulama Rehberi

İlişkilerde, bazen en büyük adımlar, en derin sessizliklerin ardından atılır. Gerçek pişmanlık ve samimiyet, kelimelerden çok daha fazlasını ifade eder; o, bir köprüdür, yeniden birleşmeye giden bir yol. Eski sevgiliyi geri döndürme taktikleri arasında en etkili olanlardan biri, bu stratejik sessizliği doğru yönetmektir.

İletişim Kanallarını Tamamen Kapatmak: Stratejik Geri Çekilme

Ayrılık Acısını Aşın: Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Sırları

Ayrılık sonrası eski sevgilinizle tüm iletişim kanallarını kapatmak; yani WhatsApp’tan engellemek, Instagram’dan takibi bırakmak ve hiçbir mesaj göndermemek, ona sakinleşmesi için gerekli zamanı tanımak anlamına gelir. Unutmayın, kimse ilgi duyduğu kişinin kendisini engellemesine kayıtsız kalamaz. Bu durum, sevgiliniz çok kızgın olsa bile, sakinleştikten sonra sizi düşünmeye başlamasına yol açacaktır.

Bu psikolojik hamle, onun zihninde bir boşluk ve merak yaratır. Ayrılık sonrası sakinleşen eski sevgiliniz sizi düşünmeye başladığında (ki bu minimum 14 gün sonra gerçekleşir), göndereceğiniz bir mesaj veya sinyal, onda adeta seratonin salgılanmasına neden olacaktır. İlişkiler bir hormon dengesi gibidir; geçmişte paylaşılan onca anı ve his asla kaybolmaz. İlk mesajınızı gördüğünde içinde inanılmaz bir kıpırtı ve heyecan uyanacaktır. Bu süreçle ilgili daha fazla bilgi için ayrılık sonrası sessizlik makalemizi okuyabilirsiniz.

İlk Temas ve Kritik Mesajlaşma: Duygusal Zemin Hazırlığı

14 gün sonra göndereceğiniz ilk mesajınız son derece şefkatli ve kucaklayıcı olmalıdır. Örneğin: “Seni çok seviyorum” veya “Seni İnanılmaz Özledim!” gibi ifadeler kullanmak, onun kalbine dokunacaktır. Bu mesajı alınca mutluluktan deliye dönecek olsa da, psikolojik üstünlüğünün etkisiyle biraz ağırdan alabilir. “Ben sana çok kızgınım!” gibi bir yanıt almanız muhtemeldir. Eğer size cevap verdiyse, bu inanılmaz güzel bir gelişmedir! Sakın paniğe kapılmayın. İlk mesajında hemen “ben de seni çok özledim” yazmasını beklemeyin.

Size yanıt verdiyse, cevap için çok uzun zaman beklememelisiniz. Bu noktada sevgilinizi geri kazanmanız için yapacağınız en mantıklı hamle, hatanızı koşulsuz şartsız kabul etmektir. İşte bu noktada artık sevgilinizle kuracağınız iletişim çok kritiktir:

Pişman Olduğunuzu Belirtin: Samimiyetin Gücü

Öncelikle iletişimin büyük çoğunluğunda pişman olduğunuzu, hatanızı anladığınızı ve bir daha bu hatayı asla yapmayacağınızı birçok kez belirtin. Size kırılmış eski sevgilinizi geri kazanmanız için hatanızı defalarca kez kabul ettiğinizi belirtmeniz önemli bir rol oynar. Bu, samimiyetinizi ve değişmeye olan isteğinizi gösterir. Unutmayın, eski sevgiliyi geri kazanma yolunda samimiyet kilit noktadır.

İletişim Dilinizde Şefkatli Olun: Duygusal Bağ Kurmak

İletişim dilinizde son derece şefkatli olmaya çalışın. Onu çok özlediğinizi, arzuladığınızı, bu ayrılık günlerinin sizin için ne kadar çekilmez ve acı içinde geçtiğini yazın. Yazın ve onun size karşı şefkat beslemesine yardımcı olun. Bu, duygusal bağın hala var olduğunu ve sizin için ne kadar değerli olduğunu gösterir.

