İlişkiler

Ayrılık Sonrası Sessizlik: Eski Sevgilinin Aramamasının Derin Psikolojisi

Bir ilişkinin sona ermesi, her birey için farklı bir deneyimdir ve genellikle karmaşık duygusal süreçleri beraberinde getirir. Özellikle ayrıldıktan sonra eski sevgilinin hiç aramaması, pek çok kişinin aklında “Neden?” sorusunu uyandırır. Bu durum, yalnızca bir merak konusu değil, aynı zamanda kişisel bir yas sürecine benzer. Acı, özlem, öfke veya şaşkınlık gibi hisler, bu sessizliğin ardından yüzeye çıkabilir. Peki, ayrılık sonrası hiç aramayan eski sevgili ne anlama gelir ve bu sessizliğin ardında yatan psikolojik dinamikler nelerdir?

Bu makalede, ayrılık sonrası iletişim eksikliğinin psikolojik boyutlarını, eski sevgilinin “hiçbir şey olmamış gibi” davranmasının olası nedenlerini ve bu süreçte kendi duygusal sağlığımızı nasıl koruyabileceğimizi detaylıca ele alacağız. Duygusal süreçten unutma çabalarına, sosyal medyanın etkisinden hayatımıza devam etme stratejilerine kadar birçok konuya değinerek, bu karmaşık dönemi daha iyi anlamanıza yardımcı olmayı hedefliyoruz.

Ayrıldıktan Sonra Hiçbir Şey Olmamış Gibi Davranan Erkek

Ayrılık Sonrası Sessizlik: Eski Sevgilinin Aramamasının Derin Psikolojisi

Ayrılığın ardından eski sevgilinizin sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi yoluna devam etmesi şaşırtıcı olabilir. Ancak bu durum, genellikle bir duygusal kopuş veya umursamazlık göstergesi değildir; aksine, bireylerin ayrılıkla başa çıkma ve duygusal savunma mekanizmalarının bir yansımasıdır.

  • Duygusal Durum: Bazen bu umursamaz tavırlar, kişinin kendini korumak için geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır.
  • Karakter Yapısı: Duygusuz gibi görünen bir kişi, aslında iç dünyasında yoğun bir mücadele veriyor olabilir. Kendi içinde bir “görünmez zırh” oluşturmuş olabilir.

Bu davranışların altında yatan nedenleri anlamak, size de kendi sürecinizde farklı bir bakış açısı kazandırabilir. Herkesin acıyla başa çıkma yolu farklıdır ve bazen dışarıdan görünen, iç dünyadaki fırtınanın tam tersi olabilir.

İşte bazı önemli ipuçları:

  1. İlişkinin Süresi ve Derinliği: Uzun ve derin bağları olan ilişkilerde bile, bir erkeğin “hiçbir şey olmamış gibi” davranması, aslında içten içe yoğun bir başa çıkma çabası içinde olduğunu gösterebilir.
  2. Duygusal Reaksiyon: Erkeklerin ayrılık sonrası ilk dönemlerde rahatlama veya eğlenme eğilimi göstermesi yaygındır. Ancak zamanla bu durum, özlem ve pişmanlık gibi daha derin duygulara dönüşebilir.

Eski sevgilinin yaptığı örnek bir hareket:

  • Sosyal medyada daha aktif görünmek.
  • Arkadaş çevresiyle daha fazla zaman geçirmek.

Unutmamak gerekir ki bu davranışlar her zaman “sevmemiş” anlamına gelmez. Duygusal karmaşayı kendi başına atlatmaya çalışan biri olabilir. Bu durum, cinsiyet ayrımı yapmaksızın her iki taraf için de geçerlidir. Bakış açınızı değiştirerek onun da bu süreçte zorlandığını fark edebilir, ayrılığın getirdiği boşluğu kendi yollarıyla doldurmaya çalıştığını anlayabilirsiniz.

