Eşiniz Size Değer Vermiyor mu? 21 İşaret ve Çözüm Yolları
Bir ilişkinin en temel dinamiklerinden biri, partneriniz tarafından görüldüğünüzü, duyulduğunuzu ve önemsendiğinizi hissetmektir. Ancak zamanla bu dinamiğin zayıfladığını ve kendinizi ilişkinin içinde neredeyse görünmez hissettiğiniz anlar olabilir. Sözleriniz havada asılı kalıyor, çabalarınız fark edilmiyor ve varlığınız adeta bir alışkanlığa dönüşmüş gibi mi geliyor? Bu his, son derece yıpratıcı olabilir ve kişinin öz-değer algısını derinden sarsabilir. Eğer “Eşim bana değer vermiyor” düşüncesi zihninizde sıkça dönüyorsa, bu durumu netleştirecek işaretleri ve atılabilecek adımları bilmek önemlidir.
İlişkinizde göz ardı edildiğinizi ve önemsenmediğinizi düşünüyorsanız, yalnız değilsiniz. Bu durum, pek çok evlilikte karşılaşılan ancak genellikle sessizce geçiştirilen bir sorundur. Şimdi, bu belirsizliği ortadan kaldırmak ve durumu daha net görebilmek için eşinizin size yeterince değer vermediğini gösteren yaygın işaretleri ve bu döngüyü kırmak için atabileceğiniz yapıcı adımları inceleyelim.
Değersiz Hissettiren 21 Kritik Davranış Biçimi
Bir ilişkide değersizlik hissi genellikle tek bir olaydan ziyade, zamanla biriken küçük ihmallerin ve saygısızlıkların bir sonucudur. İşte bu durumu anlamanıza yardımcı olacak 21 önemli işaret.
1. Sevgi ve Şefkat Gösteriminde Azalma
İlişkinin ilk zamanlarındaki sıcaklık ve şefkat yerini bir soğukluğa bıraktıysa bu önemli bir işarettir. Sevgi, sadece sözle değil, dokunuşla, küçük jestlerle ve samimi bir ilgiyle de gösterilir. Eğer eşiniz size sarılmaktan, elinizi tutmaktan veya gün içinde sıcak bir mesaj atmaktan kaçınıyorsa, aranızdaki duygusal bağın zayıfladığına işaret edebilir.
2. Önemli Kararlarda Sizi Yok Sayması
Sağlıklı bir evlilikte, finansal kararlar, tatil planları veya çocuklarla ilgili önemli konular gibi hayatınızı ortak etkileyen durumlarda birlikte hareket edilir. Eşiniz bu tür kararları size danışmadan, fikrinizi almadan tek başına veriyorsa, bu sizin görüşlerinize ve varlığınıza değer vermediğini gösterir.
3. Sizin Programınızı ve Zamanınızı Önemsememesi
Planlarını yaparken sizin müsait olup olmadığınızı sormuyor, sizin için önemli olan tarihleri (doğum günü, yıl dönümü) sürekli unutuyor veya önemsizleştiriyorsa, bu sizin hayatınıza ve zamanınıza saygı duymadığının bir göstergesidir.
4. Toplum İçinde Sizi Aşağı Çekmesi
Arkadaş veya aile ortamında sizinle alay ediyor, fikirlerinizi küçümsüyor veya hatalarınızı herkesin içinde dile getiriyorsa, bu son derece kırıcı bir davranıştır. Bu durum, size saygı duymadığını ve sizin itibarınızı korumayı umursamadığını açıkça ortaya koyar.
5. Sadakatsizlik ve Flörtöz Davranışlar
Sadakatsizlik, bir ilişkideki güveni ve değeri temelden sarsan en yıkıcı eylemlerden biridir. Eşinizin başka kişilerle flört etmesi, duygusal veya fiziksel olarak sizi aldatması, size olan bağlılığının ve değer algısının bittiğinin en net kanıtlarından biridir.
