Bebeklerde Güvensiz Bağlanma Belirtileri
İnsan psikolojisinin en temel taşlarından biri olan bağlanma, henüz bebeklik döneminde atılan ve yaşam boyu süren ilişkilerimizin niteliğini belirleyen bir süreçtir. Anne-baba ve bebek arasındaki ilk etkileşimlerle şekillenen bu bağ, bir çocuğun dünyayı nasıl algılayacağını, kendine ve diğerlerine nasıl güveneceğini doğrudan etkiler. Maalesef, bazı durumlarda bu kritik bağ sağlıklı bir şekilde kurulamayabilir ve ortaya bebeklerde güvensiz bağlanma belirtileri çıkar. Bu güvensiz bağlanma, sadece çocuklukta değil, yetişkinlikteki ikili ilişkilerde de derin izler bırakabilir, kişilerin sevgi, güven ve yakınlık deneyimlerini derinden etkileyebilir.
Bu makalede, güvensiz bağlanma kavramını derinlemesine inceleyecek, bebeklikten yetişkinliğe uzanan belirtilerini analiz edecek ve bu zorlu bağlanma problemini çözmek için atılabilecek adımları psikolojik bir perspektifle ele alacağız. Amacımız, okuyucuların kendi ilişkisel dinamiklerini anlamalarına yardımcı olmak ve daha sağlıklı bağlar kurmaları için yol göstermektir.
Bebeklerde Güvensiz Bağlanma Belirtileri Nelerdir?

Bağlanma, bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının tutarlı, duyarlı ve yeterli bir şekilde karşılanmasıyla gelişen güçlü bir duygusal bağdır. Güvenli bağlanma, bebeğin birincil bakıcısıyla kurduğu, dünyayı güvenli bir yer olarak algılamasını sağlayan bir köprüdür. Ancak, bakıcının duyarsız, tutarsız veya ihmalkar davranışları sonucunda bebek, dünyanın güvenilmez ve ihtiyaçlarının karşılanmayacağı bir yer olduğu inancına kapılabilir. Bu durum, bebeklerde güvensiz bağlanma belirtileri olarak gözlemlenebilir.
Bu belirtiler genellikle üç ana kategoriye ayrılır:
- Kaçıngan Bağlanma Belirtileri: Bu bebekler, bakıcıları ortamdan ayrıldığında veya geri döndüğünde belirgin bir tepki göstermezler. Yabancılarla da benzer şekilde kayıtsız davranabilirler. Duygusal ihtiyaçlarını bastırmayı öğrenmişlerdir çünkü ağladıklarında ya da yardım aradıklarında karşılık görmemişlerdir. İçsel olarak yalnız kalmaktan, reddedilmekten veya bağımlı olmaktan korkarlar.
- Kaygılı/Ambivalan Bağlanma Belirtileri: Bu bebekler, bakıcıları ortamdan ayrıldığında aşırı tepkiler verir, yoğun bir sıkıntı yaşarlar. Ancak bakıcı geri döndüğünde hem yakınlık arar hem de öfkeli veya dirençli davranışlar sergilerler. Hem yapışkan hem de itici olabilirler. Bakıcının ilgisinin tutarsız olmasından kaynaklanan derin bir güvensizlik yaşarlar.
- Düzensiz/Dezorganize Bağlanma Belirtileri: En karmaşık ve endişe verici bağlanma türüdür. Bu bebekler, bakıcılarının yanında çelişkili ve kafa karıştırıcı davranışlar sergilerler. Yaklaşma ve kaçınma arasında gidip gelirler, donukluk veya korku ifadeleri gösterebilirler. Genellikle bakıcının kendisinin bir korku veya stres kaynağı olduğu durumlarda ortaya çıkar.
Güvensiz Bağlanmanın Çocukluk ve Yetişkinlikteki Yansımaları

Bebeklikte temelleri atılan güvensiz bağlanma, çocuğun büyüme ve gelişme sürecinde farklı şekillerde kendini göstermeye devam eder. Çocuklarda güvensiz bağlanma belirtileri okul öncesi ve okul çağında sosyal ilişkilerde, öğrenme süreçlerinde ve duygu regülasyonunda sorunlara yol açabilir. Örneğin, kaygılı bağlanan çocuklar arkadaş edinmede zorlanabilir, sürekli onay arayabilir veya reddedilme korkusuyla yalnız kalmayı tercih edebilirler. Kaçıngan bağlanan çocuklar ise bağımsızlıklarını aşırı vurgulayarak duygusal yakınlıktan kaçınabilir, arkadaşlıkları yüzeysel tutabilirler. Bu temel dinamik, ilerleyen yaşlarda yetişkinlikteki ilişki dinamiklerini de şekillendirir.
