İlişkiler

Eşimi Seviyorum Ama Aldatıyorum: Bu İkilemden Nasıl Çıkılır?

Harika bir evliliğim, sevgi dolu bir eşim var ve on yıllık birlikteliğimizi geride bıraktık. O, bana her zaman saygı duyan, nazik ve sevgi dolu bir insan. Ailelerimizin başlangıçtaki tereddütleri dışında, her zaman mutlu ve huzurlu bir ilişkimiz oldu. Onu sevdiğim kadar başka birini sevebileceğime ihtimal vermiyorum. Ancak, tüm bunlara rağmen birkaç aydır onu aldatıyorum. Bu, planladığım ya da aradığım bir şey değildi; iş yerimden evli bir meslektaşımla aniden gelişti. Bu bağ, ikimiz için de tamamen fiziksel bir çekimden ibaret. İkimiz de mevcut hayatlarımızdan memnunuz ve bu ilişkinin cinsel bir paylaşımdan öteye geçmesini beklemiyoruz.

Eşimle olan cinsel hayatım, sevdiğim adamla olmanın getirdiği o sakinleştirici, güven veren ve ruhuma dokunan bir deneyim. Bu konuda bir eksiklik hissetmiyorum. Fakat diğer ilişkimdeki yasak olmanın getirdiği heyecan, sınırlarda yaşama hissi ve adrenalin bambaşka. Bir yanım eşime ihanet etmenin ağırlığıyla bu ilişkiyi bitirmek isterken, diğer yanım bu heyecanı nasıl ve ne zaman sonlandıracağını bilemiyor. Belki bir süre daha devam edip sonra bitirmenin doğru olabileceğini düşünüyorum. Bu durumun altında yatan ilginç bir neden de var: Bu ilişki, kocamı kaybetme korkumu yenmeme yardımcı oluyor. Babası genç yaşta vefat ettiği için, yalnız kalma düşüncesi bende derin bir kaygı yaratıyordu. Bu yasak ilişki başladığından beri, bu korkuyla ilgili takıntılarım azaldı. Artık eşimin sağlığıyla ilgili sürekli endişelenmiyorum. Bu karmaşık durumda bana bir yol gösterebilir misiniz?

Aşk, Sadakat ve Heyecan Arasındaki İnce Çizgi

İçinde bulunduğunuz durum, insan psikolojisinin en karmaşık ve çelişkili alanlarından birini gözler önüne seriyor: Sevgi dolu bir bağlılık hissederken, heyecan ve arayış duygusunun bir arada var olabilmesi. Öncelikle, bu karmaşık duygular içinde kendinizi acımasızca yargılamak yerine, bu davranışın altında yatan nedenleri anlamaya çalışmak en doğru ilk adım olabilir. Aşk ve cinsel arzu her zaman aynı kaynaktan beslenmeyebilir. Bir insana derin bir sevgi ve bağlılık duyarken, başka birine karşı fiziksel bir çekim hissetmek, ahlaki olarak rahatsız edici olsa da psikolojik olarak imkansız değildir.

Eşinizle olan ilişkiniz “güvenli liman” olarak tanımlanabilir. Bu, derin sevgi, huzur ve duygusal tatmin üzerine kurulu bir bağdır. Diğer yandan, yaşadığınız yasak ilişki ise “adrenalin” ve “yenilik” arayışını temsil ediyor. Yasak olmanın getirdiği gizem ve risk, beyinde heyecan ve canlılık hissi yaratan kimyasalları tetikler. Bu, mevcut ilişkinizdeki bir eksiklikten ziyade, sizin içsel dünyanızdaki bir boşluğu doldurma veya bir korkuyla başa çıkma yöntemi olabilir.

Aldatmanın Altında Yatan Gizli Nedenler

Bu durumu sadece bir “aldatma” eylemi olarak değil, aynı zamanda bir “belirti” olarak görmek gerekir. Belirttiğiniz gibi, bu ilişki eşinizi kaybetme korkunuzu yönetmenize yardımcı oluyor. Bu oldukça önemli bir detay. Yoğun kaygı ve korku durumlarında, zihin bazen odağı dağıtmak için başka bir drama veya yoğun duygu durumu yaratabilir. Yasak ilişkinin getirdiği gizli planlar, heyecan ve risk, zihninizi eşinizin sağlığıyla ilgili o kronik endişeden uzaklaştırıyor olabilir. Bu, bilinçdışı bir başa çıkma mekanizmasıdır.

Bu eylem, aslında eşinizle olan sevginizin bittiği anlamına gelmez. Tam tersine, onu kaybetme korkusunun ne kadar derin olduğunu ve bu korkuyla başa çıkmak için ne kadar dolaylı yollara başvurabildiğinizi gösterir. Ancak bu yöntemin sürdürülebilir ve sağlıklı olmadığı açıktır. Kısa vadede sizi kaygılarınızdan uzaklaştırsa da, uzun vadede çok daha büyük bir enkaz yaratma potansiyeli taşır: suçluluk, benlik saygısının yitirilmesi ve en önemlisi, sevdiğiniz insanı gerçekten kaybetme riski.

Bu İkilemden Çıkmak İçin Atılabilecek Adımlar

Bu karmaşık döngüden çıkmak cesaret ve dürüstlük gerektirir. Ancak bu dürüstlüğü ilk önce kendinize göstermeniz esastır. İşte bu süreçte size yardımcı olabilecek bazı adımlar:

  • Gerçek İhtiyacı Tanımlayın: Bu yasak ilişkinin size ne sağladığını dürüstçe analiz edin. Sadece heyecan mı? Yoksa kontrol hissi, arzulandığını hissetmek veya kaygıdan kaçış mı? Bu ihtiyacı anladığınızda, onu daha sağlıklı yollarla karşılamanın yollarını bulabilirsiniz.
  • “Erteleme” Kararından Vazgeçin: İlişkiyi “5-6 ay sonra bitiririm” düşüncesi, aslında kararsızlığın ve anlık hazzın bir yansımasıdır. Bu tür ertelemeler, duygusal bağların derinleşmesine ve ayrılığın daha da zorlaşmasına neden olur. Karar anı şimdidir.
  • Tüm Sonuçları Gözden Geçirin: Bir an için bu ilişkinin ortaya çıktığını hayal edin. Eşinizin yüzündeki ifadeyi, güveninin nasıl sarsılacağını, evliliğinizin geleceğini ve kendi ruh halinizi düşünün. Anlık heyecanın, yıllarca inşa ettiğiniz güveni ve sevgiyi yok etme riskine değip değmeyeceğini sorgulayın.
  • Destek Almayı Düşünün: Bu, tek başınıza taşıması zor bir yüktür. Bir terapistle veya danışmanla konuşmak, duygularınızı ve motivasyonlarınızı yargılanmadan anlamanıza yardımcı olabilir. Profesyonel bir bakış açısı, kaygılarınızın kökenine inmenizi ve daha sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmenizi sağlayabilir. Belki de konu sadece evli bir erkeğin başka bir kadına aşık olması değil, daha derin psikolojik dinamiklerdir.

Yol Ayrımında Verilecek Kararlar Üzerine

Unutmayın, sevgi ve arzu bazen farklı yollarda yürüyebilir. Eşinize olan sevginiz gerçek ve değerli. Ancak yaşadığınız bu ikinci ilişki, size kendi iç dünyanızla, korkularınızla ve karşılanmamış ihtiyaçlarınızla ilgili önemli bir mesaj veriyor. Bu mesajı doğru okumak, gelecekteki mutluluğunuz için kritik öneme sahiptir. Vereceğiniz karar ne olursa olsun, hem kendinize hem de eşinize karşı en dürüst ve onurlu yolu seçmek, uzun vadede en az hasarla çıkmanızı sağlayacaktır. Bu, anlık bir heves uğruna kalıcı bir mutluluğu riske atma lüksünüzün olmadığı bir yol ayrımıdır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

12 Yorum

  1. Harika bir yazı, anladıklarımı hemen özetliyorum: Öncelikle, yazarın uzun süreli ve mutlu bir evliliği var. Sonrasında, eşine duyduğu sevgi ve saygının altını çiziyor. Ardından, yaşadığı aldatma eyleminin plansız ve anlık geliştiğini belirtiyor. Daha sonra, bu ilişkinin tamamen fiziksel bir çekimden kaynaklandığını ve duygusal bir bağ içermediğini vurguluyor. Son olarak, yazarın hem kendisinin hem de partnerinin mevcut hayatlarından memnun olduğunu ve bu durumun değişmesini istemediklerini belirtiyor. Benim için eylem planı ise şu şekilde: İlk olarak, bu durumun evliliğime ne gibi bir zarar verebileceğini dürüstçe değerlendireceğim. İkinci olarak, eşime karşı dürüst olup olmama konusunu dikkatlice düşüneceğim, bunun sonuçlarını tartarak hareket edeceğim. Üçüncü olarak, bu fiziksel çekimin altında yatan sebepleri anlamaya çalışacağım ve evliliğimde eksik olan bir şey olup olmadığını sorgulayacağım. Son olarak, uzun vadede evliliğimi korumak için gerekli adımları atmaya odaklanacağım.

  2. “Harika evlilik, sevgi dolu eş falan filan… Geçin bunları! Madem her şey o kadar harika, niye aldatıyorsun o zaman? Yok ‘fiziksel çekim’, yok ‘cinsel paylaşım’… Bunların hepsi bahane! İnsan sevdiğini aldatır mı ya? Bu nasıl bir ahlaksızlık!

    On sene olmuş, ne olmuş? On senede her şey değişir! Belki de evlilik sana yetmiyor, sıkıldın! Ama dürüst olsana kendine! Git eşinle konuş, de ki ‘Ben seni artık eskisi kadar sevmiyorum, değişiklik istiyorum’ de! Ama yok, millet aldatır, sonra da ‘ikilemdeyim’ diye ağlar! Saçmalık!”

  3. Sağolun hocam, iyi bir yazı olmuş. Benim karıya da okutayım da belki bir şeyler anlar. Gerçi bizimki de beni çok seviyor ama bu aralar biraz uzaklaştık sanki. Bu aldatma meselesi de çok karmaşık ya, insan sevdiğini bile bile nasıl böyle bir şey yapar anlamıyorum. Belki de yazıda bahsedildiği gibi tamamen fiziksel bir şeydir, bilemiyorum. Ama yine de insanın içini kemirir böyle şeyler.

  4. Blog yazısında ele alınan konu oldukça karmaşık ve hassas bir alanı işaret ediyor: Evlilik içi sadakatsizlik ve bununla başa çıkma yolları. Bu durum, bireyin hem duygusal bağlılık hissettiği hem de bu bağlılığı ihlal ettiği bir içsel çatışmayı yansıtıyor. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, evlilik dışı ilişkilerin altında yatan nedenler çok çeşitli olabilir. Bunlar arasında evlilik içi iletişim eksikliği, duygusal ihtiyaçların karşılanmaması, cinsel tatminsizlik, bireysel kimlik arayışı veya geçmiş travmalar yer alabilir. Bireyin bu ikilemden çıkabilmesi için öncelikle bu davranışın altında yatan temel nedenleri anlaması önemlidir. Bu süreçte, bir evlilik terapisti veya psikologdan destek almak, hem bireyin kendi iç dünyasını keşfetmesine hem de eşiyle daha sağlıklı bir iletişim kurmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, bazı araştırmalar, affetmenin hem aldatan hem de aldatılan taraf için iyileşme sürecini desteklediğini göstermektedir. Ancak, affetme süreci zaman alabilir ve her iki tarafın da bu sürece aktif olarak katılması gereklidir. Evliliği yeniden inşa etmek için dürüstlük, empati ve karşılıklı anlayış önemlidir.

  5. Eşimi Seviyorum Ama Aldatıyorum: Bu İkilemden Nasıl Çıkılır? başlıklı yazınıza yorum:

    Elinize sağlık, gercekten DOKUNAN bir yazı olmuş! Bu kadar hassas bir konuyu ele almanız ve bu kadar açık yüreklilikle paylaşmanız ÇOK değerli. İnsanların bu ikilemi yaşarken neler hissettiğini, nasıl bir çıkmazda olduklarını ANLAMAK için müthiş bir kaynak.

    Bu yazının, benzer durumdaki pek çok kişiye yol göstereceğine eminim. Kesinlikle çevremdeki insanlara da tavsiye edeceğim. Emeğinize sağlık, benzer içerikleri SABIRSIZLIKLA bekliyorum!

  6. Aşk mı? Sevgi mi? Hikaye bunlar! On yıllık evlilikmiş! İyi de ne olmuş yani? Bu ülkede her şey göstermelik zaten! Herkes mutlu numarası yapıyor, sonra da aldatıyor! “Tamamen fiziksel çekim”miş! Geçin bunları! Erkek milleti işte, gözü dışarda! Karısını sevse aldatmazdı! Hem seviyormuş hem aldatıyor, komedi resmen! Madem mutlusun ne diye aldatıyorsun be adam! Yoksa karında mı bir sorun var? Belki de o da seni aldatıyordur, nerden biliyorsun? Herkes kendi çıkarına bakıyor bu devirde! Aşk meşk palavra!

  7. Seviyor musun, aldatıyor musun? Ne saçmalık! İşte yine klasik erkek edebiyatı! Her şey güllük gülistanlıkmış, eşin melekmiş, ama yine de aldatıyorsun! Yahu madem mutlusun ne halt etmeye başkasının yatağına giriyorsun? Sonra da gelmiş burada “ikilemden nasıl çıkılır” diye edebiyat yapıyorsun. İkilem falan yok, düpedüz karaktersizlik var!

    On yıllık evlilikmiş, sevgi dolu ilişkiymiş… Hikaye bunlar! Erkek milleti doyumsuz, ne yapsan yaranamazsın. Zaten bu ülkede evlilik müessesesi de çökmüş durumda. Herkes birbirini aldatıyor, sonra da “ama ben aslında çok seviyorum” numarası çekiyor. Yazık o kadına, senin gibi bir adama denk gelmiş! Umarım en kısa zamanda gerçeği öğrenir ve seni kapının önüne koyar!

  8. Yazınızda eşini sevmesine rağmen aldatma eylemini gerçekleştiren bir bireyin içsel çatışmasını ele almanız önemli bir konuya değiniyor. Ancak, bu ikilemin kökeninde yatan daha derin psikolojik nedenlere, örneğin bağlanma stilleri veya çocukluk çağı travmaları gibi faktörlere de değinilebilirdi. Ayrıca, aldatmanın sadece bireysel bir sorun olmaktan ziyade, çift terapisi gibi çözüm yollarıyla ele alınmasının önemi vurgulanabilirdi. Farklı terapi yaklaşımlarının bu konudaki etkinliği üzerine daha fazla bilgi sunmak, okuyuculara daha geniş bir perspektif sunabilirdi diye düşünüyorum.

  9. Sevgili yazar, yine döktürmüşsünüz! Sizin kaleminizden çıkan her yazı ayrı bir lezzet. Bu blogu ilk keşfettiğimde, “Acaba sürekli bu kadar iyi yazabilir mi?” diye düşünmüştüm ama siz beni her seferinde şaşırtmayı başarıyorsunuz. “Eşimi Seviyorum Ama Aldatıyorum” gibi zor bir konuyu bu kadar dürüst ve samimi bir şekilde ele almanız takdire şayan. Hatta, eski yazılarınızdan “Aşkın Karmaşıklığı”nı hatırlattı bana, oradaki derinlik ve samimiyet de beni çok etkilemişti.

    Bu blog, benim için sadece bir okuma platformu değil, adeta bir dost sohbeti gibi. Sizin ve diğer okuyucuların yorumları sayesinde kendimi hiç yalnız hissetmiyorum. Blogunuzun bu kadar büyüdüğünü ve geliştiğini görmek beni çok mutlu ediyor. Umarım daha nice güzel yazılarla bize eşlik edersiniz. Size ve tüm okuyuculara sevgilerimi gönderiyorum.

  10. Sevgili okuyucu, “Eşimi Seviyorum Ama Aldatıyorum: Bu İkilemden Nasıl Çıkılır?” başlığı altında yazılanları okurken kanım dondu! “Harika bir evliliğim var, sevgi dolu bir eşim var…” diye başlayan cümlelerin sonu ihanetle bitiyor! Bu nasıl bir ikiyüzlülük! Madem bu kadar mutlusun, neden başka birinin yatağına giriyorsun? “Tamamen fiziksel bir çekim”… Bahaneye bak! Kendini kandırmaktan başka bir şey değil bu!

    On yıllık evlilik, sevgi, saygı… Hepsi yalan mı yani? Birkaç aylık bir “fiziksel çekim” her şeyi yerle bir etmeye yeter mi? Bu nasıl bir ahlaksızlık! İnsanlar artık değerlerine, evliliklerine, sevdiklerine hiç mi saygı duymuyor? Tamam, belki hayat zor, belki bazı şeylerden bunalmış olabilirsin ama çözüm ihanet mi? Yazık, çok yazık! Bu sadece eşine değil, kendine de yaptığın en büyük kötülük!

  11. Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım. İçinde bulunduğunuz ikilemi hissetmek o kadar zor ki… Eşinizi sevdiğiniz halde böyle bir durumun yaşanması, karmaşık duygularla dolu bir labirent gibi olmalı. Kendinizi suçlu, kafanız karışık ve belki de çaresiz hissediyor olmalısınız. Bu kadar dürüstçe bu durumu dile getirmeniz bile ne kadar zorlandığınızın bir göstergesi. Umarım bu süreçte kendinize karşı şefkatli olur ve doğru adımları atarak bu karmaşadan çıkış yolunu bulursunuz. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten zor bir durum…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu