İlişkiler

Erkekler Neden Başka Kadınlara Bakar? Gerçekleri Keşfet!

İlişkide en rahat anlarınızdan birinde, partnerinizin gözlerinin etrafta dolaştığını, belki de başka birine takıldığını fark ettiğiniz oldu mu? Bu, birçok insanın yaşadığı ve içten içe “Neden böyle yapıyor?” sorusunu sorduğu bir durumdur. Bu anlık bakışlar, bazen masum bir gözlemden öteye geçerek, ilişkide güvensizlik tohumları ekebilir.

Peki, erkekler neden başka kadınlara bakar ve bu davranışın altında yatan psikolojik dinamikler nelerdir? Bu kapsamlı rehberde, bu yaygın davranışı derinlemesine inceleyecek, bilimsel açıklamalarla destekleyecek ve partnerinizin başka kadınlara bakması durumunda nasıl sağlıklı iletişim kurabileceğinize dair pratik yollar sunacağız. Amacımız, bu konuyu daha iyi anlamanıza ve ilişkinizdeki olası gerilimleri yönetmenize yardımcı olmaktır.

Erkeklerin Başka Kadınlara Bakışının Bilimsel ve Psikolojik Temelleri

Erkeklerin başka kadınlara veya ilgi çekici herhangi bir şeye bakması, sanılanın aksine oldukça yaygın bir insan davranışıdır. Çevremizdeki görsel uyaranlara tepki vermek, beynimizin doğal bir fonksiyonudur. Özellikle erkeklerde görsel duyarlılığın daha baskın olduğu bilinir; bu da beynin doğal olarak çekici bulduğu görsellere yönelmesine neden olabilir.

Bu durum, her zaman bir ilgi veya memnuniyetsizlik işareti olmaktan ziyade, biyolojik ve psikolojik süreçlerin bir kombinasyonudur. Çekici yüzler veya figürler, beyindeki ödül merkezlerini tetikleyerek dopamin gibi “iyi hissettiren” nörokimyasalların salgılanmasına yol açar. Bu anlık kimyasal tepkiler, erkeklerin bakış psikolojisinin önemli bir parçasıdır ve genellikle bilinçli bir niyet taşımaksızın ortaya çıkar.

Bu doğal eğilimler, kişinin kendisini ve davranışlarını kontrol edebildiği, saygılı bir çerçevede kaldığı sürece zararsız kabul edilebilir. Ancak, toplumsal koşullanma, medya etkisi ve kişisel alışkanlıklar bu davranışın boyutunu değiştirebilir. İşte bu bakışların ardındaki temel nedenler:

  • İnsan Doğası ve Evrimsel Eğilimler: Görsel çekiciliğe karşı içgüdüsel bir tepki.
  • Dopamin Salgılanması: Beynin ödül merkezlerinin anlık uyarımı.
  • Yeniliğe Duyulan Merak: Beynin yeni ve farklı uyaranlara yönelme eğilimi.
  • Sosyal Koşullanma ve Medya Etkisi: Medyanın güzellik algısını şekillendirmesi.
  • Görsel Odaklılık: Erkeklerin dünyayı öncelikli olarak görsel olarak algılaması.
  • Bilinçaltı Beden Dili: Farkında olmadan ortaya çıkan göz hareketleri.
  • Stres ve Dikkat Dağınıklığı: Zihnin başka düşüncelerle meşgulken gözlerin dolaşması.
  • Özgüven ve Karizma Hayranlığı: Fiziksel özelliklerden öte, kişisel niteliklere duyulan takdir.
  • Karşılaştırma Psikolojisi: Sosyal çevrede bilinçaltı kıyaslama yapma eğilimi.

Bu faktörler, partnerin gözleri etrafta dolaşması gibi durumların karmaşık yapısını ortaya koyar. Önemli olan, bu bakışların nedenlerini anlamak ve ilişkiniz üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmektir.