6. Sizi Sürekli Suçlu Hissettirmesi
Kendi hatalarını veya sorumluluklarını üstlenmek yerine, her olumsuz durumda suçu size atıyorsa bu bir manipülasyon tekniğidir. Kendi hayatınız, arkadaşlarınız veya hobileriniz olduğu için sizi suçlu hissettirmeye çalışması, size değer vermediğinin ve sizi kontrol etmeye çalıştığının bir işaretidir.
7. Sürekli Tetikte Olma Hali
Onun yanında kendinizi rahatça ifade edemiyor, ne söyleseniz yanlış anlaşılacağından veya öfkeyle karşılanacağından korkuyorsanız, bu sağlıklı bir iletişim ortamının olmadığını gösterir. Sürekli diken üstünde olmak, ilişkinin güvenli bir liman olmaktan çıktığının habercisidir.
8. Sizi Değiştirme Çabası
Sizi olduğunuz gibi kabul etmek yerine, sürekli olarak giyiminizi, davranışlarınızı, arkadaşlarınızı veya düşüncelerinizi eleştirip değiştirmeye çalışıyorsa, bu sizin özgün benliğinize değer vermediğini gösterir. Gerçek sevgi, kişiyi olduğu gibi kabul etmeyi gerektirir.

9. Sizin İçin Hiç Vaktinin Olmaması
Sürekli olarak işiyle, arkadaşlarıyla veya hobileriyle meşgul olduğunu söylüyor ancak size hiç zaman ayırmıyorsa, bu bir öncelik sorunudur. Birlikte kaliteli zaman geçirmek, bir ilişkinin temel besin kaynağıdır. Eğer bu kaynak kesilmişse, ilişki de zayıflamaya başlar.
10. Hayatınızdaki Gelişmelerden Habersiz Olması
İş yerinde yaşadığınız önemli bir başarıyı, sağlığınızla ilgili bir gelişmeyi veya sizi heyecanlandıran bir haberi umursamıyor, hatta sorduğunuzda bilmiyorsa, bu sizin dünyanıza ilgi duymadığını gösterir. Bu, duygusal bir kopukluğun net bir işaretidir.
11. Kişisel Sınırlarınıza Saygı Duymaması
Rahatsız olduğunuzu belirttiğiniz bir konuda (örneğin, bir arkadaşıyla ilgili bir şaka veya özel eşyalarınızın karıştırılması) sizi dinlemiyor ve aynı davranışı sürdürüyorsa, bu sizin sınırlarınıza ve duygularınıza değer vermediğini gösterir.
12. İhtiyaç Anında Yanınızda Olmaması
Zor bir gün geçirdiğinizde, hastalandığınızda veya duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda değilse, bu ciddi bir sorundur. Sağlıklı bir ortaklık, iyi günde olduğu kadar kötü günde de birbirine destek olmayı gerektirir.
13. Sizin İyiliğinizi ve Konforunuzu Göz Ardı Etmesi
Sizin rahatınızı veya mutluluğunuzu düşünmeden kararlar alması, örneğin sizin sevmediğiniz bir yere tatile gitmekte ısrar etmesi veya sizin yorgunluğunuzu umursamaması, bencilliğin ve size değer vermediğinin bir göstergesidir.
14. Finansal Konularda Sorumluluktan Kaçması
Elbette modern ilişkilerde finansal sorumluluklar paylaşılır. Ancak eşiniz size küçük bir hediye almaktan, özel bir günde bir jest yapmaktan sürekli kaçınıyor ve her harcamayı milimetrik olarak hesaplıyorsa, bu ilişkinin romantik ve cömert yönünün kaybolduğuna işaret edebilir.
15. Sizi Duvarlarıyla Engellemesi (Stonewalling)
Bir sorun hakkında konuşmak istediğinizde konuyu kapatıyor, sizi dinlemeyi reddediyor veya sessiz kalarak sizi cezalandırıyorsa, bu “duvar örme” olarak bilinen bir iletişim engelidir. Bu, duygularınızı ve düşüncelerinizi tamamen yok saydığı anlamına gelir.
16. Hayallerinizi ve Hedeflerinizi Desteklememesi
Kariyerinizle, eğitiminizle veya kişisel bir hedefinizle ilgili hayallerinizi paylaştığınızda sizi küçümsüyor, cesaretinizi kırıyor veya bunları önemsiz görüyorsa, bu sizin bireysel gelişiminize değer vermediğini gösterir.