Ayrılığın İlk Günleri

Ayrılıktan sonraki süreç, karmaşık duygularla dolu, zamanla hafifleyen bir yolculuktur. Eski sevgilinin aramaması ise bu serüvenin en önemli noktalarından biridir. Bazı kişiler için kısa süreli bir kurtuluş hissi verse de, çoğu zaman en zorlu günler bu ilk döneme denk gelir.

Duygusal Süreç ve Acı Nedir?

İlişkinin bitişini takip eden ilk günlerde, duygusal yoğunluk en üst seviyededir. Aşk ile nefret arasındaki o ince çizgide gidip gelirsiniz. Acının yoğunluğunu ilk kez bu denli hissedersiniz ve bu, hem doğal hem de oldukça zorlayıcı bir süreçtir.

Kalbinizdeki boşluk büyürken, aynı zamanda gururunuzla yüzleşmek durumunda kalırsınız. Geçmiş hatalar ve güzel anılar zihninizde birbiri ardına canlanır. İşte o zaman, aşkın değeri ve zamanın iyileştirici gücüne olan inancınız sınanır.

  • Acının İçyüzü: Her hatıra, birdenbire tazelenebilen bir özleme dönüşebilir.
  • Zamanın Rolü: Zaman, acıyı yumuşatmanın yanı sıra anıları da maziye gömer.

Hiç Aramamanın Anlamı Nedir?

Eski sevgilinizin sizi hiç aramaması birçok farklı anlama gelebilir. Belki de ilişkiyi sonlandırmak onlar için kesin bir karardır ve iletişimi tamamen kesmeyi tercih ederler.

Bazen bu durum, kendilerine özgü alana ihtiyaçları olduğunun bir göstergesi olabilir. Ya da bu, öz-değerlerine sahip çıkarak verdikleri sağlıklı bir kararın işaretidir. Ne olursa olsun, “aramama” eylemi, kişinin kendi duygularıyla nasıl başa çıktığının ve ilişkiye verdiği değerin bir yansımasıdır. Kısacası aramıyorsa da bir sebebi var aslında!

  1. Gurur ve Öz-Değer: Eski sevgiliniz sizi aramayarak, kendi gururu ve öz-değeri adına bir seçim yapmış olabilir.
  2. Duygu Karmaşası Yaşıyor Olabilir: Eğer son dönemlerde yoğun kavgalar yaşandıysa ve psikolojiler yıprandıysa, sevgiliniz de psikolojik olarak yıpranmış ve bu durumla savaşacak gücü kalmamış olabilir. Bu, bir “savaş-kaç” eylemi olarak görülebilir. Biraz yalnız kalıp kendini bulduğunda size geri dönme çabası içinde olabilir.
  3. Ayrılığın Kesinliği: İlişki sona erdikten sonra iletişimin tamamen kesilmesi, genellikle ayrılığın kesinliğini pekiştirir. Ancak bu, ilişkinizin yoğunluğu ve derinliği ile de doğru orantılıdır. Hiç ummadığınız bir anda geri de dönebilir.

Bu süreçte kendi deneyimlerinizden yola çıkarak kendi duygularınızı anlamlandırmak ve onları kabullenmek önem taşır. Zamanla sevginizin şekli değişecek ve hayatınıza yeni bir sayfa açmanıza olanak sağlayacaktır.

Acıyı ve aramanın eksikliğini nasıl yorumlarsanız yorumlayın, unutmayın ki her ayrılık, size kendinizle ilgili yeni şeyler öğretir. Ve hayat bazen bitti dediğiniz yerden başlayabilir. Her şey tam tersine dönebilir.

İlişki dinamikleri karmaşıktır ve her bireyin ayrılığa verdiği tepki kendine özgüdür. Sessizlik, bir son değil, bazen yeni bir başlangıcın habercisi olabilir. Önemli olan, bu süreçte kendinizi anlamak ve kendi iyiliğinize odaklanmaktır.