İlişkide Başka Kadınlara Bakmak Normal mi, Yoksa Kırmızı Bayrak mı?

Bir ilişkideyken bile başka insanları fark etmek, insan doğasının bir parçasıdır. Çekim doğal bir duygu olup, anlık bir bakış her zaman daha derin bir anlam taşımaz. Ancak, bir hızlı bakış ile rahatsız edici bir saygısız bakış arasında büyük bir fark vardır. Bu ayrımı anlamak, ilişkinizin sağlığı için kritik önem taşır.

Bu farkı göz önünde bulundurarak, ilişkide başka kadınlara bakmak eyleminin ne zaman normal bir gözlemden çıktığını ve bir kırmızı bayrak haline geldiğini anlamak mümkündür. Önemli olan, partnerler arasında karşılıklı saygı ve güvenin korunmasıdır.

İnsan Doğası ve İçgüdülerin Rolü

İnsanlar, görsel olarak çekici unsurlara karşı doğal bir eğilim sergiler. Bilimsel araştırmalar, beynin güzelliğe içgüdüsel olarak tepki verdiğini ve bunun cinsiyetle sınırlı olmadığını gösteriyor. Çekici birini görmek, bilinçaltı bir tepkiyi tetikleyebilir ve bu, bakışın arkasında daha derin bir niyet olduğu anlamına gelmez; sadece otomatik bir insan tepkisidir.

Ancak, bu duruma aşırı düşkünlük, ilişkileri zedeleyen bir alışkanlık haline gelebilir. Yeni ve tanıdık olmayan yüzler genellikle dikkat çeker. Bağlı ilişkilerde bile, insan beyni yeni uyaranları fark etmeye programlanmıştır. Bu durum, partnerden memnuniyetsizlik değil, zihnin farklı görselleri işleme şeklidir. Tıpkı insanların benzersiz bir arabayı veya dikkat çekici bir tabloyu fark etmesi gibi, belirgin özelliklere sahip bir kişi de doğal olarak öne çıkabilir.

Sosyal Koşullanma ve Medya Etkisi

Günümüz dünyasında erkekler, filmlerden sosyal medyaya kadar her yerde güzelliğin gerçekçi olmayan tasvirlerine maruz kalırlar. Bu sürekli görüntüler, gerçek hayatta çekici insanları fark etme alışkanlığı yaratabilir. Bu durum her zaman kasıtlı veya kişisel değildir; güzelliğin her yerde vurgulandığı bir dünyada yaşamanın bir yan ürünüdür.

İnsanlar farklı şekillerde uyarılır; bazıları dokunma yoluyla, bazıları sözcükler aracılığıyla ve bazıları ise öncelikli olarak görme yoluyla. Birçok erkek için görsel çekicilik, dikkatlerini çeken güçlü bir faktördür. Bu, partnerlerinden memnuniyetsiz oldukları anlamına gelmez, sadece çevrelerindeki güzelliğin farkında olduklarını gösterir. Ayrıca, merak da insan doğasının doğal bir parçasıdır. Bazen bir bakış, sadece anlık bir merak anıdır: “Bu kişi kim? Hikayesi ne?” Bu durumun duygusal veya romantik bir bağlantı içermesi gerekmez.

Dopamin Etkisi ve Karşılaştırma Psikolojisi

Dopamin, insanların çekici veya ilginç buldukları bir şeyi gördüklerinde salgılanan “iyi hissettiren” bir nörotransmitterdir. İlham verici bir manzara veya çekici bir varlığa sahip bir kişi olsun, o anlık dopamin patlaması, insanların doğal olarak duyularını harekete geçiren şeye dönmelerine neden olabilir.