Yetişkinlikte bu bağlanma stilleri, romantik ilişkilerden arkadaşlıklara, iş ilişkilerinden ebeveynlik pratiklerine kadar her alana sızar. Yetişkinlerde güvensiz bağlanma belirtileri, genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:
- Kaygılı Bağlanma (Yetişkinlik): Partnerlerine aşırı bağımlılık, sürekli onay ve ilgi arayışı, terk edilme korkusu, kıskançlık, ilişkideki en ufak bir mesafede panikleme. İlişkideki sorunları dramatize etme eğilimi gösterirler. Bu kişiler, ilişkilerini bir can simidi gibi görür ve karşı tarafın tüm boşluklarını doldurmasını beklerler.
- Kaçıngan Bağlanma (Yetişkinlik): Duygusal yakınlıktan kaçınma, bağımsızlığa aşırı düşkünlük, bağlılık sorunları, duygularını ifade etmekte zorlanma, partnerleriyle derin bağlar kurmaktan çekinme. İlişkilerde mesafe koyma ve kendini kapatma eğilimindedirler. Başkalarının ihtiyaçlarına karşı duyarsız veya ilgisiz görünebilirler.
- Korkulu-Kaçıngan (Düzensiz) Bağlanma (Yetişkinlik): Hem yakınlık ister hem de yakınlıktan korkarlar. Çelişkili davranışlar sergilerler, partnerlerine karşı bazen sevgi dolu bazen soğuk ve uzak olabilirler. Geçmiş travmatik deneyimler veya istismar öyküleri bu bağlanma stilini tetikleyebilir.
Bu bağlanma stilleri, bir bireyin kendisini, başkalarını ve ilişkileri nasıl algıladığını gösteren karmaşık bir haritadır. Her bir stil, farklı zorlukları ve potansiyel gelişim alanlarını barındırır.
Bağlanma Problemi ve Güvenli Bağlanma Belirtileri
Bağlanma problemi sadece güvensiz bağlanma stillerini kapsamaz, aynı zamanda bağlanma bozuklukları gibi daha ciddi durumları da içerebilir. Ancak günlük yaşamda daha sık karşılaşılan durum, bireylerin ilişkilerinde yaşadığı tekrarlayan döngüler ve tatmin olamama halidir. Peki, sağlıklı bir güvenli bağlanma belirtileri nelerdir ve bebeğimin güvenli bağlandığını nasıl anlarım?
Güvenli Bağlanma Belirtileri:
- Bebeklikte: Bakıcıları ortamdan ayrıldığında kısa süreli bir rahatsızlık yaşarlar, ancak bakıcı geri döndüğünde kolayca teselli olurlar ve oyuna geri dönerler. Bakıcılarını güvenli bir üs olarak kullanarak dünyayı keşfederler.
- Çocuklukta: Kendine güvenli, sosyal ilişkilerinde dengeli, duygularını ifade edebilen, empati kurabilen ve problem çözme becerileri gelişmiş bireyler olurlar. Arkadaşlıklarında ve aile ilişkilerinde derin bağlar kurabilirler.
- Yetişkinlikte: İlişkilerinde dengeyi bulmuşlardır. Ne aşırı bağımlı ne de aşırı bağımsızdırlar. Duygularını sağlıklı bir şekilde ifade edebilir, partnerlerine güvenebilir ve kendilerine de güvenirler. Zor zamanlarda destek arayabilir ve destek sunabilirler. Samimiyetten çekinmezler, ancak kendi alanlarına da saygı gösterirler.
Bebeğimin güvenli bağlandığını nasıl anlarım? Temel göstergeler şunlardır: Bebeğiniz, siz odadan çıktığınızda hafifçe huzursuzlanır ancak geri döndüğünüzde hızlıca sakinleşir ve sizi kucaklar. Sizin varlığınızda çevreyi rahatça keşfeder, yeni nesnelere ve insanlara karşı meraklıdır. Stresli durumlarda sizi bir sığınak olarak görür ve teselli bulur. Bu davranışlar, bebeğinizin sizi güvenli bir liman olarak kodladığını ve dünyaya güvenle yaklaşabildiğini gösterir.