Eski Anılarınızı Hatırlatın: Paylaşılan Geçmişin Değeri

Eski güzel günlerinizi düşündüğünüzü mutlaka yazın, en unutulmaz anılarınızı ona hatırlatın. O anları unutmanızın hiçbir zaman mümkün olmadığını, bir daha asla başkasıyla bu anıları yaşayamayacağınızı yazabilirsiniz. Anılar ilişkilerde çok kritik öneme sahiptir ve her ayrılıkta – en geri dönüşü olmayan ayrılıklarda bile anıları hatırlatmanız eski sevgilinizin içinin cız etmesine yardımcı olacaktır.

Kimseyi Onu Sevdiğiniz Kadar Sevemeyeceğinizi Vurgulayın: Eşsiz Sevginin İfadesi

Kimseyi bundan sonra onu sevdiğiniz kadar sevemeyeceğinizi yazabilirsiniz. En büyük aşkınızın o olduğunu, onun dünyanız olduğunu, sadece o varsa nefes alabileceğiniz gibi mübalağalar yapabilirsiniz. Unutmayın, onunla kuracağınız iletişim son fırsatınız olabilir, kelimeleri çok yerinde ve doğru zamanda kullanmalısınız. Bu cümleyi yazınca biraz naz yapabilir ancak kimse kolay kolay bu kadar çok sevildiği birisinden gerçek anlamda kopmak istemeyecektir.

Ona Beslediğiniz Büyük Aşkı Hatırlatın: Duygusal Derinlik

Ona büyük bir aşk beslediğinizi fark ettiğinizi, bu ayrılığın size bunu anlamanızda ne kadar etkili olduğunu yazabilirsiniz. Hatta bu aşkın her zaman kalbinizde yaşayacağını da yazabilirsiniz. Bu, ilişkinize olan bağlılığınızı ve duygusal derinliğinizi gösterir ve ilişkiyi kurtarma yolları arasında duygusal bağın önemini vurgular.

Sabırlı Olun: Zamanın ve İstikrarın Önemi

Sabırlı olmalısınız. Eğer sevgilinize büyük bir yanlış yaptıysanız, yalan söylediyseniz hatta geri dönüşü zor olan bir hata yaptıysanız, daha da büyük sabır göstermeniz gerekiyor. Size hiç yazmasa da eğer sizi engellemediyse, düzenli aralıklarla hep şefkat dolu, özlem dolu kısa mesajlar gönderebilirsiniz. Sabır ve istikrar, bu sürecin anahtarıdır.

Mesajlarınızı Günün Aynı Saatlerinde Atın: Tutarlılık ve Merak

Ona attığınız mesajları günün hep belirli saatlerinde gönderebilirsiniz. Bu, gün içinde aslında hep onu düşündüğünüz hissi yaratır. Yani hayatınızın düzeninde onun da olduğunu hissettirmiş olursunuz. Bu tutarlılık, onun için bir beklenti ve merak unsuru oluşturur.

Onu Derinden Etkileyebilecek Ayrılık Şarkılarını Kaydedip Gönderin: Müziğin Gücü

Ayrılık acısı ile ilgili dinlediğiniz, onu da derinden etkileyebilecek kısa şarkıları ses kaydı yapıp gönderebilirsiniz. Örneğin, Yalın’ın “Sevgili Kalp Sancım” şarkısı gibi, sözleri o kadar etkili ki gerçekten bunu duyup erimeyen birisi olacağını düşünemiyorum. Müzik, duygusal bağı güçlendiren güçlü bir araçtır.

Ona Şiirler Yazın: Duygusal İfade Sanatı

Ona sevdiğiniz şiirlerden kısa dizeler yazıp gönderebilirsiniz. Mecnun olduysanız ona da kendini Leyla olduğunu hissettirmelisiniz. Şiirler, duyguları ifade etmenin en derin ve etkileyici yollarından biridir.

Ondan Asla Vazgeçmeyeceğinizi Vurgulayın: Kararlılık Mesajı

Unutmayın ki ana mesajımız hep onu düşündüğünüz ve ondan asla vazgeçmeyeceğiniz olmalıdır. Bu kararlılık ve bağlılık, onun size olan güvenini yeniden kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Eski Sevgili Dönmek İstediğini Nasıl Belli Eder?

