Psikoloji

Erteleme Hastalığı: Psikolojik Nedenleri ve Çözümleri

Yapılması gereken o önemli sunum, bir türlü başlanamayan spor programı ya da “yarın hallederim” diyerek bir kenara atılan ev işleri… Bu senaryolar size de tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Erteleme davranışı, modern yaşamın en yaygın sorunlarından biri olsa da, bu durum basit bir tembellikten çok daha fazlasıdır. Aslında bu, genellikle derin psikolojik kökenleri olan ve yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürebilen karmaşık bir içsel çatışmanın yansımasıdır. Görevler biriktikçe artan kaygı, suçluluk ve stres duyguları, kişiyi bir kısır döngünün içine hapsedebilir.

Bu yazıda, erteleme hastalığının (prokrastinasyon) ardındaki psikolojik dinamikleri inceleyecek, belirtilerini, nedenlerini ve hayatımızdaki olumsuz etkilerini ele alacağız. En önemlisi, bu zorlu döngüyü kırmak ve “ertelemeyi ertelemek” için kullanabileceğiniz pratik stratejiler ve etkili yöntemler sunacağız.

Erteleme Hastalığı (Prokrastinasyon) Nedir?

Erteleme hastalığı veya bilimsel adıyla prokrastinasyon, bireyin önemli görev ve sorumluluklarını, olası olumsuz sonuçlarını bilmesine rağmen bilinçli olarak sürekli ileri bir tarihe atması durumudur. Bu, anlık bir isteksizlikten ziyade, kökleşmiş bir davranış kalıbıdır. Erteleyen kişi, görevi yapması gerektiğini bilir ancak harekete geçmek yerine dikkatini daha az önemli veya daha keyifli aktivitelere yönlendirir. Bu durum, anlık bir rahatlama sağlasa da, ertelenen görevin zihinsel yükü devam ettiği için uzun vadede daha yoğun bir strese ve pişmanlığa yol açar.

Erteleme Hastalığının Belirtileri

Erteleme davranışı, hayatın her alanında kendini gösterebilir. Ders çalışmak, bir projeyi tamamlamak, sağlık kontrolüne gitmek veya önemli bir telefon görüşmesi yapmak gibi birbirinden farklı pek çok eylem sürekli ertelenebilir. Eğer aşağıdaki düşünce kalıpları zihninizde sıkça yer ediyorsa, erteleme eğilimiyle mücadele ediyor olabilirsiniz:

  • “Bunu yapmak için henüz doğru zamanda değilim.”
  • “Şu an hiç enerjim yok, daha sonra yaparım.”
  • “Önce biraz dinleneyim, sonra başlarım.”
  • “Bu iş çok sıkıcı, daha keyifli bir şey yapmalıyım.”
  • “Mükemmel olması gerekiyor, o yüzden şimdi başlayamam.”

Bu düşünceler, göreve başlamanın önünde birer engel oluşturur ve kişiyi pasif kalmaya iter. Bu durum, sadece işlerin birikmesine değil, aynı zamanda kişinin kendine olan güveninin de sarsılmasına neden olur.

Erteleme Hastalığı Sebepleri

Erteleme davranışının temelinde genellikle birden fazla psikolojik neden yatar. Bu nedenler, kişinin farkında olmadığı derin inançlar ve korkularla beslenir. İşte en yaygın sebeplerden bazıları:

  • Kontrol ve Özerklik İsteği: Bazı kişiler için ertelemek, dışarıdan gelen baskıya karşı bir isyan veya kontrolü elinde tutma çabasıdır. “Sırf biri istedi diye yapmayacağım” veya “Hayatımdaki kararları ben veririm” gibi düşünceler, görevi erteleyerek özerkliği kanıtlama arzusundan kaynaklanabilir.
  • Kısa Süreli Haz Odaklılık: Zorlu bir görevle yüzleşmenin getireceği sıkıntı yerine, anlık keyif veren aktivitelere (sosyal medyada gezinmek, dizi izlemek vb.) yönelmek, ertelemenin en temel nedenlerindendir. Uzun vadeli hedeflerin getireceği tatmin yerine, kısa süreli hazlar önceliklendirilir.
  • Başarısızlık ve Değerlendirilme Korkusu: Mükemmeliyetçilik, ertelemenin en güçlü tetikleyicilerinden biridir. Kişi, “Eğer mükemmel yapamayacaksam hiç yapmam daha iyi” veya “Başarısız olursam insanlar benim hakkımda kötü düşünür” gibi inançlara sahip olabilir. Bu korku, kişiyi harekete geçmekten alıkoyar.
  • Belirsizlikten Kaçınma: Sonucunun ne olacağı bilinmeyen veya %100 emin olunmayan işlere başlamak, bazı insanlar için oldukça kaygı vericidir. Belirsizlikle yüzleşmek yerine, görevi tamamen erteleyerek bu kaygıdan kaçınmayı tercih ederler.
  • Düşük Özgüven ve Yetersizlik Hissi: Kişinin kendi beceri ve yeteneklerine dair şüpheleri varsa, bir görevin üstesinden gelemeyeceğine inanabilir. “Ben zaten yapamam” veya “Yaptığımda yetersizliğim ortaya çıkacak” korkusu, eyleme geçmeyi engeller.
  • Düşük Enerji ve Yorgunluk Hissi: Bazen ertelemenin altında yatan neden, fiziksel veya zihinsel yorgunluktur. “Enerjim yok, dinlenmem gerek” veya “Bu kadar stresliyken bir işe başlayamam” gibi düşünceler, dinlenmeyi bir kaçış mekanizması olarak kullanmaya yol açabilir.