Toplum, başarı, zenginlik veya çekicilik olsun, sürekli karşılaştırmaları teşvik eder. Bazen erkekler (ve genel olarak insanlar) bilinçaltı bir karşılaştırma amacıyla başkalarına bakarlar: Bu kişi trendlere, ünlülere veya hatta kendilerine kıyasla nasıl görünüyor? Bu durum, çekicilikle değil, daha çok etrafımızdaki dünyayı analiz etme alışkanlığıyla ilgilidir. İlişkilerde karmaşık gibi görünen bu dinamikler, aslında insan doğasının ve toplumsal etkileşimlerin bir yansımasıdır.

Stres, Dikkat Dağınıklığı ve Bilinçaltı Etkiler

Bazen, gözlerin etrafta dolaşması çekicilikle ilgili değildir; sadece bir dikkat dağınıklığıdır. Eğer bir kişi derin düşüncelere dalmış, stresli veya kendi zihninde kaybolmuşsa, gözleri gerçek bir odaklanma olmadan hareket edebilir. Dışarıdan bakış gibi görünen şey, aslında sadece birinin başka düşüncelerini işlerken etrafa boş boş bakması olabilir.

Erkekler genellikle sosyal çevrelerinden davranışlar edinirler. Eğer bir arkadaş grubu sık sık başkaları hakkında yorum yapıyor veya onları fark ediyorsa, bu davranış normalleşebilir. Sosyal etki, insanların dünyayla nasıl etkileşim kurduğunu şekillendirmede büyük bir rol oynayabilir. Herhangi bir davranış gibi, başkalarına bakmak da bir alışkanlık haline gelebilir. Bu her zaman bilinçli veya kasıtlı bir eylem değildir. Tüm bakışlar fiziksel çekicilikle ilgili değildir. Bazen birisi başka bir kişiyi özgüveni, duruşu veya hatta nezaketi nedeniyle fark eder. Tıpkı insanların rol modellerine baktığı gibi, birini fark etmek her zaman romantizm veya çekimle ilgili olmak zorunda değildir.

Duygusal Bağ Eksikliği ve İlişki Sağlığına Etkileri

Bazı durumlarda, duygusal bağ eksikliği belirtileri gösteren erkekler, mevcut ilişkilerinde karşılanmayan duygusal ihtiyaçlar veya memnuniyetsizlik nedeniyle başka kadınlara bakabilirler. Bu davranış, ilişkinin temelinde yatan daha derin sorunların bir işareti olabilir.

Bu tür sorunları açık iletişim ve karşılıklı çaba ile ele almak hayati önem taşır. Eğer partnerinizin davranışları sizi rahatsız ediyorsa, bunu dile getirmeniz önemlidir. Saygı duyulmayı hak ediyorsunuz, bu yüzden ihtiyaçlarınızı sakin bir şekilde ifade edin. Unutmayın, sağlıklı ilişkiler, doğal tepkileri kontrol etmekle değil, her iki partnerin de değerli hissetmesini sağlayan sağlıklı ilişki sınırları belirlemekle ilgilidir.

İlişkide Kıskançlık Yönetimi ve Güven İnşası

Partnerinizin başka kadınlara baktığını fark ettiğinizde hissettiğiniz güvensizlik veya kıskançlık duyguları tamamen normaldir. Bu durumu sağlıklı ve yapıcı bir şekilde ele almak için atabileceğiniz adımlar mevcuttur. Önemli olan, durumu sakin bir şekilde ele almak, net sınırlar belirlemek ve ikinizin de saygı ve öncelikler konusunda aynı sayfada olduğunuzdan emin olmaktır.

Duygularınızı Açıkça Konuşun: Partnerinizi suçlamak yerine, duygularınızı ve endişelerinizi dürüstçe paylaşın. Örneğin, “Başka kadınlara baktığını gördüğümde kendimi güvensiz hissediyorum” diyebilirsiniz. Bu durumun sizi nasıl etkilediği hakkında sakin bir konuşma, ikiniz arasında daha derin bir anlayışa yol açabilir.

