EMDR’de Hedef Belirleme: İyileşme Yolculuğunun İlk Adımı
Travmatik bir anının zihninizde tekrar tekrar canlanmasından, hayatınızı olumsuz etkilemesinden yoruldunuz mu? EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, bu tür anıların üstesinden gelmek için güçlü bir yöntem sunar. Ancak bu yolculukta başarının anahtarı, en başta doğru hedefi belirlemekten geçer. Tıpkı Montaigne’nin dediği gibi, “Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.” EMDR terapisinde de travmatik anıları etkili bir şekilde işlemek için net, spesifik ve ulaşılabilir hedefler koymak, tedavinin temelini oluşturur.
İster yıllar önce yaşanmış derin bir travma, isterse yakın zamanda ortaya çıkmış bir stres bozukluğu olsun, EMDR her zaman öncelikle travmaya ait spesifik bir anıyı hedef alır. Bu hedef, terapinin rotasını çizer ve zihnin doğal iyileşme mekanizmasını harekete geçirecek en önemli adımdır.
EMDR Terapisinde Hedef Anı Nasıl Belirlenir?

EMDR terapisinde etkili bir hedef belirlemek, travmanın daha hızlı ve kalıcı bir şekilde işlenmesini sağlar. Bu süreç, danışan ve terapistin tam bir işbirliği içinde, travmatik anının farklı katmanlarını dikkatle incelemesiyle yürütülür. Doğru bileşenleri saptamak, iyileşme sürecinin temelini sağlam atmanıza yardımcı olur.
Etkili bir hedef belirlemek için EMDR seansında izlenen adımlar, travmanın zihinsel, duygusal ve bedensel boyutlarını bütüncül bir şekilde ele alır. Bu adımlar şunlardır:
- İmge: Travmatik olayı zihninizde canlandırdığınızda sizi en çok rahatsız eden, o anın adeta bir “fotoğraf karesi” gibi olan tek bir imgeye odaklanılır.
- Negatif Kognisyon (Olumsuz İnanç): Bu imgeyle birlikte aklınıza gelen ve kendinizle ilgili olan olumsuz düşünce veya yargıyı ifade etmeniz istenir. Örneğin, “Ben yetersizim,” veya “Kontrolü kaybettim.”
- Pozitif Kognisyon (Olumlu İnanç): Belirlenen olumsuz inancın yerine koymak istediğiniz, arzulanan pozitif düşünce belirlenir. Bu inancın ne kadar gerçekçi ve ulaşılabilir olduğu değerlendirilir.
- Duygular ve Rahatsızlık Düzeyi: Hedef anıyı ve olumsuz inancı düşündüğünüzde hissettiğiniz duygu (korku, öfke, çaresizlik vb.) isimlendirilir ve bu duygunun yarattığı rahatsızlık 0-10 arasında bir ölçekte puanlanır.
- Bedensel Duyumlar: Anıya odaklandığınızda bedeninizde ortaya çıkan hisler (midede kasılma, göğüste sıkışma, nefes darlığı vb.) tespit edilir.
Bu beş temel bileşen, EMDR terapisinin yol haritasını oluşturur. Her bir adım, danışanın travmatik deneyimini daha derinlemesine anlamasına ve zihnin kilitlenmiş anıyı yeniden işlemeye başlamasına olanak tanır.
Negatif ve Pozitif Kognisyonlar: Zihinsel Yeniden Yapılanma
EMDR terapisinin merkezinde, travmatik olaya dair işlevsiz inançların değiştirilmesi yatar. Bu inançlar, yani kognisyonlar, kişinin kendine ve dünyaya bakışını derinden etkiler. Tedavinin amacı, bu çarpık bakış açısını daha sağlıklı ve gerçekçi bir temele oturtmaktır.
Negatif Kognisyonlar: Travmanın Kök İnançları