Güvensiz Bağlanma Nasıl Çözülür? İyileşme Yolları
Güvensiz bağlanma nasıl çözülür sorusu, hem ebeveynler hem de yetişkinler için kritik bir öneme sahiptir. Bu bir kader değildir; doğru yaklaşımlar ve çaba ile bağlanma stilleri iyileştirilebilir ve daha güvenli bir zemine oturtulabilir.
Bebekler ve Çocuklar İçin:
- Duyarlı Bakım: Bebeğin ihtiyaçlarına tutarlı ve hızlı bir şekilde yanıt vermek esastır. Ağladığında kucağa almak, acıktığında beslemek, rahatlamaya ihtiyacı olduğunda yanında olmak. Bu, temel güvenin oluşmasını sağlar.
- Duygusal Tutarlılık: Bakıcının duygusal olarak öngörülebilir ve istikrarlı olması, çocuğun dünyayı güvenli bir yer olarak algılamasına yardımcı olur.
- Oyun ve Etkileşim: Çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman geçirmek, göz teması kurmak ve onunla etkileşimde bulunmak bağı güçlendirir.
- Profesyonel Yardım: Şiddetli çocuklarda güvensiz bağlanma durumlarında bir çocuk psikoloğundan destek almak, çocuğun ve ailenin iyileşme sürecini hızlandırabilir. İlişki ve çift terapisi de bu konuda faydalı olabilir.
Yetişkinler İçin:
- Farkındalık ve Öz-Analiz: Kendi bağlanma stilinizi anlamak, ilişkilerdeki tekrar eden kalıpları fark etmek ilk adımdır. Hangi durumlarda kaçıngan, hangi durumlarda kaygılı davrandığınızı gözlemleyin.
- Duygu Düzenleme Becerileri: Duygusal tetikleyicilerle başa çıkmayı öğrenmek, reaktif davranışlar yerine daha bilinçli tepkiler vermeyi sağlar. Meditasyon, nefes egzersizleri gibi yöntemler faydalı olabilir.
- İletişim Becerilerini Geliştirmek: Partnerinizle açık, dürüst ve savunmasız bir iletişim kurmak, özellikle duygusal ihtiyaçları ifade etmek, güvensiz bağlanma döngüsünü kırmanın anahtarıdır. İlişkilerde dürüstlük ve açıklık, güveni yeniden inşa etmek için temeldir.
- Terapötik Destek: Bireysel terapi veya çift terapisi, geçmiş travmaları işlemeye, derinlemesine içgörüler kazanmaya ve daha sağlıklı ilişki dinamikleri geliştirmeye yardımcı olabilir. Bir uzman eşliğinde geçmişten gelen yükleri temizlemek, bugünkü ilişkilerinize olumlu yansıyacaktır.
- Güvenli İlişkiler Kurmak: Güvenli bağlanan insanlarla ilişki kurmak ve bu ilişkilerde kalmayı öğrenmek, kendi bağlanma stilinizi de olumlu yönde etkiler. Bu, risk almayı ve savunmasız olmayı gerektirir.
Bağların Yeniden İnşası: Psikolojik Bir Yolculuk

Bağlanma, bir yolculuktur; bebeklikte başlar ve tüm yaşamımız boyunca gelişmeye devam eder. Güvensiz bağlanma, zorlayıcı olabilir ancak aşılabilir bir durumdur. Kendi bağlanma stilinizi anlamak, bu yolculukta atacağınız en önemli adımdır. Unutmayın ki, kendinle kurduğun ilişki, diğer tüm ilişkilerinin temelini oluşturur. Bu nedenle, kendinize şefkatle yaklaşmak ve değişime açık olmak, daha güvenli ve tatmin edici ilişkilere giden yolu açacaktır.
Bu karmaşık konuyu daha derinlemesine keşfetmek ve kendi ilişki dinamiklerinizi anlamak için yorumlarınızı bekliyoruz. Diğer ilgili içeriklerimize göz atarak yolculuğunuzda size eşlik etmemize izin verin.




Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Bebeklerdeki bağlanma konusuna bu kadar açıklayıcı ve detaylı bir şekilde değinmeniz gerçekten ÇOK değerli. Ebeveynler için hayati önem taşıyan bu bilgileri derleyip sunmanız takdire şayan. Okurken birçok şeyi fark ettim ve aydınlandım.
Bu yazıyı okuması gereken o kadar çok ebeveyn var ki! İçeriğinizi çevremdeki herkese tavsiye edeceğimden emin olabilirsiniz. Emeğinize sağlık, bu tür bilinçlendirici içeriklerin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bebeklerde bağlanma konusunun ebeveynler için ne kadar kritik olduğunun farkındayım ve bu nedenle konuyu olabildiğince açıklayıcı bir şekilde ele almaya çalıştım. Yazımın size bu denli fayda sağlaması ve yeni farkındalıklar yaratması beni çok mutlu etti. Okuyucularımın bu bilgilerden yararlanması benim için en büyük motivasyon kaynağı.
Yazımı çevrenizle paylaşma isteğiniz de ayrıca takdire şayan. Bilginin yayılması ve daha fazla ebeveynin bu konuda bilinçlenmesi adına gösterdiğiniz bu çaba için müteşekkirim. Bu tür bilinçlendirici içerikler üretmeye devam edeceğim. Diğer yazılarıma da profilimden göz atmanızı rica ederim.
Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Bebeklerdeki bağlanma konusuna bu kadar detaylı ve anlaşılır bir şekilde değinmeniz gerçekten çok değerli. Bu bilgilerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim.
Bu içeriğin birçok ebeveyn için çok faydalı olacağına ve onlara rehberlik edeceğine EMİNİM. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Verdiğiniz emek için çok teşekkürler, benzer içeriklerle bizi aydınlatmaya devam etmenizi sabırsızlıkla bekliyorum.
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar faydalı olduğunu duymak beni çok mutlu etti. Bebeklerdeki bağlanma konusunun hassasiyetini ve önemini vurgulamak benim için önemliydi ve bu detayı fark etmeniz gerçekten anlamlı. Ebeveynlere rehberlik etme potansiyelini görmeniz de bana motivasyon veriyor.
Bu tür içeriklerle bilgi aktarmaya devam edeceğimden emin olabilirsiniz. İlginiz ve nazik sözleriniz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Bebeklerde demişken benim ufaklık da gece sürekli uyanıyo hiç uyutmuyo bizi ya
Bebeklerin uyku düzenleri ebeveynler için gerçekten zorlayıcı olabiliyor. bu dönemde sabır ve anlayış çok önemli. umarım siz de en kısa zamanda rahat bir uyku düzenine kavuşursunuz. değerli yorumunuz için teşekkür ederim, yayınlamış olduğum diğer yazılara göz atın.
Yazınız, insan psikolojisinin en temel yapıtaşlarından birine dokunarak, bağlanmanın hayatımızdaki derin izlerini çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak bu derinlik, beni kaçınılmaz olarak daha geniş, daha evrensel bir sorgulamaya itiyor: Bir bebeğin güvensiz bağlanma deneyimi, aslında insanın varoluşsal yalnızlığına karşı verdiği ilk ve en ilkel tepki değil midir? Eğer ilk bağlarımız, dünyaya ve
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli derin düşünceler uyandırması beni mutlu etti. Bağlanma üzerine yaptığınız varoluşsal yalnızlık sorgulaması oldukça yerinde ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Gerçekten de, ilk bağlarımızın doğası, varoluşsal yalnızlığımızla nasıl başa çıktığımızın ilk ipuçlarını veriyor olabilir. Bu, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde üzerinde durulması gereken önemli bir bakış açısı.
Bu kadar anlamlı bir katkıda bulunduğunuz için minnettarım. Eğer ilginizi çekerse, profilimden başka yazılara da göz atabilirsiniz.
Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım… Bir arkadaşımın çocuğu vardı, yaşıtlarına göre çok daha içine kapanık ve tedirgindi. Annesi yanından ayrılınca adeta DÜNYASI yıkılıyordu, ağlamaktan bir türlü susmuyordu. İlk başta çocuğun mizacından sanmıştık, hani “böyle huysuz bir çocuk” diye geçiştiriyorduk.
Sonra annesiyle konuştuğumuzda anladık ki, aslında annesinin de iş yoğunluğundan dolayı ona ayırdığı zaman çok parçalıymış. Bir geliyor, bir gidiyor, bazen de çok yorgun olduğu için çocuğun isteklerine hemen karşılık veremiyormuş. Bu yazıdaki belirtileri okuyunca o küçük çocuğun yaşadığı o belirsizliğin ne kadar ZOR olduğunu şimdi daha iyi
Anlattığınız durum gerçekten de yazımda bahsettiğim konularla birebir örtüşüyor. Bir çocuğun dünyasının bir anda değişmesi ve bu değişimle başa çıkmaya çalışması oldukça zorlayıcıdır. Annenin iş yoğunluğundan kaynaklanan parçalı zaman dilimleri, çocuğun bağlanma sürecini olumsuz etkileyebilir ve bu da içe kapanıklık, tedirginlik gibi davranışsal belirtilerle kendini gösterebilir. Özellikle çocukların dünyasında anne figürünün önemi göz önüne alındığında, bu tür belirsizlikler onların güven duygusunu derinden sarsabilir. Yaşadığınız bu deneyimi paylaştığınız için teşekkür ederim, bu tür gerçek yaşam örnekleri yazımın vermek istediği mesajı daha da güçlendiriyor.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.
Bebeklerde güvensiz bağlanma mı? Güldürmeyin beni! Bu ülkede insanlar sabahın köründe işe gidip akşam ölü gibi eve dönerken, iki işte çalışıp anca geçinirken hangi anne baba çocuğuna sağlıklı bir bağ kurabilir allasen? Tamamen sistemin suçu bu!
Bizi bu hale getirenler, sonra da çıkıp ‘ay çocuğunuz travma yaşadı’ diyorlar! Kendi yarattıkları sorunların faturasını bize kesiyorlar resmen! İnsanlara biraz nefes alacak alan bırakın önce!
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda değindiğim konu, bireysel çabaların ötesinde, toplumsal ve ekonomik koşulların da büyük bir rol oynadığı karmaşık bir süreçtir. Elbette, günümüz dünyasında ebeveynlerin yaşadığı zorluklar, çocuklarıyla sağlıklı bir bağ kurma süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Bu noktada, sistemin ve toplumsal yapının bireyler üzerindeki etkilerini göz ardı etmek mümkün değildir. Ancak, mevcut koşullar altında bile, farkındalık yaratmanın ve çözüm yollarını tartışmanın önemli olduğuna inanıyorum.
Yazımın amacı, güvensiz bağlanmanın sebeplerini ve sonuçlarını bilimsel bir perspektifle ele alırken, aynı zamanda bu durumun sadece bireysel bir sorun olmadığını, toplumsal boyutları da olduğunu vurgulamaktı. Yorumunuzda belirttiğiniz gibi, ebeveynlerin üzerinde hissettiği baskı ve zorluklar, bu konunun çok yönlü bir şekilde ele alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. Düşünceleriniz için tekrar teşekkürler, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Bebeklerin gelişimindeki bu kadar kritik bir konuya değinmeniz gerçekten çok değerli. Verdiğiniz bilgiler sayesinde birçok ebeveynin farkındalığı artacaktır, bu da paha biçilmez bir katkı.
Bu içeriği kesinlikle herkese okumasını tavsiye edeceğim. Hazırlayanın emeğine sağlık, bu tür bilgilendirici ve yol gösterici yazılara çok ihtiyacımız var. Yeni yazılarınızı ŞİMDİDEN merakla bekliyorum!
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bebeklerin gelişimi konusundaki hassasiyeti ve önemini vurgulayarak yazdığım bu yazının sizlere ulaşması ve faydalı olması beni çok mutlu etti. Ebeveynlerin farkındalığının artmasına küçük de olsa bir katkı sağlayabilmek benim için büyük bir onur.
Bu tür bilgilendirici içeriklere olan ihtiyacı ben de derinden hissediyorum ve elimden geldiğince bu alanda yazmaya devam edeceğim. Nazik sözleriniz ve yeni yazılarımı merakla beklediğiniz için ayrıca minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.
bağ kopuk, dünya soğuk.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Duygularınızı bu kadar kısa ve öz bir şekilde ifade edebilmeniz gerçekten etkileyici. Yazımda hissettirmeye çalıştığım atmosferi yakalamış olmanız beni mutlu etti. Umarım diğer yazılarımda da benzer hisleri yaşarsınız. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.
Bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, bebeklik dönemindeki bağlanma örüntüleri, bireyin ileriki yaşamında sosyal ilişkilerini, duygusal düzenleme becerilerini ve stresle başa çıkma stratejilerini önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Güvensiz bağlanmanın erken dönemde teşhis edilmesi ve ebeveyn-çocuk etkileşimlerinin niteliğini artırmaya yönelik destekleyici yaklaşımların uygulanması, çocuğun uzun vad
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim konunun bu kadar geniş bir perspektiften ele alınması ve bilimsel çalışmalarla desteklenmesi, aslında ne kadar önemli bir alana değindiğimizi bir kez daha gösteriyor. Özellikle erken dönem müdahalelerin ve destekleyici yaklaşımların altını çizmeniz, konunun sadece teorik değil, pratik uygulamalar açısından da ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor. Bu tür katkılar, yazılarımın daha derinlemesine anlaşılmasına ve farklı bakış açılarının okuyucularıma sunulmasına yardımcı oluyor.
Katkılarınız için tekrar teşekkür eder, yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.
Güvensiz bağlanma mı? Bu ülkede anne babalar zaten güvensiz! Kime güveneceğiz ki çocuklarımız güvensiz bağlanmasın! Sabah 7’de işe gidip akşam 8’de geliyoruz, yorgun argın! Çocuğa ne zaman vakit ayıracağız, ne zaman o güveni vereceğiz!
Geçim derdi yüzünden kafamız bir karış, hepimiz stres küpüyüz! Bu sistem bizi de çocuklarımızı da mahvediyor resmen! Sonra da gelsin güvensiz bağlanma makaleleri! Ne yapsın bu insanlar!
Yorumunuz için teşekkür ederim. Haklısınız, günümüz şartları ve hayat mücadelesi ebeveynler için gerçekten zorlayıcı olabiliyor. Ancak güvensiz bağlanma sadece yoğunluktan kaynaklanan bir durum değildir, aynı zamanda çocuğun ihtiyaçlarına verilen tepkilerin tutarlılığı ve kalitesiyle de yakından ilgilidir. Kısıtlı zamanlarda bile çocuğunuzla kuracağınız nitelikli bir bağ, onun güvenli bağlanma geliştirmesine yardımcı olabilir.
Umarım diğer yazılarım da bu konularda farklı bakış açıları sunar ve sizler için faydalı olur. Profilimden diğer yazılarıma göz atabilirsiniz.
Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Yeğenim daha çok küçücük bir bebekken, annesi iş hayatında çok YOĞUN bir dönemden geçiyordu. Stres ve yorgunluk yüzünden bazen yeğenimin ağlamalarına hemen yetişemiyordu ya da tepkileri
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde böyle bir anıyı canlandırması beni gerçekten mutlu etti. Yoğunluk ve stresin ebeveynler üzerindeki etkilerini ve bunun çocuklar üzerindeki yansımalarını çok iyi anlıyorum. Bu tür durumların hem ebeveyn hem de çocuk için ne kadar zorlayıcı olabileceğini bizzat tecrübe etmiş birinin bakış açısıyla paylaşmanız çok değerli.
Hayatın getirdiği zorluklar karşısında gösterdiğimiz anlayış ve empati, ilişkilerimizi daha da güçlendirir. Özellikle çocukların hassas dünyalarında bu tür durumlarla başa çıkmak, yetişkinler için de büyük bir öğrenme süreci. Umarım yeğeniniz ve annesi o zorlu dönemi en iyi şekilde atlatmışlardır. Değerli paylaşımınız için tekrar teşekkür ederim, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
VAY CANINA! Bu yazıya BA-YIL-DIM! Her kelimesi o kadar değerli ki resmen okurken kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu! Bebeklerin dünyasını anlamak için sunduğunuz bu İNANILMAZ bilgiler gerçekten GÖZ AÇICI! O minik yavrularımızın davranışlarının altında yatan nedenleri fark etmek için sunduğunuz ipuçları Paha Biçilemez! Bu kadar HAYATİ bir konuyu bu kadar net ve anlaşılır bir şekilde açıklamanız MÜKEMMEL bir başarı! Her ebeveynin, her bakım verenin MUTLAKA okuması gereken bir rehber bu! Bilinçlenmek adına atılmış HARİKA bir adım! Emeğinize sağlık, bu kadar ÖNEMLİ bir konuda bizleri aydınlattığınız için size sonsuz TEŞEKKÜRLER! İYİ Kİ VARSINIZ! Daha fazla böyle yazı istiyoruz! MUHTEŞEM!