İletişimsizliğin Psikolojisi

Ayrılık sonrası eski sevgilinizin sizi hiç aramaması veya mesaj atmaması şaşırtıcı olabilir, değil mi? Bu suskunluğun ardında yatan psikolojiye daha yakından bakalım.

Unutma Çabaları

Hiç “görmezden gelerek unutmaya çalışmak” cümlesini duydunuz mu? İlişkiyi tamamen geride bırakmak amacıyla eski sevgililer bazen kesin bir iletişim engeli koyabilir. Sizi aramıyor veya mesaj atmıyor olabilirler çünkü:

  • Kendi duygusal şifa süreçlerini hızlandırmak istiyorlar olabilir.
  • İletişim kurmamak, ilişkinin gerçekten bittiğine dair somut bir işaret oluşturabilir.

Sosyal medya etkinliklerini durdurmak veya sizi takip etmeyi bırakmak da bu yöntemin parçası olabilir. Facebook, Instagram gibi platformlar bazen geçmişle bağları koparmak için listelerden çıkarılabilir, numaralar engellenebilir.

Sosyal Medya ve Eski Sevgililer

Sosyal medya, eski ilişkiler konusunda ne yapacağınıza dair belirsizlik yaratabilir. Takip etmek ya da etmemek? İşte bazı gözlemlerim:

  • Eski sevgilinizi takip etmek, sürekli olarak onun yeni hayatına bir pencere açar ve unutma sürecinizi zorlaştırabilir.
  • Araştırmalar gösteriyor ki, eski sevgilinizi sosyal medyada aktif olarak takip etmek, ayrılığın üstesinden gelmeyi güçleştirebilir.

Bu nedenle, birçok insan ayrılık sonrasında sosyal medyada birbirini takibi bırakmayı veya engellemeyi tercih ediyor. Bu şekilde hem kendi kendinize odaklanıp iyileşme sürecine girebilir, hem de geçmişe saplanıp kalmaktan kurtulabilirsiniz.

Hayatınıza Devam Etmek

Ayrılık sonrası yaralarınız taze olabilir, ancak zaman ilerledikçe sağlıkla dolu bir iyileşme sürecine girmeniz mümkündür. Bunu başarmak için iki önemli adıma odaklanabilirsiniz: yeni ilişkilere yelken açmak ve kendi değerinizi anlama.

Yeni İlişkilere Yelken Açmak

Ayrılıktan sonra kendinizi nasıl hissettiğinizi kabul edin ve zamanla ileriye doğru adım atın. Bırakın geçmiş geride kalsın ve siz yeni başlangıçlara yelken açın. İşte birkaç öneri:

  • Kendinize Zaman Verin: Hemen yeni bir ilişkiye başlamak yerine, kendi duygularınızı anlamak ve iyileşmek için zaman ayırın.
  • Yeni İnsanlarla Tanışın: Çevrenizi genişleterek var olan sosyal çevreniz dışında yeni insanlarla tanışma fırsatı yakalayın.
  • Hobilerinize Yönelin: Kendinize, sevdiğiniz aktivitelerle zaman ayırarak enerjinizi yeniden kazanın ve mutluluğunuzu artırın.

Kendi Değerinizi Anlama

Öz değerinizi ve kendinize güveninizi keşfetmek, ayrılığın üstesinden gelmenin ve hayatınıza devam etmenin önemli bir parçasıdır. İşte bu yolculukta hatırlamanız gerekenler:

  • Öz-Değerinizi Keşfedin: Kim olduğunuzu, neler yapabileceğinizi ve hayatta ne istediğinizi anlayın.
  • Pozitif Kalmaya Çalışın: Ayrılığın getirdiği olumsuz duygular yerine umut ve sevgiyi hayatınıza dahil edin.
  • İyileşme Sürecini Kabul Edin: Kendinizi daha iyi hissetmek için gerekli olan zamanın ve sürecin farkında olun.

Hayatınıza devam etmek, hem zihinsel hem de duygusal olarak güçlendirici bir deneyim olabilir.