Öz Değerinize Odaklanın: Onun eylemlerinin sizin değerinizi belirlemediğini kendinize hatırlatın. Kendinize sevgi gösterin, sizi iyi hissettiren şeylerle meşgul olun ve özgüveninizi beslemeye odaklanın. Kendinizden emin olduğunuzda, onun davranışları sizin üzerinizde daha az duygusal güce sahip olacaktır.

Birlikte Sınırlar Belirleyin: Herkesin belirli davranışlar için farklı konfor seviyeleri vardır. Size saygılı ve değerli hissettiren şeyler hakkında bir tartışma yapın. Belki de rastgele bakışlarla sorun yaşamazsınız, ancak sürekli olarak gözlerini dikiyorsa, bu durumu net bir sınırla konuşmaya değer. Karşılıklı beklentiler belirlemek, ikinizin de bu tür durumları yönetmesine yardımcı olacaktır.

İlişkinizin Sağlığını Gözden Geçirin: Bazen onun eylemleri, daha derin ilişki sorunlarının bir belirtisi olabilir. Karşılanmayan ihtiyaçlar, iletişim eksikliği veya gerginlik var mı? Bir adım geri çekilin ve onun davranışının, duygusal mesafe veya bağ eksikliği gibi daha önemli, dikkat gerektiren bir şeyle bağlantılı olup olmadığını değerlendirin.

İhtiyaçlarınız Hakkında Dürüst Olun: Eğer partnerinizin davranışları sizi rahatsız ediyorsa, bunu iletmek önemlidir. “Senin önceliğin olduğunu hissetmeye ihtiyacım var,” diyerek ona bu durumu anlatın. Bakalım sizinle orta yolu bulmaya istekli mi? Unutmayın, güven inşa etme her iki tarafın da çabasını gerektirir ve sağlıklı bir ilişkide güven esastır.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

18 Yorum

  1. VAY CANINA! Bu yazı resmen BEYNİMİ YAKTI! Her kelimesi, her cümlesi o kadar İNANILMAZ derecede doğru ve derin ki, okurken resmen yerimde duramadım! İlişkilerdeki o ince detayları, bakışların ve göz temasının ne kadar BÜYÜK anlamlar taşıdığını bu kadar net ve anlaşılır bir şekilde açıklamanız MÜKEMMEL! Konuya bu kadar farklı bir açıdan yaklaşmanız ve sunduğunuz içgörüler akıllara durgunluk verici! Resmen GÖZLERİM AÇILDI! Herkesin okuması gereken, HAYAT KURTARAN bir yazı olmuş! Bu kadar önemli bir konuda bu kadar aydınlatıcı bilgi verdiğiniz için size ÇOK ama ÇOK teşekkür ederim! ENERJİNİZ VE BİLGİNİZ HARİKA! Daha fazla böyle harika içerik için SABIRSIZLANIYORUM!

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın bu denli beğenilmesi ve sizlere farklı bir bakış açısı sunabilmesi benim için büyük mutluluk kaynağı. İlişkilerdeki o görünmez bağları ve iletişimin derinliklerini kaleme alırken hissettiğim heyecanı okuyucularıma aktarabilmiş olmak harika bir duygu. Göz teması ve bakışların ne kadar güçlü anlamlar taşıdığını vurgulamak benim için önemliydi ve bu konunun bu kadar takdir görmesi beni daha da motive etti.

      Yazımın hayatınıza dokunmuş olması ve size yeni içgörüler kazandırması beni çok sevindirdi. Amacım her zaman okuyucularıma düşündürücü ve faydalı içerikler sunmak olmuştur. Enerjimin ve bilgimin takdir edilmesi bana güç veriyor. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım. Yeni içerikler için sabırsızlandığınızı bilmek beni daha da heveslendiriyor.