Negatif kognisyonlar, travmatik olayın ardından kişinin kendisi hakkında oluşturduğu olumsuz ve temel yargılardır. “Benim hatam,” “Ben değersizim,” “Tehlikedeyim,” veya “Ben güçsüzüm” gibi inançlar, travmatik anının zihinde çözümlenmeden kaldığının en net göstergesidir. Bu düşünceler, kişinin olayla ilgili sorumluluğu yanlış bir şekilde üstlenmesine veya kendini kalıcı olarak çaresiz hissetmesine neden olur. Negatif kognisyonu doğru bir şekilde belirlemek, yeniden işlenmesi gereken işlevsel olmayan bilginin kilidini açan anahtardır.
Pozitif Kognisyonlar: Gerçekçi Umudun İnşası
Pozitif kognisyonlar, olumsuz inançların yerine geçmesi hedeflenen, arzulanan ve gerçekçi olumlu inançlardır. Örneğin, “Ben güçsüzüm” negatif kognisyonunun karşılığı “Ben güçlüyüm ve başa çıkabilirim” olabilir. Burada terapistin deneyimi kritik bir rol oynar. Amaç, boş umutlar vermek veya bahaneler üretmek değil; kişinin kendi içsel gücünü ve kapasitesini yeniden keşfetmesini sağlamaktır. En etkili pozitif kognisyonlar, dış koşullardan bağımsız, kişinin kendine olan değerini ve yeterliliğini pekiştirenlerdir.
Duygusal Yoğunluğu Ölçmek: SUD Ölçeği
Hedef anı ve negatif kognisyon belirlendikten sonra, danışandan bu ikisini aklında tutarken hissettiği rahatsızlığı derecelendirmesi istenir. Bunun için Öznel Rahatsızlık Ölçeği (Subjective Units of Disturbance – SUD) kullanılır. 0 (hiç rahatsızlık yok) ile 10 (dayanılmaz derecede rahatsız edici) arasında yapılan bu ölçüm, terapinin başlangıç noktasını belirler ve seanslar ilerledikçe kaydedilen ilerlemeyi somut olarak gösterir. Burada önemli olan, olayın yaşandığı andaki değil, şimdi hissedilen rahatsızlık düzeyidir.
Bilgi İşleme Sürecini Aktif Hale Getirmek

EMDR tedavisinin temel amacı, beynin doğuştan gelen ancak travma nedeniyle sekteye uğramış olan bilgi işleme sistemini yeniden aktifleştirmektir. Bu sistem harekete geçtiğinde, travmatik anı diğer anılar ağına sağlıklı bir şekilde entegre edilir ve rahatsız edici etkisini yitirir. Bu süreci başlatmak için çift yönlü uyarım teknikleri kullanılır.
Bu teknikler, beynin sağ ve sol yarım kürelerini sırayla uyararak kilitlenmiş bilginin serbest kalmasına ve işlenmesine yardımcı olur. En yaygın kullanılan yöntemler şunlardır:
- Göz Hareketleri: Terapistin parmaklarını veya bir ışığı sağa ve sola hareket ettirmesiyle danışanın gözlerinin bu hareketi takip etmesi istenir.
- Dokunsal Uyarım: Danışanın dizlerine veya ellerine hafifçe sırayla dokunularak (tapping) çift yönlü dokunsal uyaran verilir.
- İşitsel Uyarım: Bir kulaklık aracılığıyla sağ ve sol kulağa sırayla ses verilerek işitsel uyarım sağlanır.
Bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı, danışanın konforuna ve terapistin tercihine göre belirlenir. Amaç, danışan için en rahat ve etkili olan uyarım şekliyle zihnin doğal iyileşme sürecini tetiklemektir.
EMDR ile İyileşme Mümkün mü?
EMDR terapisi, travmatik anıların duygusal yükünü azaltmada ve kişinin yaşam kalitesini artırmada bilimsel olarak kanıtlanmış, etkili bir yöntemdir. Etkili hedef belirleme, olumsuz inançların yeniden yapılandırılması ve beynin bilgi işleme sisteminin harekete geçirilmesi, bu terapinin başarısının temel taşlarıdır. Eğer geçmişte yaşadığınız bir olayın etkisinden kurtulmakta zorlanıyorsanız, EMDR terapisi sizin için doğru bir seçenek olabilir.
Unutmayın, iyileşmek bir yolculuktur ve bu yolculuğa çıkmak için ilk adımı atmak sizin elinizde. Alanında uzman bir terapist ile görüşerek bu yöntem hakkında daha fazla bilgi alabilir ve zihinsel özgürlüğe doğru önemli bir adım atabilirsiniz. Ruh sağlığınızı destekleyecek farklı yaklaşımlar hakkında bilgi edinmek için psikolojinin derinliklerine yolculuk yazımıza da göz atabilirsiniz.