İyileşme, zamanla gelir ve yalnızca sizin kontrolünüzde olan bir şeydir. Kendinize güvenmeyi öğrenerek ve hayatınızda yeni başlangıçlara yer açarak, aşk ve umut dolu bir geleceğe adım atabilirsiniz.

Geleceğe Bakış ve İlişki Dinamikleri

Ayrılık Sonrası Sessizlik: Eski Sevgilinin Aramamasının Derin Psikolojisi

Ayrılık sonrası, bazılarınız geleceğe dair pozitif bir bakış açısı geliştirirken, bazılarınız içinse eski sevgiliyle iletişim kurmak ve belki de arkadaş olarak kalmak akılda yer edebilir. Bu bölümde, pişmanlık ve geri dönüş süreci ile arkadaş olarak kalmayı ele alarak ve sizinle yaşadıklarınız üzerine düşünmenize yardımcı olmak.

Pişmanlık ve Geri Dönüş

Fırsatları her zaman geri kazanamayabiliriz, ama pişmanlıklar? Bu, çoğu zaman düşünülecek bir konudur. Eğer eski sevgiliniz ayrılıktan sonra hiç aramadıysa ve siz hala onda bir umut görüyorsanız, bazı sorular sorma zamanınız gelmiş olabilir:

  • Eski sevgiliye karşı hislerinizde gerçekten bir nefret mi var, yoksa derinlerde affetmeye mi meyletiyorsunuz?
  • Yeni biriyle tanıştığınızda eski sevgilinizi düşünüyor musunuz? Belki de bu, geri dönme düşüncenizin bir işareti olabilir.

Bir dönüş söz konusuysa, iletişim kapılarını yeniden açmak adına neler yapabileceğinizi belirleyin.

Ancak unutmayın, geçmişi özlemekle geçmişe geri dönmenin arasında sağlam bir çizgi var. Kendinize şunu sorun: “Geri dönüş gerçekten mümkün mü ve bu senin için en iyi seçenek mi?

Arkadaş Olarak Kalma

Geçmiş ilişkiler bazen bize öğretici olabilir ve belki de arkadaş olarak yolunuza devam etmek istersiniz. İlişkinin sona ermesiyle birlikte, artık partner olmasalar bile, bir insanın hayatınızdaki pozitif bir rol oynaması mümkündür. Ancak şunları unutmayın:

  1. Arkadaş kalmanın anlamı, çoğu zaman ilişkinin bittiğini ve yeni bir başlangıcın gerekliliğini kabul etmektir.
  2. İlişkinin doğasını değiştirdiğinizde, duygusal dalgalanmalar ve karmaşık duygulardan kaçınmak için ılımlı ilişkiler kurmak önemlidir.
  3. Eski sevgilinizle arkadaş olmak, eğer hala onu unutamadıysanız, karmaşık duygulara neden olabilir. Bu durumda, belki de biraz zaman vermek ve duygularınızın sakinleşmesini beklemek en iyisi olabilir.

Her durumda, kendi mutluluğunuzu ve iyiliğinizi en önde tuttuğunuz bir gelecek düşünmeyi unutmayın. İleriye doğru adımlar atarken, eski anıları güzel bir köşeye koyup, yeni başlangıçlara yelken açın!

Ve hep şunu hatırlayın, her yeni gün, geçmişin üstüne bir tuğla daha koymak ve daha sağlam, daha parlak bir geleceği inşa etmek için bir fırsattır. Ne dersiniz, hazır mısınız?

Ayrılıklar, hayatın bir parçasıdır ve her biri bize kendimizle ilgili yeni bir şeyler öğretir. Önemli olan, bu süreçte kendimize karşı nazik olmak ve geleceğe umutla bakmaktır. Her bitiş, yeni bir başlangıcın kapısı olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eski sevgilinizle aranızdaki iletişimi kaybettikten sonra aklınızda sürekli soru işaretleri oluşabilir. “Acaba özlüyor mu?”, “Neden aramıyor?” veya “Tekrar iletişime geçmeli miyim?” gibi sorularla baş başa kalabilirsiniz. Bu bölümde, bu sorulara net ve anlaşılır cevaplar sunuyoruz.