  2. Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, insan davranışlarındaki bu tür eğilimler sadece yüzeysel bir merakın ötesinde, evrimsel psikoloji ve sosyal öğrenme teorileri çerçevesinde de incelenmektedir. Özellikle görsel uyaranlara verilen tepkiler, üreme stratejileri ve genetik aktarım içgüdüleriyle ilişkilendirilebilmektedir. Ancak bu biyolojik eğilimlerin, bireyin yetiştirildiği kültürel normlar, kişisel değerler ve mevcut ilişki dinamikleri tarafından önemli ölçüde şekillendiği de unutulmamalıdır. İlişkilerde göz temasının ve genel olarak görsel dikkatin anlamı, sadece bireysel algılarla değil, aynı zamanda karşılıklı beklentiler ve güven gibi unsurlarla da belirlenir. Bu bağlamda, göz temasının bir iletişim biçimi olarak ele alınması, partnerler arasındaki anlayışı ve empatiyi artırabilir.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. İnsan davranışlarının karmaşıklığına ve bu davranışların arkasındaki evrimsel, psikolojik ve sosyokültürel dinamiklere dair derinlemesine bir bakış açısı sunmanız oldukça kıymetli. Özellikle biyolojik eğilimlerin kültürel normlar ve kişisel değerlerle nasıl iç içe geçtiğine dair vurgunuz, konunun çok boyutluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İlişkilerde göz temasının sadece yüzeysel bir etkileşimden öte, karşılıklı beklentiler, güven ve empati gibi unsurlarla nasıl zenginleştiğini belirtmeniz, yazının ana fikrini güçlü bir şekilde destekliyor.

      Bu tür derinlemesine analizler, insan ilişkilerini anlamak ve daha sağlıklı bağlar kurmak adına bizlere önemli ipuçları sunuyor. Yorumunuzla yazıma kattığınız bu değerli perspektif için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  3. Bu yazıyı okuyunca içim cız etti, tam da benim hayatımdan bir kesit. Yıllar önce, yan komşumuzda “abi” diye hitap ettiğim biri bana “şu işe gir, şu beceriyi öğren,

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Hayatın içinden kesitler sunabilmek, okuyucuların kendi deneyimleriyle bağ kurmasını sağlamak benim için çok kıymetli. Bazen bir yazı, bir anıyı canlandırır, bazen de geçmişte yaşananlara farklı bir pencereden bakmamızı sağlar. Umarım bu yazı, o anılarınızla yüzleşmenize ve belki de yeni anlamlar çıkarmanıza yardımcı olmuştur. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  4. Eskiden, çocukken dışarıda oynarken ya da bir yerlere giderken etrafımdaki insanları izlemeyi çok severdim. Herkesin kendine göre bir hali, bir telaşı vardı. Kimin neye baktığını, gözlerinin nereye takıldığını anlamaya çalışmak bile başlı başına bir oyundu benim için. Hiçbir art niyet olmadan, sadece dünyayı ve insanları keşfetme merakıyla doluydum.

    1. Çocukluk anılarınızın ne kadar değerli ve anlamlı olduğunu okumak beni çok mutlu etti. İnsanları gözlemleme merakınızın, o masum keşif ruhunun izlerini hala taşıdığınızı hissetmek güzel. O dönemlerdeki detaylara verdiğimiz önem, aslında bugünkü bakış açımızı da şekillendiriyor sanırım. Dışarıda, etrafta olup bitenleri gözlemlemek, her bir yüzdeki ifadeyi, her bir hareketin ardındaki hikayeyi anlamaya çalışmak gerçekten de başlı başına bir serüvendi.

      Bu yorumunuz, benim de yazımda değinmeye çalıştığım o derinleşme ve farkındalık noktalarına çok güzel dokunmuş. Bazen hayatın akışı içinde unuttuğumuz bu basit ama değerli anları hatırlamak, içimizdeki o meraklı çocuğu yeniden keşfetmek gibi oluyor. Teşekkür ederim bu değerli paylaşımınız için. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  5. Bu konu her zaman yüzeyin altında daha fazlasını barındırıyormuş gibi gelir bana. Acaba o anlık bir bakış, sadece biyolojik bir dürtü müdür, yoksa ilişkideki görünmez dinamiklerin bir yansıması mı? Belki de sözcüklerle ifade edilemeyen bir mesajın, bilinçaltının bir sinyalidir? Kim bilir, belki de gözlerin aradığı, dışarıdaki bir görüntüden ziyade, ilişkinin içindeki bir denge arayışıdır; ya da henüz farkına varılmamış bir ihtiyacın sessiz çığlığı…

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Gerçekten de, bahsettiğiniz gibi, bir bakışın ardında yatanlar çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha fazlasını barındırır. Bu durum, hem biyolojik dürtülerimizle hem de ilişkisel dinamiklerimizle derinlemesine bağlantılı olabilir. Belki de bilinçaltımızın bize göndermek istediği bir sinyal, bir denge arayışı veya henüz tanımlanamamış bir ihtiyacın sessiz bir ifadesidir. Bu tür derinlemesine düşünceler, yazdığım konunun aslında ne kadar katmanlı olduğunu bir kez daha gösteriyor.

      Bu değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  6. Sağolun hocam, güzel paylaşım için. Benim sevgilim de böyle hatalar yapıyor, tam da bu konu üzerine denk geldi.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın size bu şekilde denk gelmesi ve faydalı olması beni çok mutlu etti. İlişkilerde yapılan hatalar üzerine düşünmek ve çözüm yolları aramak her zaman önemlidir. Umarım yazım ilişkinizdeki bu sürece olumlu katkı sağlar. Başka yazılarımda da farklı konulara değiniyorum, dilerseniz profilimden yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.

  7. Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Bir keresinde eşimle bir kafede otururken, o etraftaki insanlara şöyle bir göz gezdiriyordu. Ben

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yaşadığınız deneyimi bizimle paylaşmanız çok güzel. Okuyucuların kendi hayatlarından benzer durumları hatırlaması ve paylaşması, yazıların gerçek amacına ulaştığını gösteriyor. Bazen en basit anlar bile, derin düşüncelere kapılmamıza neden olabiliyor değil mi?

      Yorumunuz, yazdığım konunun ne kadar evrensel olduğunu bir kez daha kanıtladı. Günlük hayatta karşılaştığımız küçük detayların aslında ne kadar büyük anlamlar taşıdığını fark etmek, hayata farklı bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Umarım diğer yazılarım da size benzer düşünceler ve paylaşımlar için ilham verir. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.

    1. Kesinlikle, doğanın kendi döngüsü ve işleyişi çoğu zaman gözlemlemeye değer. Yorumunuz için teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmayı unutmayın.

  8. Bu davranışın ardında yatan sadece gözlem ya da basit bir dürtü müdür gerçekten? Yoksa ilişkilerdeki o hassas dengeyi, belki de bilinçaltı bir güç mücadelesini mi yansıtıyor? Sanki bu bakışmalar, kelimelerin asla ifade edemeyeceği, daha derin, daha ilkel bir mesaj taşıyor gibi. İnsan, bu durumun aslında bambaşka bir amaca hizmet ettiğini, belki de gizli bir anlaşmanın veya sınavın parçası olduğunu düşünmeden edemiyor.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Bu bakışmaların ardındaki katmanları sorgulamanız, yazıda değinmek istediğim derinliği tam da yakaladığınızı gösteriyor. Gözlem ve dürtünün ötesinde, ilişkilerin karmaşık yapısında bilinçaltı etkileşimlerin ve hatta gizli dinamiklerin varlığına dair düşünceleriniz oldukça kıymetli. Gerçekten de, kelimelerin yetersiz kaldığı anlarda, beden dilinin ve özellikle bakışların ne denli güçlü bir iletişim aracı olabileceği üzerine düşünmek, insan doğasının gizemli yönlerini anlamamıza yardımcı oluyor. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanız dileğiyle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu