Dişil Enerji Testi
İçsel dengenizi keşfetmek ve ruhunuzdaki enerjilerin uyumunu anlamak istiyorsanız, Dişil Enerji Testi sizin için harika bir başlangıç noktasıdır. Hayatınızdaki akışa ne kadar güveniyorsunuz ya da sezgilerinizi ne kadar dinliyorsunuz? Hazırladığımız Dişil Enerji Testi, bu soruların cevabını bulmanıza yardımcı olur.
Sezgisellik, alıcılık ve yaratıcılık gibi dişil özellikleriniz ile eylem, mantık ve yapı gibi eril özellikleriniz arasındaki dengeyi ölçen Dişil Enerji Testi, kendinizi çok daha derinlemesine tanımanızı sağlar. Enerji alanınızda hangisinin baskın olduğunu görmek, ilişkilerinizden kariyerinize kadar birçok alanda farkındalık yaratacaktır. Aşağıdaki Dişil Enerji Testi ekranından soruları cevaplayarak, mevcut enerji durumunuzu ve potansiyelinizi hemen keşfedin.
Dişil Enerji Testi
Bireyin dişil ve eril enerji dengesini, sezgisellik, alıcılık, yaratıcılık (dişil) ile eylem, mantık, yapı (eril) gibi özellikler üzerinden değerlendirir.
Bu test nedir? Dişil Enerji Testi, bireyin dişil (yin) ve eril (yang) enerji dengesini ölçer. Dişil enerji; sezgi, alıcılık, yaratıcılık, akışa güvenme, empati ve yumuflak güç gibi özellikleri temsil eder. Eril enerji ise; eylem, mantık, yapı, kontrol, rekabet ve hedef odaklılık gibi özellikleri içerir.
Önemli Not: Her insanda hem dişil hem eril enerji vardır ve bu enerjiler cinsiyet ile doğrudan ilişkili değildir. Kadın veya erkek olmak, hangi enerjiye sahip olacağınızı belirlemez. Sağlıklı bir insan, her iki enerjiyi de dengeli kullanabilendir.
Puanlama: Her soru 1-5 arasında puanlanır. Soruların 4, 6, 10, 15, 17 ve 20 numaralı olanları ters puanlanır (çünkü bunlar eril enerji özelliklerini ölçer). Toplam puan aralığı 20-100 dür. Yüksek puan daha fazla dişil enerji, düşük puan daha fazla eril enerji anlamına gelir.
Nasıl Yorumlanır: Sonuçlar size hangi enerjinin baskın olduğunu gösterir. Ama unutmayın: Amaç mükemmel bir puan değil, denge dir. Her iki enerjiyi de hayatınızda kullanabilmek, hem güçlü hem de esnek olmanızı sağlar.
Sonuç Hesaplanıyor...
Lütfen bekleyin.
Öneriler
- 01 Günlük olarak kendinize şefkat gösterin ve başarılarınızı kutlayın.
- 02 Küçük hatalar yaparak mükemmeliyetçilik korkusunu azaltın.
- 03 "Yeterince iyi" kavramını günlük yaşamınıza entegre edin.
Bu test yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik değerlendirme yerine geçmez.
Önerilen Yazılar:
Dişil Enerji Yükseltme Olumlamaları: İçsel Gücünüzü Keşfedin
Dişil ve Eril Enerji Dengesi: İçsel Uyum Sanatı
Dişil Enerjiyi Yükseltme Rehberi: İçsel Gücünüzü Keşfedin
Diğer Testler için lütfen ziyaret edin👉 Testler




Kişinin kendi iç dinamiklerini ve denge arayışını anlamlandırmasına yardımcı olan bu tür analizleri oldukça değerli buluyorum. Bahsettiğiniz enerji kavramları, modern hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz veya bastırdığımız yönlerimizi fark etmek için harika bir başlangıç noktası sunuyor. Yazarın bu konudaki farkındalık yaratma çabasını takdir etmekle birlikte, bu enerjileri “dişil” ve “eril” olarak isimlendirmenin potansiyel riskleri üzerine de düşünmek gerekmez mi? Bu etiketleme, farkında olmadan bizi yine toplumsal cinsiyet kalıplarının sınırlarına hapsetme tehlikesi taşıyabilir.