17. Hayatındaki Diğer Şeylere Öncelik Vermesi
Sizinle konuşmak yerine sürekli telefonla ilgilenmesi, ailesini veya arkadaşlarını her zaman sizin önünüze koyması, size bir öncelik olarak değil, bir seçenek olarak davrandığını gösterir.
18. Sadece İhtiyacı Olduğunda İletişim Kurması
Sizinle sadece bir şeye ihtiyacı olduğunda (örneğin, bir ev işi, bir iyilik) konuşuyor, bunun dışında gün içinde sizi aramıyor veya halinizi hatırınızı sormuyorsa, sizi bir araç olarak görüyor olabilir.
19. Empati Kurmaktan Aciz Olması
Duygularınızı anlattığınızda sizi anlamaya çalışmıyor, “abartıyorsun” veya “çok duygusalsın” gibi tepkiler veriyorsa, bu empati eksikliğinin bir işaretidir. Empati, sağlıklı bir ilişkinin temel taşıdır ve yokluğu, derin bir duygusal uçurum yaratır.

20. Sizi Manipüle Etmesi (Gaslighting)
Yaşanan olayları çarpıtarak, söylediği şeyleri inkar ederek veya sizi aşırı tepki vermekle suçlayarak kendi akıl sağlığınızdan şüphe etmenize neden oluyorsa, bu “gaslighting” adı verilen tehlikeli bir psikolojik manipülasyondur. Bu, saygısızlığın çok ötesinde bir durumdur.
21. Çabalarınızı ve Katkılarınızı Görmezden Gelmesi
Ev için, çocuklar için veya ilişkiniz için yaptığınız fedakarlıkları ve harcadığınız emeği görmüyor, takdir etmiyorsa, bu sizi hafife aldığının en net göstergelerinden biridir. Takdir edilmediğiniz bir yerde, değer görmeniz de mümkün değildir.
Eşiniz Size Değer Vermediğinde Atabileceğiniz 7 Yapıcı Adım
Bu işaretlerin birçoğunu ilişkinizde gözlemliyorsanız, umutsuzluğa kapılmadan önce durumu değiştirmek için atabileceğiniz adımlar olduğunu bilmelisiniz. İşte bu döngüyü kırmanıza yardımcı olacak 7 strateji:
1. Sınırlarınızı Belirleyin ve ‘Hayır’ Demeyi Öğrenin
Kendi değerinizi önce siz belirlemelisiniz. Size uymayan, sizi zorlayan veya üzen isteklere karşı net bir şekilde ‘hayır’ demek, sınırlarınızı çizmenin ilk adımıdır. Bu, başkalarına size nasıl davranmaları gerektiğini öğretmenizin en etkili yoludur.
2. Finansal Bağımsızlığınızı Güçlendirin
Maddi olarak başka birine bağımlı olmak, genellikle kişinin özgüvenini zayıflatır. Kendi gelirinizi kazanmak veya bir gelir kaynağı oluşturmak, size psikolojik güç ve karar alma özgürlüğü verir. Bu, kendi ayaklarınız üzerinde durduğunuzu ve bir lütuf beklemediğinizi gösterir.
3. Sosyal Destek Ağınızı Canlandırın
Arkadaşlarınızla ve ailenizle bağlarınızı koparmayın. Onlarla vakit geçirmek, dertleşmek ve farklı bakış açıları kazanmak, size duygusal olarak güç verir. Bazen dışarıdan bir göz, durumu sizin göremediğiniz bir netlikle görebilir.
4. Yapıcı İletişim Kanalları Açın
Suçlayıcı bir dil kullanmak yerine, duygularınızı “Ben” diliyle ifade edin. Örneğin, “Sen beni hiç dinlemiyorsun” yerine, “Sen konuşurken sözüm kesildiğinde kendimi değersiz hissediyorum” demek, daha yapıcı bir diyalog başlatabilir. Sakin bir zamanda, hissettiklerinizi açıkça konuşmayı deneyin.