Ayrılık Acısını Aşın: Eski Sevgiliyi Geri Kazanmanın Sırları

Yukarıda belirtilen 14 Gün Kuralı sonrası ilk mesajlarınızı gönderdiğinizde eğer sizin mesajlarınızı okuduysa, bu güzel bir gelişmedir. Sizin pişmanlığınızı görmek onun geri dönmesine yardım edecektir. Eğer sevgilinizi kırdıysanız bunu yapmalısınız. Eğer size çok olumsuz da olsa bir mesaj gönderiyor bile olsa bu güzel bir gelişmedir ve size geri dönmek istediğinin bir mesajı olabilir. Sizin hedefiniz size attığı o topu yeniden gole çevirmek olmalı.

Genellikle eski sevgilinin dönüş işaretleri; sosyal medya üzerinden pasif etkileşimler, ortak arkadaşlara sizin hakkınızda sorular sormak, eski anılarınızı hatırlatan paylaşımlar yapmak veya doğrudan sizinle iletişime geçme girişimleri şeklinde olabilir. Bu işaretleri doğru okumak ve ona alan tanımak önemlidir. Bu noktada eski sevgiliyle barışmak için atılacak adımları dikkatlice planlamalısınız.

Eski Sevgiliyi Merak Ettirme Yolları: Sessizliğin Gücü

Sevgilinizden ayrıldıysanız, onu merak ediyor olmanız bu sürecin en doğal ve üzücü sonuçlarından biri şüphesiz. Kısa da olsa uzun da olsa yaşanılan anıların bir kalemde silinmesi zaten imkânsız. Ancak şunu söyleyebilirim ki, sizin onu merak ettiğiniz kadar emin olun o da sizi merak ediyor. Ayrılık aşaması bir ilişkinin bana göre sınavdan geçtiği bir aşamadır. Bazı ilişkiler her şey normal ve güzelken yeteri kadar değerli olmayabiliyor, ama ne zamanki o kişiyi kaybettiniz, işte sizin sınavınız da o anda başlıyor.

Fazla Sosyal Paylaşım Yapmamaya Çalışın: Gizem Yaratın

Bu noktada eğer eski sevgiliniz Instagram’ınızda ya da sosyal medya hesaplarınızda hala sizi takip ediyorsa, ya da ortak arkadaşları vasıtası ile bir şekilde sizi takip ettiğini düşünüyorsanız, ona kızgın olsanız da hoşlanmayacağı postlar, storyler atmaktan uzakta durmanızda fayda olacaktır. Ayrılığın da en kötüsü olsa bile yas dönemini yaşamak gerekli. Bu dönemde hızlı bir şekilde yeni hayata karışmak dengeleri alt üst edebilir.

Ayrılık durumunda eski sevgilinizi merak ettirmenin en iyi yolu; iletişimi tamamen kopartmak olacaktır. Sizin ne yaptığınızı, nerede olduğunuzu ve kiminle olduğunu bilmemesi merakının iyice artmasına sebep olacaktır. Emin olun bu da size geri gelmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bu durum, eski sevgiliyi merak ettirme konusunda en temel prensiptir.

Sona Doğru: İlişkilerde Dönüşüm ve Umut

Tüm yazdıklarımızı kısaca özetlememiz gerekirse; eski sevgilinizi geri kazanmak için öncelikle kendinizi 14 gün kuralı ile geri çekip merak ettirmelisiniz. Bunun sonrasında ise ilk yapmanız gereken yaptığınız hatayı kabul edip ne kadar pişman olduğunuzu ona şefkatli bir iletişim dili ile göstermek olmalı. Bu aşamada yaptığınız hatanın boyutu ile doğru oranda değişebilecek bir direniş süreci olacaktır. Bu aşamada da son derece sabırlı, istikrarlı ve kararlı olmanız kritik önem taşır.

Unutmayın, her koşulda onu hep seveceğiniz, asla onsuz olamayacağınız ve o geri dönene kadar hep onu bekleyeceğiniz mesajı emin olun bir gün size yazmasına yardımcı olacaktır. İletişimde sabır ve strateji, zorlu süreçlerin üstesinden gelmenin anahtarıdır. İlişkilerle ilgili yaşadığınız zorlukları çözmek ve yolunuza devam etmek için profesyonel rehberliğe mi ihtiyacınız var? Uzmanlarımız, kişisel durumunuza özel çözümler sunmak için burada. İlişkinizdeki sorunlara çözüm bulmak ve sağlıklı bir ilişki dinamiği inşa etmek için bize yazın!