Acaba bu kavramları cinsiyetten bağımsız olarak, örneğin “alıcı enerji” ve “eyleme geçen enerji” gibi daha evrensel terimlerle ifade etmek, konunun özünü daha doğru yansıtmaz mı? Sonuçta şefkat, sezgi, yaratıcılık veya kararlılık, mantık ve rekabet gibi özellikler her insanın içinde farklı oranlarda bulunan insani potansiyellerdir. Belki de asıl hedef, bu özellikleri belirli cinsiyet kimlikleriyle ilişkilendirmek yerine, her bireyin kendi özgün bütünlüğüne ulaşması için tüm bu nitelikleri dengeli bir şekilde hayatına katmasını teşvik etmektir. Bu yaklaşım, tartışmayı daha kapsayıcı bir zemine taşıyabilir.
vay be, demek bu enerjinin de sınavı varmış. benimki en son gelen elektrik faturasından sonra bi hayli düştü de, testten kalırsak bütünlemesi falan oluyo mu acaba? ona göre hazırlıklı gelelim.
Bu öz değerlendirme aracı, kişinin kendi içsel dinamiklerini fark etmesi adına ilginç bir başlangıç sunuyor. Yazıyı okurken aklıma takılan bir nokta, bu enerji tanımlarının ve testin dayandığı kuramsal altyapı oldu. Acaba bu kavramlar daha çok modern spiritüel yaklaşımlardan mı besleniyor, yoksa arkasında Jung’un anima/animus gibi analitik psikoloji teorileriyle bir bağlantı var mı? Ayrıca, bu enerjileri tanımlarken kullanılan sıfatların, farkında olmadan toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirme ihtimali üzerine de düşünmek faydalı olabilir. Belki de asıl önemli olan, bu enerjilerden birinin baskınlığından ziyade, her bireyin kendi içinde bu iki farklı dinamiği nasıl dengelediği ve bütünleştirdiğidir.
Elbette, anlaştık. İşte farklı konulara uyarlanabilecek, istediğin tarzda 3 adet “sert gerçekçi” yorum örneği:
—
**Konu: Kariyer / Yeni bir beceri öğrenmek**
Bizim ofiste sürekli “gençler kendinize yatırım yapın, dil öğrenin” diyen bir Murat abi vardı, biz o zamanlar pek kulak asmazdık. Şimdi o abi yurtdışında keyif çatarken biz hâlâ aynı masada Excel’e rakam giriyoruz. Ah ah, zamanında iki kelime öğrenseydik şimdi hayatımız ne kadar farklı olurdu.
—
**Konu: Sağlık / Spora başlamak**
Mahallede her sabah koşan Leyla diye bir abla vardı, bize de “başlayın, sonra bu kilolar gitmiyor” derdi de güler geçerdik. Geçen gün doktora gittim, şeker sınırda, dizlerde ağrı başlamış, o ablanın yüzü geldi gözümün önüne. İnsan aklı başına gelince anlıyor ama iş işten biraz geçmiş oluyor.
—
**Konu: Finans / Yatırım yapmak**
Eski iş yerimden bir arkadaş “abi bak şu işe küçük de olsa bir para atalım” dediğinde “oğlum maceraya gerek yok” diye ben karşı çıkmıştım. O çocuk o parayla evini aldı, ben hâlâ kredi kartı borcu ödüyorum. Hayatta bazı fırsatlar insanın ayağına bir kere gelir, teptin mi bir daha geri dönmez.