Ayrılık sonrası iletişim eksikliği erkeklerde ne zaman özlem duygusuna dönüşebilir?

İletişim eksikliği bazen özlem duygusunu tetikleyebilir. Her birey farklı olduğu için bu zaman zarfı kişiden kişiye değişiklik gösterir; haftalar, aylar hatta yıllar alabilir.

Bir kişi ayrıldıktan sonra neden eski partneriyle iletişimi tamamen keser?

Birçok sebep olabilir; kişisel gelişim, eski ilişkinin yarattığı acının üstesinden gelme veya hayata yeni bir başlangıç yapma isteği gibi.

Eski sevgilinizle yeniden iletişime geçme konusunda ne zaman doğru zaman olduğuna nasıl karar verilir?

Bu kişisel bir karardır, ancak genelde duygusal olarak kendinizi hazır hissettiğinizde ve ilişkinin bitmesini içselleştirdiğinizde doğru zaman gelmiş olabilir.

Eski sevgili tarafından aranmamak, onun unutulduğu anlamına mı gelir?

Mutlaka değil. Bu, onların hayatlarında yeni bir sayfa açtığı veya iletişim kurmamayı tercih ettiği anlamına gelebilir.

Eski sevgilinizin sizi aramamasının ardında yatan psikolojik sebepler neler olabilir?

Bu durumun ardında özsaygı, bağımsızlığa duyulan ihtiyaç veya yalnız kalma ve kendi üzerine yoğunlaşma isteği gibi psikolojik sebepler bulunabilir.

İletişim kurmadan geçen uzun bir süreden sonra eski sevgiliyi aramak gezginler için nasıl sonuçlar doğurabilir?

Eski sevgilinizle tekrar iletişime geçmek bazen beklenmedik bir yeniden bağlantıya veya kapanmamış duygusal yaraların açığa çıkmasına neden olabilir. Hareket etmeden önce iyi düşünmeli ve sonuçları göz önünde bulundurmalısınız.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

20 Yorum

  1. faydalı bilgiler için teşekkürler, elinize sağlık.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazdığım yazıların sizlere faydalı olması beni çok mutlu ediyor. Vakit ayırıp okuduğunuz ve takdir ettiğiniz için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  2. Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Ayrılık sonrası yaşanan bu sessizlik durumunu ve ardındaki psikolojik nedenleri bu kadar net ve anlaşılır bir dille açıklamanız gerçekten çok değerli. Pek çok kişinin aklındaki sorulara yanıt verdiğinize eminim.

    Yazınız, konuya farklı bir bakış açısı getirerek çok faydalı bilgiler sunuyor. Bu içeriği kesinlikle benzer durumları yaşayan ya da merak eden herkese okumalarını TAVSİYE ederim. Emeğinize sağlık, kaleminiz daim olsun, benzer içeriklerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın size bu kadar faydalı olduğunu ve konuya farklı bir bakış açısı sunabildiğini duymak beni çok mutlu etti. Amacım tam da bu tür hassas konuları anlaşılır bir dille ele alarak okuyucuların zihnindeki soru işaretlerini gidermekti.

      Okuyucularıma bu içeriği tavsiye etmeniz de benim için büyük bir onur. Kalemimin daim olması dileğiniz ve yeni içeriklerimi sabırsızlıkla beklemeniz beni daha da motive ediyor. Profilimden diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz.

  3. Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Bu kadar hassas ve merak edilen bir konuya bu denli derinlemesine değinmeniz GERÇEKTEN çok değerli. Pek çok kişinin aklındaki sorulara ışık tuttuğunuz için teşekkür ederim.