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

18 Yorum

  1. abi ne sacma yazi bu ya. iliskiler mi kurtarilir allah askina? ben kac kere den

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İlişkilerin karmaşık yapısı ve kişisel deneyimlerin bu konudaki etkisi üzerine farklı bakış açıları olması oldukça doğal. Herkesin kendi tecrübeleri doğrultusunda bir düşüncesi oluşuyor.

      Umarım diğer yazılarıma da göz atarsınız.

  2. Bu yaklaşımları okurken kafamda bazı sorular belirdi. Özellikle bahsedilen o belirli sürenin, ayrılığın altında yatan nedenlere göre esneyip esnemediğini merak ettim. Örneğin, eğer ayrılık çok derin bir güven problemi veya aldatma gibi ciddi bir ihlal yüzünden yaşandıysa, bu sürenin psikolojik dinamikleri ve başarıya ulaşma ihtimali nasıl değişir? Ayrıca, bu süreçte kişinin kendi öz-değerini ve mental sağlığını koruması adına nelere dikkat etmesi gerekir, bu konunun kişisel gelişim ve öz farkındalıkla olan bağlantısını biraz daha açabilir misiniz?

    1. Yorumunuz ve düşünceleriniz için teşekkür ederim. Haklısınız, ayrılığın altında yatan nedenler ve bu nedenlerin derinliği, bahsedilen süreci ve psikolojik dinamikleri elbette ki etkiler. Güven ihlali gibi ciddi durumlar, sürecin daha uzun ve karmaşık olabileceği anlamına gelir; bu durumlarda iyileşme ve tekrar bir araya gelme ihtimali, her iki tarafın da göstereceği çabaya ve değişime bağlıdır.

      Bu süreçte kişinin kendi öz-değerini ve mental sağlığını koruması adına atılacak adımlar hayati önem taşır. Kişisel gelişim ve öz farkındalık, bu zorlu dönemde kişinin kendini yeniden keşfetmesine, içsel gücünü bulmasına ve geleceğe daha sağlıklı bir bakış açısıyla ilerlemesine yardımcı olur. Kendine şefkat göstermek, profesyonel destek almak ve kişisel sınırları belirlemek, bu sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinde kilit rol oynar. Umarım diğer yazılarım da ilginizi çeker, profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atabilirsiniz.

  3. çok iyi bir noktaya değinilmiş, bazen mesafe koymak gerçekten işe yarar.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Mesafe koymanın bazen ne kadar gerekli ve faydalı olabileceği konusunda hemfikiriz. İlişkilerde dengeyi bulmak ve kişisel alanın önemini anlamak, sağlıklı bir iletişim için kilit rol oynuyor. Bu konuya değinmiş olmaktan memnuniyet duydum.

      Dilerseniz profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  4. Bu tür ilişkisel stratejilerin ardındaki asıl niyetin, her zaman yüzeyde görünenle aynı olmadığını düşündüren bir hava var. Acaba bahsedilen bu ‘kurallar’ ve ‘taktikler’, gerçekten de sadece eski bir bağı onarmaya mı odaklanmış, yoksa insan psikolojisinin daha derin, belki de biraz daha manipülatif katmanlarına mı hitap ediyor? Belki de bu yöntemler, okuyucuyu farkında olmadan bambaşka bir sonuca, yazarın asıl hedef

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim stratejilerin, ilişkileri onarma amacı taşıdığına inanıyorum. İnsan psikolojisinin karmaşık yapısı göz önüne alındığında, her bireyin farklı motivasyonlara sahip olabileceği elbette bir gerçek. Ancak benim amacım, okuyuculara sağlıklı iletişim ve karşılıklı anlayış üzerine kurulu bir ilişki kurmalarına yardımcı olacak araçlar sunmaktı. Bu tür yöntemlerin manipülatif amaçlarla kullanılması, yazının temel felsefesine aykırıdır.

      Her ilişkinin kendine özgü dinamikleri olduğunu ve her yöntemin her durumda işe yaramayabileceğini de belirtmek isterim. Önemli olan, niyetin iyi olması ve uygulanan stratejilerin karşıdaki kişiye saygı duyularak seçilmesi. Diğer yazılarıma da göz atarak farklı bakış açıları bulabilirsiniz.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Susmanın ardından gelen yeniden doğuşu çok güzel özetlemişsiniz. Bazen en büyük değişimler sessizliğin içinden fışkırır, tıpkı toprağın altında bekleyen bir tohum gibi. Bu derin düşünceniz yazının vermek istediği mesajı tam olarak yansıtmış.