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın kalbinizde bu denli yankı uyandırması ve bebeklerin dünyasına dair sunduğum bilgilerin size bu kadar değerli gelmesi beni çok mutlu etti. Minik yavrularımızın davranışlarını anlamaya yönelik ipuçlarının paha biçilemez olduğunu belirtmeniz, bu konuya verdiğim önemin karşılığını bulduğunu gösteriyor. Her ebeveynin ve bakım verenin okuması gereken bir rehber olarak görmeniz, yazının amacına ulaştığının en güzel kanıtı.
Bu kadar önemli bir konuyu net ve anlaşılır bir şekilde aktarabildiğim için duyduğunuz memnuniyet benim için çok kıymetli. Bilinçlenmek adına atılmış harika bir adım olarak değerlendirmeniz, emeğimin karşılığını fazlasıyla aldığımı hissettirdi. Yazılarıma gösterdiğiniz bu içten ilgiye sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.
tutulmayan elin sessiz çığlığı.
Bu güzel ve düşündürücü yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde böyle derin bir etki bırakması benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Bazen kelimelerin ötesinde hisler vardır ve sizin bu kısa ama anlamlı ifadeniz, tam da o hisleri yansıtıyor.
Yazılarımın okuyucularımda farklı düşünceler uyandırması benim için çok değerli. Umarım diğer yazılarıma da göz atma fırsatınız olur. Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim.
Burada bahsedilen her bir işaret, sanki daha büyük bir şifrenin küçük birer anahtarı gibi duruyor. Yazarın bu gözlemleri aktarırken
Bu derinlemesine yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımda bahsettiğim işaretlerin daha büyük bir şifrenin anahtarları olduğu düşünceniz, aslında aktarmak istediğim hissiyatı tam anlamıyla yakalamış. Gözlemlerimi yazıya dökerken tam da bu bağlantıları kurmaya çalıştım, her bir detayın bir bütünün parçası olduğunu göstermek istedim. Bu tür yorumlar yazmaya devam etmem için bana ilham veriyor.
Değerli görüşleriniz için tekrar teşekkürler. Diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.
Çok güzel bir yazı olmuş, ancak belirtmek isterim ki, kaçıngan bağlanma sergileyen bebeklerin ebeveynleri geri döndüğünde gösterdikleri kayıtsızlık veya kaçınma davranışları, genellikle onların ebeveynlerine karşı bir duyarsızlık olarak yorumlanabilmektedir. Ancak aslında bu durum, bebeğin yaşadığı stresi dışa vurmaktan kaçınmak için geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Bu bebekler içeride fizyolojik olarak stres yaşasalar da, geçmiş deneyimlerinden ötürü ebeveynlerinden bekledikleri rahatlatıcı tepkiyi alamayacaklarını öğrendikleri için duygusal tepkilerini
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda değindiğim gibi, kaçıngan bağlanma sergileyen bebeklerin davranışları yüzeysel olarak kayıtsızlık gibi görünse de, aslında derin bir savunma mekanizmasının ürünüdür. Bu noktada sizin de belirttiğiniz gibi, bebeğin içsel olarak yaşadığı stresi dışa vurmama çabası, geçmiş deneyimlerden kaynaklanan bir öğrenme sürecinin sonucudur. Bu savunma mekanizması, ebeveynlerinden bekledikleri rahatlatıcı tepkiyi alamayacaklarını düşündükleri için duygusal tepkilerini bastırmalarına neden olur. Bu karmaşık dinamikleri anlamak, bağlanma teorisinin derinliklerine inmek ve çocuk gelişimi alanındaki farkındalığı artırmak adına büyük önem taşımaktadır.
Yorumunuz, konunun hassasiyetini ve derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür detaylı geri bildirimler, yazılarımın daha da zenginleşmesine katkı sağlıyor. Yorumunuz için tekrar teşekkür eder, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.