5. Kendinize Alan Yaratın
Bazen fiziksel mesafe, duygusal netlik sağlayabilir. Kısa bir yalnız seyahate çıkmak veya ailenizin yanında birkaç gün geçirmek, hem size hem de eşinize ilişkinizi ve birbirinizin yokluğunu değerlendirme fırsatı tanır.
6. Bireyselliğinizi ve Benliğinizi Koruyun
Evlilik, iki ayrı bireyin ortak bir hayat kurmasıdır; tek bir birey haline gelmesi değil. Hobilerinize, ilgi alanlarınıza ve kişisel gelişiminize yatırım yapın. Kendinizi sevin ve kendinize değer verin. Bu, başkalarının da size değer vermesi için bir ön koşuldur. İlişkilerde zayıflıklar her zaman olabilir, önemli olan bireyselliği kaybetmemektir.
7. Profesyonel Destek Almayı Düşünün
Eğer tüm çabalarınıza rağmen bir ilerleme kaydedemiyorsanız veya eşiniz fiziksel/sözlü şiddet eğilimi gösteriyorsa, profesyonel yardım almak en doğru adımdır. Bir çift terapisti veya bireysel danışman, size ve eşinize iletişim kurma ve sorunları çözme konusunda tarafsız bir rehberlik sunabilir.

Kendi Değerinizi Keşfetme Yolculuğu
Unutmayın, bir başkasının size verdiği değer, sizin kendinize verdiğiniz değerin bir yansımasıdır. İlişkinizde değersiz hissetmek kaderiniz değildir. Bu işaretleri fark etmek, değişimin ilk adımıdır. Kendinize olan saygınızı ve sevginizi yeniden inşa etmek, atacağınız en önemli adımdır. Bu yolculukta kendinize karşı şefkatli olun ve hak ettiğiniz değeri görmediğiniz bir ilişkide kalmak zorunda olmadığınızı her zaman hatırlayın.




Bu yazıyı okurken içimde bir burukluk hissettim… Bir insanın eşinden değer görmediğini düşünmesi ne kadar acı verici olmalı. O 21 işareti okurken, her birinin ayrı bir kalp kırıklığı olduğunu hissettim. Özellikle iletişim eksikliği ve duygusal ihtiyaçların karşılanmaması maddeleri beni çok etkiledi. Bir ilişkide karşılıklı saygı ve sevginin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Umarım bu yazıyı okuyan ve benzer sorunlar yaşayan insanlar, çözüm yollarını uygulayarak ilişkilerini düzeltebilirler. Çünkü her ilişki, emek vermeye değerdir.
Bu yazı, bir ilişkide değer görmeme hissinin yarattığı derin boşluğu ustalıkla resmediyor. Ancak düşünmeden edemiyorum, değer görmek aslında nedir? Bir ayna mı, yoksa bir yankı mı? Eşimizin gözlerinde kendimizi ararken, aslında kendi içimizdeki boşluğu mu doldurmaya çalışıyoruz? Belki de değer, dışarıdan alınacak bir ödül değil, içimizde yeşertmemiz gereken bir tohumdur. İlişkiler, bu tohumu sulamak için bir fırsat olabilir, ancak tohumun kendisi bizde saklıdır. Ya da belki de her şey bir yanılsamadan ibarettir; değer verdiğimizi sandığımız şey, sadece kendi projeksiyonumuzdur ve eşimizin davranışları, bu projeksiyonun kırık bir yansımasıdır. Bu durumda, değer görme arayışı, Sisifos’un bitmek bilmeyen çabasına mı dönüşür, yoksa kendimizi yeniden tanımlama ve varoluşumuzun anlamını sorgulama fırsatı mı sunar? Belki de asıl soru, değer görmekten ziyade, değer vermeyi öğrenmek ve bu değeri önce kendimize sunmaktır.
yaa yine mi şu ilişki uzmanlarından bir yazı. tamam tamam, kabul ediyorum başlık ilgi çekici, “eşim bana değer vermiyor” falan… kim okumaz ki? ama dürüst olalım, kaçımız bu tarz yazıları okuyup da “ahaa, evet yaa, benim ilişkim de böyleymiş!” demiyoruz ki? bence çoğu kişi sadece merakından okuyor, yoksa kimse mükemmel ilişkisi varken böyle şeylere takılmaz.