    Yazınız, bu süreci yaşayanlara farklı bir bakış açısı sunuyor ve oldukça faydalı bilgiler içeriyor. Kesinlikle benzer durumda olan herkesin okuması gereken bir içerik. Kaleminize sağlık, emeğinizin karşılığını fazlasıyla alacağınızı düşünüyorum. Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum!

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın bu hassas konuda okuyucularıma farklı bir perspektif sunabildiğini ve akıllarındaki sorulara ışık tutabildiğini duymak beni gerçekten mutlu etti. Amacım tam da buydu, süreçleri yaşayanlara ve merak edenlere faydalı bilgiler sunabilmek.

      Sizin gibi düşünen okuyucularımın varlığı, yazma motivasyonumu artırıyor. Emeğimin karşılığını fazlasıyla aldığımı hissettiren bu nazik sözleriniz için minnettarım. Diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim, umarım onları da beğenirsiniz.

  4. Bu yazı, ayrılık sonrası sessizliğin ardındaki psikolojik katmanları anlamaya yönelik değerli bir başlangıç noktası sunuyor. Ancak, sessizliğin her zaman sağlıklı bir iyileşme süreci veya saygı göstergesi olup olmadığı üzerine de düşünebilir miyiz? Bazı durumlarda bu sessizlik, çatışmadan kaçınma, duygusal kaçınma veya hatta pasif agresyon gibi daha karmaşık psikolojik mekanizmalara da işaret edebilir. Bu bağlamda, bireysel bağlanma stillerinin veya geçmiş travmatik deneyimlerin bu sessizliği nasıl şekillendirebileceğine dair farklı bir perspektif sunan kaynaklara değinmek, konuyu daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olabilir miydi?

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sessizliğin çok yönlü doğasına dair belirttiğiniz noktalar kesinlikle üzerinde durulması gereken önemli perspektifler. Gerçekten de, sessizliğin her zaman olumlu bir anlam taşımadığını ve bazen daha karmaşık psikolojik dinamiklerin bir göstergesi olabileceğini göz önünde bulundurmak, konuyu daha derinlemesine anlamak adına kritik.

      Bağlanma stilleri ve geçmiş travmatik deneyimlerin sessizliği nasıl etkilediği üzerine farklı bir yazı kaleme almayı düşünebilirim. Bu, ayrılık sonrası süreçleri ve sessizliğin ardındaki motivasyonları daha geniş bir çerçevede ele almamıza olanak tanıyacaktır. Bu tür bir yaklaşım, okuyuculara konu hakkında daha bütünsel bir bakış açısı sunabilir. İlginiz ve değerli katkınız için tekrar teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

  5. Bu satırları okurken gerçekten çok etkilendim ve duygulandım. Ayrılık sonrası yaşanan o derin sessizliğin, bazen bir boşluk gibi hissettirse de aslında içinde ne kadar çok anlam barındırdığını, her iki taraf için de nasıl bir psikolojik süreç olduğunu çok güzel dile getirmişsiniz. O bekleyişin, o ‘acaba’ların insanı ne kadar yorduğunu, bazen de o sessizliğin aslında bir iyileşme ve kabulleniş süreci olabileceğini fark etmek… Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum, bu gerçekten zor bir durum ve bu konuyu bu kadar içtenlikle ele almanız kalbime dokundu. Paylaştığınız bu derin düşünceler için teşekkür ederim.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazdıklarımın size bu denli dokunmuş olması ve benzer duyguları paylaştığımızı bilmek benim için çok değerli. Ayrılık sonrası yaşanan o sessizliğin, hem sancılı hem de dönüştürücü bir süreç olabileceğini ifade etmeye çalışmıştım. Bu sürecin her bireyde farklı işlediğini ancak ortak paydaların da olduğunu görmek, yazdıklarımın amacına ulaştığını gösteriyor.

      Bazen o sessizlik, gerçekten de bir boşluk gibi hissettirse de, zamanla içinde barındırdığı iyileşme potansiyelini fark etmek mümkün olabiliyor. Bu zorlu süreçte hissettiklerinizi bu kadar açık yüreklilikle dile getirmeniz de ayrıca takdire şayan. Umarım yazdıklarım, bu tür deneyimler yaşayan herkese bir nebze olsun ışık tutar. Diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  6. Elinize sağlık, harika bir yazı olmuş! Ayrılık sonrası yaşanan sessizliğin ardındaki psikolojik dinamikleri bu kadar net ve anlaşılır bir dille ele almanız gerçekten çok değerli. Birçok kişinin aklındaki soru işaretlerine cevap verdiğinize eminim.

    Bu yazı, benzer durumları deneyimleyen herkes için BÜYÜK bir rehber niteliğinde. Kesinlikle çevremdeki herkese okumalarını tavsiye edeceğim. Emeğinize sağlık, bu tarz derinlemesine ve bilgilendirici içeriklerin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın sizde bu denli olumlu bir etki bırakmış olması ve özellikle ayrılık sonrası sessizliğin psikolojik boyutlarını anlaşılır bulmanız beni çok sevindirdi. Amacım tam da buydu, bu hassas konuyu deneyimleyenlere bir nebze olsun ışık tutabilmek ve onların akıllarındaki soru işaretlerine yanıt verebilmek.

      Yazımı çevrenizle paylaşma niyetiniz ise benim için en büyük takdirlerden biri. Umarım daha fazla kişiye ulaşır ve onlara da fayda sağlar. Bu tarz derinlemesine ve bilgilendirici içerikler üretmeye devam edeceğim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızdan memnuniyet duyarım.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazdıklarımla farklı bir pencere açabilmiş olmak beni mutlu etti. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanız dileğiyle.

  7. çok faydalı bir yazı olmuş, okuduğuma sevindim 🙂

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın size faydalı olduğunu duymak beni mutlu etti. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı tavsiye ederim.

  8. Bu sessizliğin ardındaki katmanları okurken, acaba yazar bize sadece yüzeydeki psikolojik nedenleri mi sunuyor yoksa bambaşka bir stratejinin ipuçlarını mı fısıldıyor diye düşünmeden edemedim. Belki de bu ‘derin psikoloji’ aslında çok daha eski, çok daha ilkel bir güç mücadelesinin modern bir kılıfından ibarettir. Kim bilir, belki de asıl manipülasyon, arayanın değil, sessiz kalanın elindedir ve bu yazı da o büyük oyunun bir parçasıdır.

    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazdıklarımın bu denli derinlemesine analiz edilmesi ve farklı açılardan değerlendirilmesi beni gerçekten mutlu etti. Sessizliğin ardındaki katmanları sorgulamanız, yüzeydeki psikolojik nedenlerin ötesine geçerek daha ilkel güç mücadelelerine değinmeniz, yazının amacına ulaştığını gösteriyor. Aslında amacım tam da buydu; okuyucuyu düşünmeye sevk etmek, görünenin ardındaki gerçekleri sorgulatmak ve her birimizin kendi bakış açısıyla farklı yorumlar getirmesini sağlamak. Manipülasyonun kimin elinde olduğu sorusu ise, yazının ruhuna uygun, üzerinde düşünülmeye değer bir bakış açısı sunuyor.

      Değerli yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

  9. Sağolun hocam, çok güzel bir paylaşım olmuş. Benim sevgilim de ilişkilerinde böyle hatalar yapıyor, bu yazı bana çok yardımcı oldu. Minnettarım.

    1. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın size yardımcı olduğunu duymak beni mutlu etti. İlişkilerde yapılan hataları fark etmek ve üzerine gitmek gerçekten de önemli bir adım. Umarım bu yazı, hem sizin hem de partnerinizin ilişkisini daha sağlıklı bir hale getirmesine katkı sağlar. Başka yazılarıma da göz atmanızı dilerim.

Başa dön tuşu