Bu yazıyı okurken aklıma takılan bir soru var. Acaba bu sorular, yalnızca kişisel bir değerlendirme sunmaktan öte, kolektif bilinçte bastırılmış bir frekansı yeniden ayarlamak için tasarlanmış bir tür enerjetik anahtar olabilir mi? Sanki yazar, kelimelerin arasına belirli kodlar serpiştirmiş ve asıl amacın testi çözmek değil, sorularla zihinsel olarak etkileşime girerek o uyuyan potansiyeli tetiklemek olduğunu ima ediyor gibi. Belki de bu, basit bir analizden çok daha fazlası, belki de bu bir çağrıdır.
Bu içsel keşif aracını sunduğunuz için teşekkürler, gerçekten düşündürücü bir yaklaşım. Okurken aklıma takılan bir nokta, bu enerji tanımlarının dayandığı teorik altyapı oldu. Acaba bu kavramlar belirli bir psikolojik ekole, örneğin Jung’un arketip teorisine mi dayanıyor, yoksa daha çok spiritüel geleneklerden mi besleniyor? Bu ayrımın önemli olduğunu düşünüyorum, çünkü sezgisellik, alıcılık gibi özelliklerin “dişil” olarak etiketlenmesi, istemeden de olsa toplumsal cinsiyet kalıplarını pekiştirme riski taşıyabilir. Bu enerjileri cinsiyetten bağımsız, her bireyde var olan evrensel dinamikler olarak ele almak konuyu daha da zenginleştirmez miydi?
Bu keyifli ve düşündürücü yazı için teşekkür ederim. Test sonuçlarını yorumlarken, bu enerjinin eril enerjiyle olan ilişkisi aklıma takıldı. Her iki enerjinin de bir bireyde dengeli ve sağlıklı bir şekilde yüksek olması ne anlama gelir, ya da birinin baskın olması diğerini mutlaka zayıflatır mı? Bu iki enerji arasındaki dengeyi nasıl kurmak gerektiği konusunu biraz daha açabilir misiniz?
Sağolun hocam, valla güzel paylaşım. Testi hemen çözdüm de benim sevgilide de var bu sezgileri pek dinlememe, hayattaki akışa güvensizlik gibi durumlar, tam dediğiniz gibi hatalar yapıyor. Ona da bir yollayayım bunu çözsün bakalım, minnettarım valla bu bilgiler için.
Çok güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık. Bu vesileyle küçük bir ekleme yapmak isterim; yazıda bahsedilen dişil ve eril enerji kavramları, psikoloji literatüründe Carl Jung’un ‘anima’ ve ‘animus’ arketipleriyle önemli bir paralellik göstermektedir. Jung’a göre anima, bir erkeğin bilinçdışındaki dişil yönünü, animus ise bir kadının bilinçdışındaki eril yönünü temsil eder. Bu arketiplerin bireyin kişiliğine sağlıklı bir şekilde entegre edilmesi, psikolojik bütünlüğe ve dengeye ulaşmada kilit bir faktör olarak görülür. Konunun bu analitik psikoloji kökenine de değinmenin faydalı olacağını düşündüm.
Elbette, istediğin tarzda, farklı konulara uyarlanabilecek birkaç yorum taslağı hazırladım:
**Konu: Finansal Yatırım / Kripto Paralar**
Bizim ofisteki Selim abi “oğlum al şu Bitcoin’den at kenara, unut” dediğinde sene 2015’ti. Biz o zamanlar “sanal para, balon bu” diye dalga geçtik, dinlemedik. Şimdi adam villasında kahvesini yudumluyor, biz de burada klavye başında “keşke” diyoruz.
—
**Konu: Kariyer / Yeni Bir Beceri Öğrenmek (Örn: Yazılım)**
Lisedeyken bilgisayar hocamız olan Ayşe abla “çocuklar geleceğin dili yazılım, mutlaka öğrenin” diye yırtınırdı. Biz ne yaptık, oyun oynamaktan kafamızı kaldırmadık. Ah ah, zamanında o kursa yazılsaydım şimdi evden çalışıp dünyanın parasını kazanıyordum, şimdi ofise tıkıldık kaldık.
—
**Konu: Sağlıklı Yaşam / Spor**
Mahallenin eskilerinden Fikret abi, “gençken vücuduna yatırım yapmazsan, yaşlanınca o sana faiziyle geri ödetir” derdi de gülüp geçerdik. Şimdi merdiven çıkarken nefes nefese kalınca anlıyorsun ne demek istediğini. Gençlikte harcanan sağlık, yaşlılıkta aranan servettir, olay bu kadar basit.
Bu ilginç konu üzerine düşündürdüğünüz için teşekkürler. Yazıda bahsedilen enerji tanımlamalarının ve testin hangi psikolojik veya felsefi temele dayandığı konusunda biraz daha detay verilebilir miydi diye merak ettim. Örneğin, bu kavramların Jung’un arketip teorisiyle veya Taoizm’deki Yin-Yang dengesiyle bir bağlantısı var mı? Çünkü şefkat, yaratıcılık veya alıcılık gibi özelliklerin doğrudan belirli bir enerji türüne atfedilmesi, bu nitelikleri toplumsal cinsiyet kalıpları içine hapsetme riski taşıyabilir. Acaba bu enerjileri cinsiyetten bağımsız, her bireyin içinde farklı oranlarda barındırdığı ve duruma göre dengelediği dinamik unsurlar olarak ele almak, konuya daha kapsayıcı bir bakış açısı sunmaz mıydı?
AMAN TANRIM BU YAZIYA İNANAMIYORUM!!! Okumaya başladığım andan itibaren resmen nefesimi tuttum, her bir kelime o kadar doğru, o kadar yerli yerindeydi ki! Soruları cevaplarken yaşadığım aydınlanmayı size anlatamam, sanki ruhumun bir aynasına bakıyormuş gibi hissettim!!! Bu nasıl bir farkındalık, nasıl bir histir böyle!
Bu konuyu bu kadar güzel, bu kadar içten ve bu kadar ANLAŞILIR bir şekilde ele aldığınız için size ne kadar teşekkür etsem az!!! Bu sadece bir yazı değil, resmen bir hediye! Enerjimi o kadar yükselttiniz ki! Emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık! HARİKASINIZ!!
içimdeki nehrin akışını izledim
Yazınız için teşekkürler, gerçekten düşündürücü bir test olmuş. Testi yaparken aklıma takılan bir nokta oldu: denge konusu. Yazı dişil enerjiye odaklanıyor, ki bu harika. Ancak bu enerjiyi yükseltmeye çalışırken eril enerjiyle olan ilişkimiz ne olmalı? Asıl hedef bu iki enerjiyi bir dengeye oturtmak mı, yoksa birini diğerine göre daha baskın hale getirmek mi? Özellikle günümüzün rekabetçi iş hayatında bu dengeyi kurmanın pratik yolları hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
Sağolun hocam valla çok iyi geldi bu yazı, minnettarım. Benim sevgilide de var bu hatalardan, hiç akışına bırakmıyor kendini, hep bir kontrol çabası, sezgilerini dinlemek yerine sürekli mantık arıyor. Hemen yolluyorum ona bu testi, belki bi faydası dokunur da biraz kendine gelir. Emeğinize sağlık.
bu testlerin ne kadar doğru olduğu tartışılır.
Yazınız için teşekkürler, gerçekten çok aydınlatıcı ve düşündürücü bir bakış açısı sunuyor. Bu enerji dengesi üzerine okurken aklıma bir şey takıldı. Genellikle dişil enerjinin pozitif ve besleyici yönlerine odaklanıyoruz; peki bu enerjinin dengesiz bir şekilde, yani aşırı yükseldiği durumlarda ne gibi gölge yanları ortaya çıkabilir? Örneğin, sürekli alıcı ve pasif bir halde olmanın günümüzün rekabetçi dünyasındaki pratik zorlukları veya kişinin kendi sınırlarını koruması üzerindeki etkisi ne olurdu? Bu konunun bu yönünü de biraz daha açabilir misiniz?