neyse, hakkını yemeyeyim, uğraşmışsın yazmışsın. belki birilerinin işine yarar. ben de okudum baştan sona. belki bi şeyler kaparım diye düşündüm ama pek de bana göre değilmiş. yine de emeğine sağlık diyelim. 👍 belki bi dahaki sefere daha farklı bi konuyla gelirsin, kim bilir? 😉
Sağolun hocam, çok iyi bir paylaşım olmuş. Benim karıya da okutayım bari, belki bir şeyler anlar. Belki de ben abartıyorumdur, bilemiyorum. Ama bu “sözleriniz havada asılı kalıyor” kısmı tam olarak bizim durumu özetliyor sanki. Minnettarım, çözüm yollarına da bir göz atacağım.
Bu yazıyı okurken içimde bir burukluk hissettim. Bir insanın eşinden değer görmemesi, hele ki bunu hissetmesi ne kadar acı verici olmalı… Yazıda bahsedilen işaretlerin her biri, aslında birer çığlık gibi. Bir ilişkide saygı ve sevginin azalması, bir uçurumun başlangıcı gibi geliyor bana. Çözüm önerileri de çok değerli; iletişim kurmak, empati yapmak… Bunlar belki de en zor adımlar ama, bir ilişkiyi kurtarmak için olmazsa olmaz. Umarım bu yazıyı okuyan ve benzer durumları yaşayan insanlar, kendileri ve ilişkileri için doğru kararları verebilirler.
Yazıda eşlerin birbirine değer vermemesi durumunda ortaya çıkan işaretler ve çözüm önerileri sunulmuş. Bu önemli bir konu ve birçok çiftin yaşadığı bir sorun. Yazarın tespitlerine genel olarak katılmakla birlikte, acaba partnerlerin değer verme biçimlerinin farklı olabileceği de göz önünde bulundurulamaz mı? Örneğin, bir partner duygusal destek ve sözlü onay beklerken, diğeri pratik yardımlar ve hizmetler yoluyla sevgisini ifade ediyor olabilir. Bu durumda, beklentiler karşılanmadığında değer görmeme hissi oluşabilir.
Bu noktada, çiftlerin birbirlerinin sevgi dillerini anlamaları ve iletişim kurmaları büyük önem taşıyor. Yazarın çözüm önerileri arasında iletişim yer alsa da, bu farklı sevgi dillerini keşfetmek ve anlamak üzerine daha fazla odaklanılabilir. Belki de eşlerden biri değer vermiyor değil, sadece bunu farklı bir şekilde gösteriyordur. Bu nedenle, sorunun kaynağını doğru tespit etmek ve çözüm yollarını buna göre belirlemek gerekiyor.
bu işaretler tanıdık geliyorsa, ilişkinizi gözden geçirmenin vakti gelmiş olabilir.
Sağolun hocam, çok iyi bir paylaşım olmuş. Benim karıya da göstereyim de belki bir şeyler anlar. İlişkimizde bazen böyle hissediyorum, sanki çabalarım boşa gidiyor gibi. Umarım bu işaretler ve çözüm yolları işe yarar, minnettarım.
Bu “işaretler” listesi… yoksa bunlar sadece buzdağının görünen kısmı mı? “Değer vermeme” dediğimiz şey, aslında çok daha karmaşık bir örüntünün, belki de uzun süredir devam eden bir iletişim kopukluğunun, hatta daha da derine inersek, bilinçaltımıza gömdüğümüz korkuların dışavurumu olabilir mi? Yoksa, yazarın bahsettiği “çözüm yolları” aslında birer maske mi? İlişkilerdeki derin yaraları iyileştirmek yerine, sadece üzerini örten, geçici çözümler mi sunuyor? Belki de asıl soru, “değer görmek”ten ne anladığımız ve bu beklentiyi karşı tarafa ne kadar doğru aktarabildiğimizdir.