Erteleme Hastalığının Zararları ve Sonuçları

Erteleme, sadece teslim tarihlerini kaçırmaktan ibaret değildir. Bireyin ruh sağlığı, kariyeri ve sosyal ilişkileri üzerinde derin ve yıkıcı etkilere sahip olabilir. Bu davranışın getirdiği olumsuz sonuçlar zamanla birikerek daha büyük sorunlara yol açar.

Ertelemenin Olumsuz Sonuçları Nelerdir?

Erteleme alışkanlığının uzun vadede getirdiği zararlar oldukça çeşitlidir. Sürekli ertelemek, kronik strese, artan kaygıya ve hatta depresif duygudurumuna zemin hazırlayabilir. Kaçırılan fırsatlar (terfi, eğitim vb.) pişmanlık duygusunu beslerken, sürekli biriken işler kişinin öz saygısını ve kendine olan güvenini zedeler. Zamanla bu durum, sosyal ilişkilerde de sorunlara yol açabilir ve kişiyi bir yetersizlik döngüsüne hapsedebilir. Daha fazla bilgi için erteleme sanatı hakkındaki yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Ertelemenin Çözümü Nedir? Erteleme Hastalığı Nasıl Yenilir?

Erteleme hastalığını yenmenin ilk adımı, bu davranışın altında yatan kişisel nedenleri anlamaktır. Herkesin erteleme nedeni farklı olabilir. Bu nedenle, “Neyi, neden erteliyorum?” sorusunu kendinize dürüstçe sormak, çözüm için kritik bir başlangıçtır. Kendi içsel engellerinizi keşfettikten sonra, bu döngüyü kırmak için somut adımlar atabilirsiniz.

Erteleme Hastalığını Aşmanın Yolları

Bu alışkanlığı kırmak bir gecede olmaz, ancak kararlı ve tutarlı adımlarla mümkündür. İşte size yardımcı olabilecek bazı etkili yöntemler:

  • Büyük Görevleri Küçük Parçalara Ayırın: Gözünüzde büyüyen bir işi, yönetilebilir küçük adımlara bölmek, başlamayı kolaylaştırır. Her küçük adımı tamamladığınızda hissedeceğiniz başarı duygusu, motivasyonunuzu artıracaktır.
  • 5 Dakika Kuralını Uygulayın: Ertelediğiniz işe sadece 5 dakika boyunca odaklanmaya karar verin. Genellikle en zor olan başlamaktır. 5 dakika sonra devam etme olasılığınız oldukça yüksektir.
  • Gerçekçi Hedefler Belirleyin: Mükemmeliyetçilik tuzağına düşmemek için kendinize ulaşılabilir ve gerçekçi hedefler koyun. Unutmayın, “yapılmış olan, mükemmel olandan daha iyidir.”
  • Kendinizi Ödüllendirin: Belirlediğiniz bir görevi tamamladıktan sonra kendinize küçük bir ödül verin. Bu, beyninizin görevi tamamlama eylemini pozitif bir deneyimle ilişkilendirmesine yardımcı olur.

Erteleme Hastalığına Karşı Zaman Yönetimi Teknikleri Nelerdir?

Zamanı etkili kullanmak, erteleme davranışıyla mücadelede en güçlü silahlardan biridir. Bu konuda kanıtlanmış bazı stratejiler şunlardır:

  • Pomodoro Tekniği: 25 dakika çalışıp 5 dakika mola verme prensibine dayanır. Bu teknik, dikkatinizi toplamanıza ve uzun çalışma seanslarının bunaltıcılığını azaltmanıza yardımcı olur.
  • Eisenhower Matrisi: Görevlerinizi “acil ve önemli”, “acil değil ama önemli”, “acil ama önemli değil” ve “ne acil ne de önemli” olarak dört kategoriye ayırarak önceliklerinizi belirlemenizi sağlar.
  • Zaman Bloklama (Time Blocking): Gününüzü belirli görevler için zaman dilimlerine ayırarak takviminize işlemektir. Bu, ne zaman ne yapacağınızı netleştirir ve kararsızlığı ortadan kaldırır.