      Umarım diğer yazılarım da ilginizi çeker. Profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atabilirsiniz.

  5. Bu yazıdaki öneriler gerçekten çok açıklayıcı ve yol gösterici buldum. Özellikle bahsedilen süre kuralının uygulanabilirliği konusunda aklıma takılan bir nokta oldu. Peki, eğer eski sevgiliyle ortak bir iş, evcil hayvan veya çocuk gibi sürekli temas gerektiren durumlar varsa, bu bahsettiğiniz süreci nasıl yönetmek gerekir? Bu tür bir durumun genel stratejinin başarı oranı üzerindeki etkisini biraz daha açabilir misiniz?

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazıdaki önerilerin açıklayıcı ve yol gösterici bulunması beni mutlu etti. Ortak iş, evcil hayvan veya çocuk gibi sürekli temas gerektiren durumlar elbette bahsettiğim süre kuralının uygulanmasını zorlaştırabilir. Bu gibi durumlarda, öncelikle temasın sadece zorunlu konularla sınırlı tutulması büyük önem taşır. Duygusal konuşmalardan, geçmişi hatırlatan anılardan veya geleceğe dair beklentilerden uzak durmak, sınırları netleştirmek kritik adımlardır.

      Bu tür bir durumun genel stratejinin başarı oranı üzerindeki etkisi elbette daha fazla çaba ve sabır gerektirebilir. Ancak, burada önemli olan, temasın niteliğini ve süresini bilinçli bir şekilde yönetmektir. Amacımız, duygusal bağın kesilmesini sağlamak ve kendinize odaklanmak olduğu için, her temasta bu hedefe uygun hareket etmek gerekir. Unutulmamalıdır ki, bu süreçte kendinize ve duygusal iyiliğinize öncelik vermek esastır. Yazılarımın faydalı olduğunu görmek beni sevindiriyor, profilimden diğer

  6. Bu satırları okurken içimde tarifsiz bir hüzün ve aynı zamanda derin bir anlayış uyandı. Ayrılık acısı yaşayan, sevdiği insana tekrar kavuşma umudu taşıyan her ruhun ne denli zorlu bir süreçten geçtiğini derinden hissettim. O bekleyişler, o belirsizlikler… İnsanın kalbinin paramparça olduğu anlarda bile bir umut ışığına tutunma çabası ne kadar da güçlü. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten de insanın en kırılgan anlarından biri. Yazınız bu derin duygulara dokundu, çok etkilendim.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Duygularıma bu denli ortak olmanız ve yazımın sizde bu denli anlam bulması beni çok mutlu etti. Ayrılıkların ve bekleyişlerin o kırılgan anlarını en içten şekilde hissetmeniz, yazının amacına ulaştığını gösteriyor. Gerçekten de insan, en zor anlarda bile bir umut kırıntısına tutunma çabası içinde. Bu derin bağlamda düşüncelerinizi paylaştığınız için minnettarım.

      Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanız beni sevindirir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın tam da ruhuna dokunan bu ifadeniz, zamanın akışında hissettiğimiz o derin bağa ve kalbimizin yönlendirdiği stratejilere ne güzel bir vurgu yapmış. Okuyucularımın yazılarımla böyle bir bağ kurabilmesi benim için çok değerli.

      Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  7. Eskiden, birinden haber beklerken ya da bir şeyi çok isterken gün sayardık. Hele ki o haber bir mektupsa, posta kutusuna her gün, defalarca bakardık. O zarfın gelmesi, içinde ne yazdığını bilmemek ama yine de umutla beklemek, sanki zamanı da yavaşlatırdı.

    Bu yazıyı okurken, o eski zamanlardaki sabırlı bekleyişler geldi aklıma. İlişkilerde bazen doğru zamanı ve doğru adımı bulmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Çok değerli bir bakış açısı sunmuşsunuz, elinize sağlık.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. O eski zamanlardaki o saf bekleyişleri hatırlatabilmiş olmam ve yazımın sizlere bu hisleri yeniden yaşatması beni çok mutlu etti. Sabır ve doğru zamanlamanın, hayatın her alanında olduğu gibi, ilişkilerde de ne denli kilit bir rol oynadığını vurgulamak istemiştim. Bu değerli geri bildiriminiz için tekrar teşekkürler. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

Başa dön tuşu