Ertelemeyi Ertelemek

Bu kavram, erteleme döngüsünü kırmak için güçlü bir zihinsel değişimdir. Genellikle bir görevin yarattığı olumsuz duygudan (sıkıntı, kaygı, yetersizlik) kaçmak için erteleriz. “Ertelemeyi ertelemek” ise, o anlık rahatlama sağlayan kaçış eylemini (örneğin film izlemek) erteleyip, görevin yarattığı o rahatsız edici duyguyla bir süre kalmayı gerektirir. Örneğin, ders çalışmak yerine film izleme isteği geldiğinde, bu isteği erteleyip sadece çalışma masasına oturup birkaç dakika beklemek bile bir başlangıçtır. Bu, olumsuz duygularla başa çıkma kapasitenizi artırır ve erteleme alışkanlığının gücünü azaltır.

Erteleme Hastalığı Testi

Kendi erteleme eğilimlerinizi daha iyi anlamak için bir uzman desteği almadan önce kendinize bazı sorular sorabilirsiniz. Aşağıdaki sorular üzerine düşünmek, davranış kalıplarınız hakkında size önemli ipuçları verebilir:

  • Hangi tür görevleri daha çok erteliyorum? (Yaratıcılık gerektiren, sıkıcı, zorlu?)
  • Bir görevi ertelediğimde o an ne hissediyorum? (Rahatlama, suçluluk, kaygı?)
  • Ertelemek için genellikle hangi aktivitelere yöneliyorum?
  • “Yarın yaparım” dediğimde bu bana ne kazandırıyor, ne kaybettiriyor?
  • Erteleme davranışım hayatımın hangi alanlarını (iş, okul, ilişkiler) olumsuz etkiliyor?

Sıkça Sorulan Sorular

Sürekli erteleme hastalığı neden olur?

Sürekli erteleme, genellikle derin psikolojik faktörlere dayanır. Düşük özgüven, yetersizlik hissi, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu, dikkat eksikliği, depresyon veya çocuklukta kazanılmamış öz denetim becerileri gibi nedenler bu davranışın temelini oluşturabilir. Bu inançlar genellikle bilinçdışı düzeyde işler ve farkındalık kazanmak için üzerinde düşünülmesi gerekir.

Erteleme hastalığı ilaç tedavisi ile iyileşir mi ?

Erteleme davranışının temelinde yoğun depresyon, kaygı bozukluğu veya dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumlar yatıyorsa, ilaç tedavisi psikoterapiye ek olarak faydalı olabilir. Ancak erteleme, bir alışkanlık ve kaçınma davranışı olarak kökleşmişse, tek başına ilaç tedavisi genellikle yetersiz kalır. Bu noktada en etkili yaklaşım, bir uzman tarafından durumun değerlendirilmesi ve nedene yönelik bir terapi planı oluşturulmasıdır.

Ertelemek Hastalık mı? Tembellik mi?

Erteleme, sıkça tembellikle karıştırılsa da ikisi temelde farklıdır. Tembellik, bir işi yapmaya karşı genel bir isteksizlik ve motivasyon eksikliğidir. Erteleme ise, kişi görevi yapması gerektiğini bildiği halde aktif olarak başka bir şeye yönelir ve bu durumdan ötürü genellikle suçluluk ve stres duyar. Dolayısıyla erteleme, bir isteksizlikten çok, kaygı veya korku gibi daha karmaşık psikolojik süreçlerin bir belirtisidir.

Kronik erteleme hastalığı nasıl geçer?

Kronik ertelemenin üstesinden gelmek, sabır ve kararlılık gerektiren bir süreçtir. İlk adım, tekrarlayan erteleme döngülerinizi gözlemleyerek altta yatan nedenleri tespit etmektir. Bir uzmandan destek almak bu süreci hızlandırabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi yöntemler, ertelemeye yol açan düşünce kalıplarını değiştirmede oldukça etkilidir. Zaman yönetimi teknikleri ve motivasyonel stratejilerle desteklenen bir terapi süreci, bu kronik alışkanlığın üstesinden gelmek için en güvenilir yoldur. Unutmayın, erteleme hastalığına son vermek doğru adımlarla mümkündür.

Psikoloji Meraklısı

Herkese merhaba ben Metin Avcı. Bugüne kadar bir çok psikoloji, kişisel gelişim ve ilişkiler hakkında içerikler ürettim. Şimdi ise BlogLabs web sitesinde içerik üretiyorum. Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Gerek okullarda gerekse de staj yerlerinde öğrendiğim şeyleri burada paylaşmaktan geri durmuyorum. Bir konu hakkında olabilecek tüm kaynakları taramaya çalışıyorum.Ardından sizlere bu güzel içerikleri paylaşıyorum. Takip edin.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu