Kişisel Bakım

Ay Takvimine Göre Saç Kesimi 2026: Detaylı Rehber & Tarihler

Saçlarınızın gökyüzünün kadim ritmiyle uyum içinde daha hızlı uzamasını, güçlenmesini ve canlanmasını istemez misiniz? Yüzyıllardır tarımdan kişisel bakıma kadar pek çok alanda bir rehber olarak kullanılan Ay takvimi, saçlarınızın sağlığı üzerinde de şaşırtıcı etkiler yaratabilir. Bu inanışa göre, Ay’ın doğru evrelerinde yapılan saç kesimi, saç köklerini uyararak çok daha verimli bir büyüme döngüsü başlatır. Eğer siz de 2026 yılında saçlarınıza astrolojik ve doğal bir dokunuş katmayı hedefliyorsanız, en doğru adrestesiniz. Gelin, Ay takvimine göre saç kesimi 2026 rehberini tüm detaylarıyla birlikte keşfedelim.

Ay Takvimine Göre Saç Kesimi Nedir ve Neden Önemlidir?

Ay takvimine göre saç kesimi, Ay’ın gökyüzündeki evrelerine ve Zodyak’taki konumuna göre belirlenmiş özel günlerde saçları kesme pratiğidir. Bu yaklaşımın temelinde, Ay’ın çekim gücünün sadece okyanuslardaki gelgitleri değil, yeryüzündeki tüm canlı organizmaları ve enerjileri etkilediği kadim bilgisi yatar. Tıpkı bitkilerin büyüme döngüsünü yönlendirdiği gibi, saç foliküllerinin de bu göksel ritimlerden etkilendiğine inanılır. Bu yöntemi düzenli olarak uygulayanlar, saçlarında gözle görülür faydalar elde ettiklerini sıkça belirtmektedir.

  • Daha Hızlı Uzama: Ay’ın büyüme evrelerinde kesilen saçların normalden daha süratli uzadığı gözlemlenir.
  • Güçlü Kökler: Belirlenmiş zamanlarda yapılan kesimler, enerjiyi saç köklerine yönlendirerek dökülmeyi azaltabilir ve saç tellerini kalınlaştırabilir.
  • Artan Canlılık ve Parlaklık: Doğru zamanlama, saçın doğal yapısını destekleyerek daha parlak, sağlıklı ve kolay şekil alan bir forma kavuşmasına yardımcı olur.
  • Daha Az Kırık: Kökten uca beslenen ve güçlenen saçlarda, uçlardaki kırılma ve yıpranma oranında belirgin bir azalma görülebilir.

2026 Yılı İçin Ay Takvimine Göre En Uygun Saç Kesim Günleri

İşte 2026 yılı boyunca saçlarınızın sağlığını en üst seviyeye çıkarmak için gökyüzünün işaret ettiği en verimli tarihler. Bu günleri ajandanıza not alarak kuaför randevularınızı doğanın ritmine göre planlayabilirsiniz.

  • Ocak 2026: 6, 7, 8, 25, 26
  • Şubat 2026: 2, 3, 4, 21, 22, 23
  • Mart 2026: 10
  • Nisan 2026: 8
  • Mayıs 2026: 3, 4, 5
  • Haziran 2026: 27, 28, 29
  • Temmuz 2026: 17
  • Ağustos 2026: 21, 22
  • Eylül 2026: 17, 18
  • Ekim 2026: 14, 15, 16
  • Kasım 2026: 30
  • Aralık 2026: 17, 18, 19, 27, 28

Bu takvimin etkilerini en verimli şekilde görmek için düzenliliğin esas olduğunu unutmamalısınız. Tek bir kesimden mucizevi bir sonuç beklemek yerine, bu tarihleri bir rutin haline getirmek, uzun vadede çok daha kalıcı ve belirgin sonuçlar almanızı sağlayacaktır. Bu süreç, aynı zamanda ruhsal enerji yükseltmek için de harika bir fırsattır.

Hedefinize Göre En İyi Zamanı Belirleyin

Ay takvimi sadece genel “iyi” günler sunmakla kalmaz, aynı zamanda kişisel hedeflerinize göre zamanlamayı optimize etme imkanı da tanır. Saçınızla ilgili önceliğiniz ne ise, takvimi ona göre yorumlayarak en doğru zamanı seçebilirsiniz.

Hızlı Uzama İçin: Ateş Grubu ve Büyüyen Ay
Eğer temel amacınız saçlarınızı hızla uzatmaksa, kesim için Ay’ın Aslan, Koç veya Yay gibi bir ateş burcunda olduğu ve aynı zamanda büyüme (yükselen) evresinde bulunduğu günleri tercih etmelisiniz. Bu dönem, enerjinin en dinamik olduğu ve büyümeyi maksimum düzeyde teşvik ettiği zaman dilimidir.

Güçlü Kökler ve Hacim İçin: Toprak Grubu ve Küçülen Ay
Hızlı uzamadan ziyade saç köklerinizi güçlendirmek, saçınızı kalınlaştırmak ve hacim kazandırmak istiyorsanız, Ay’ın Boğa, Başak veya Oğlak gibi toprak burçlarında olduğu günleri seçmelisiniz. Özellikle Ay’ın küçülme (azalan) evresinde olması gerekir. Bu dönemde enerji köklere yönelir ve saçı dipten besleyerek güçlendirir.

Mevcut Formu Korumak İçin: Başak Burcu Günleri
Kısa bir saç modeliniz varsa ve sık sık kuaföre gitmekten hoşlanmıyorsanız, kesim için Ay’ın Başak burcunda olduğu günleri seçebilirsiniz. Bu dönemde yapılan kesimlerin saçın formunu daha uzun süre koruduğu ve uzama hızını yavaşlattığı düşünülür.

Saç Kesiminden Kaçınılması Gereken Zamanlar

Saç sağlığınızı desteklemek için doğru günleri bilmek kadar, olumsuz etki yaratabilecek zamanlardan bilinçli bir şekilde uzak durmak da o kadar önemlidir. İşte makasınızı kesinlikle elinize almamanız gereken kritik dönemler:

Su Grubu Burç Günleri

Ateş ve toprak burçları ne kadar olumluysa, su grubu burçları da saç kesimi için o kadar olumsuz kabul edilir. Ay’ın Balık, Yengeç veya Akrep burcunda olduğu günlerde saç kestirmekten kaçınmalısınız. Bu dönemlerin saçı zayıflatabileceği, kepeklenmeye neden olabileceği ve cansız bir görünüme yol açabileceği inanışı oldukça yaygındır.

Merkür Retrosu Dönemleri

Astrolojide iletişim, planlama ve kararlarla ilişkilendirilen Merkür retrosu, beklenmedik sonuçlar ve aksiliklerle ünlüdür. Bu dönemde yapılan saç kesimlerinin istenmeyen sonuçlar doğurabileceği, yanlış anlaşılmalara veya pişmanlığa neden olabileceği düşünülür. 2026 yılındaki Merkür retrosu tarihleri şunlardır:

  • 25 Şubat – 20 Mart
  • 29 Haziran – 23 Temmuz
  • 24 Ekim – 13 Kasım

Dolunay ve Çevresindeki Kritik Günler

Dolunay, enerjinin zirve yaptığı güçlü bir zaman dilimi olsa da saç kesimi için genellikle önerilmez. Özellikle dolunaydan önceki 3 gün ve sonraki 3 günü kapsayan altı günlük süreçte saç kesiminden uzak durulması tavsiye edilir. Bu dönemde enerjinin dengesiz olması, saç köklerini olumsuz yönde etkileyebilir.

Gökyüzü Rehberliğinde Sağlıklı Saçlara Yolculuk

Ay takvimine göre saç kesimi, modern saç bakım rutinlerinize ekleyebileceğiniz kadim ve bütünsel bir yaklaşımdır. Bu rehberde yer alan 2026 tarihleri, saçlarınızın doğal potansiyelini ortaya çıkarmak için size bir yol haritası sunar. Elbette bu sürecin, doğru beslenme, düzenli bakım ve kaliteli ürün kullanımı gibi diğer önemli faktörlerle desteklenmesi gerektiğini unutmamalısınız. Bu takvimi bir alışkanlık haline getirmek, hem saçlarınızla hem de doğanın döngüleriyle daha derin bir bağ kurmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, yeni alışkanlıklar edinmek, küçük adımlarla büyük değişimler yaratmanın en etkili yoludur.

Veronika

Öncelikle Selamlar: Gerçek ismimi vermeye gerek duymadım, bu yüzden ben Veronika. BlogLabs sitesinde yaşam tarzı ve ilgi çekici konular hakkında yazılar yazıyorum. Benimle birlikte keşfedeceğiniz konular arasında sağlıklı yaşam, seyahat, moda ve yeme-içme gibi birçok konu yer alıyor.Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon fakültesinde öğrenciyim. Hem okul hem de blog yazarlığı için sürekli olarak araştırma yapıyorum ve öğrendiğim bilgileri paylaşmaktan keyif alıyorum. Hayat dolu ve enerjik bir insanım, yeni deneyimlere açığım ve sürekli olarak kendimi geliştirmek istiyorum.Sizlerle beraber bu ilginç konuları keşfetmek için sabırsızlanıyorum. BlogLabs'te yazılarımı takip edebilir ve bana katılmak için yorumlarınızı bekliyorum!

İlgili Makaleler

21 Yorum

  1. Elbette, anladım. Farklı konulara uygun, istediğin tarzda birkaç yorum taslağı hazırladım:

    **Kariyer/İş Hayatı Konulu Bir Yazı İçin:**

    Bizim ofiste Selim abi vardı, “Oğlum bu Excel’le, sunumla ömür geçmez, git şu yazılım işini öğren, 3 seneye kral olursun” derdi. Biz o zamanlar “Aman abi kim uğraşacak şimdi” diye kafa sallayıp geçtik. Şimdi o kral oldu, biz hâlâ aynı sunumları hazırlıyoruz, hayatın gerçeği bu işte.

    **Yatırım/Para Biriktirme Konulu Bir Yazı İçin:**

    Yazıyı okuyunca aklıma geldi, rahmetli babamın bir arkadaşı vardı, esnaftan Cevdet abi. “Evladım üç kuruşun varsa at kenara arsa al, beton her zaman para eder” diye nasihat ederdi. O zamanlar gençlik işte, gezdik tozduk, parayı yedik. Ah ah, şimdi o arsaların yanından bile geçemiyoruz, hayat fırsatları önüne seriyor ama sen kör oluyorsun.

    **İlişkiler/Hayat Dersleri Konulu Bir Yazı İçin:**

    Üniversitede ev arkadaşım olan bir Zeynep abla vardı, “Bak bu çocuğun gözü dışarıda, seni üzmekten başka bir şey yapmaz” diye kaç kere uyardı. Ben de “Aşığım, sen anlamazsın” diye dinlemedim, burnumun dikine gittim. Sonuç ne mi oldu? Yıllarım çöp oldu, o da gitti başkasıyla evlendi; bazen en acı gerçekleri en yakınındakiler söyler ama duymak istemezsin.

  2. Çok faydalı bir çalışma olmuş, elinize sağlık. Konuyla ilgili olarak küçük bir detay eklemek isterim; Ay’ın burçlardaki konumunun yanı sıra, astrolojik olarak “Ay Boşlukta” (Void of Course) olarak adlandırılan zaman dilimleri de saç kesimi için önem taşır. Ay’ın bir burçtan çıkıp diğerine geçene kadar herhangi bir ana açı kurmadığı bu süreçlerde, başlanan işlerin genellikle istenen sonucu vermeyeceğine veya belirsiz kalacağına inanılır. Bu nedenle, takvimde belirtilen uygun günlerde dahi, saç kesimi gibi yeni bir başlangıç gerektiren işlemler için Ay’ın boşlukta olmadığı saatleri tercih etmek, alınan sonucun verimliliğini artıracaktır.

  3. Ne kadar ilginç bir çaba; kendi bedenimizdeki en fani uzantılardan birini, yani saçlarımızı, evrenin ebedi döngüsünün bir parçası kılmak. Bu durum, aslında insanın kozmosla bir olma, onun kadim ritmine ayak uydurma ve anlamsız görünen gündelik eylemlerine bile evrensel bir mana katma arzusunun en somut tezahürlerinden biri değil midir? Belki de bir makas darbesiyle saçlarımızdan ayırdığımız şey sadece cansız keratin lifleri değil, aynı zamanda zamanın akışına direnen, kaosu düzene sokmaya çalışan bilincimizin bir yansımasıdır. Kendi bedenimizdeki en basit değişimi bile göksel bir saate bağlama ihtiyacımız, belki de zamanın ve varoluşun lineer bir çizgiden ibaret olmadığına, her şeyin iç içe geçmiş döngülerden oluştuğuna dair içsel bir bilgiden kaynaklanıyordur. Bir tutam saçı keserken aslında evrenin devasa ve anlaşılmaz işleyişinde kendimize minicik, anlamlı bir rol biçme, o büyük senfonide ufacık bir nota olma çabası içinde olabilir miyiz? Peki ya saçlarımızı asıl güçlendiren şey Ay’ın çekim gücü değil de, bizim o güce olan inancımızın kendi içimizdeki yaratıcı enerjiyi harekete geçirmesi ise?

  4. Ay takvimine göre saç kesimiymiş! Sanki derdimiz tasamız bitti de saçımızın ne zaman uzayacağını Ay’a soracağız! Bu hayat pahalılığında kuaföre gidecek parayı bulduğumuza şükredelim bence, Ay’ın keyfini bekleyecek lüksümüz mü var! Zaten stresten, sinirden kafada saç kalmadı!

    Bırakın şimdi astrolojik dokunuşu falan! Benim saçımın tek ihtiyacı olan şey dertsiz bir kafa! Kirayı, faturaları düşünmekten saç köklerim bile isyan etti artık, dökülmedik tel kalmadı! Ay yeniay olmuş, dolunay olmuş kime ne! Siz önce şu ekonomiyi bir düzeltin de bizim de yüzümüz gülsün, belki o zaman saçlarımız da canlanır! Boş işler bunlar, hep boş işler

  5. Ay’ın döngülerinin doğa üzerindeki etkilerini ve bu kadim bilgileri günümüz pratiklerine uyarlama çabanızı oldukça değerli buluyorum. Yazınız, bu geleneksel yaklaşımı benimsemek isteyenler için gerçekten kapsamlı bir kaynak olmuş. Yazarın bu konuyu bu kadar derinlemesine ele almasını takdirle karşılamakla birlikte, bu uygulamanın arkasındaki psikolojik etkenlerin de en az göksel cisimlerin konumu kadar önemli olabileceği ihtimalini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Belirli bir ritüeli takip ederek saçımıza özen göstermemiz, belki de bizleri daha bilinçli bir bakım sürecine sokuyor ve sonuçta elde ettiğimiz olumlu etkiyi doğrudan Ay’ın fazlarına bağlıyoruzdur.

    Acaba bu durum, bir nevi plasebo etkisi veya kendini gerçekleştiren kehanet olabilir mi? Yani, saçımızın daha sağlıklı uzayacağına veya güçleneceğine inandığımız bir dönemde kesim yaptırdığımızda, bu beklentiyle saçımıza daha iyi bakıyor, daha kaliteli ürünler kullanıyor veya stres seviyemizi düşürüyor olabiliriz. Bu durumda başarının asıl kaynağı Ay’ın çekim gücünden ziyade, kendi adanmışlığımız ve pozitif beklentimiz olamaz mı? Bu kadim inanışların modern bilimsel verilerle nasıl bir denge içinde yorumlanabileceği üzerine düşünmek, konuya bambaşka bir derinlik katacaktır.

  6. Gökyüzünün ritmini kendi bedenimizin küçük bir parçasında, saçlarımızda aramak ne kadar da şiirsel bir çaba. Bu durum, aslında insanın modern dünyanın kaosunda yitirdiği o kadim ahengi, evrenle bir olma arzusunu yeniden bulma çabasının bir yansıması değil midir? Saçlarımızı Ay’ın döngüsüne teslim ederken, belki de sadece daha gür uzamasını değil, aynı zamanda hayatın büyük gelgitleri karşısındaki kendi yerimizi, o devasa kozmik saatteki minicik bir tik tak olduğumuzu hissetmek istiyoruz. Bir tutam saçı kesme anını bile evrensel bir takvime bağlama ihtiyacımız, en nihayetinde kontrol edemediğimiz bir varoluşun içinde anlamlı ve öngörülebilir anlar yaratma sanatımızdan başka nedir ki? Peki ya bu ritüelin gücü, Ay’ın çekim kuvvetinden ziyade, bizim o ritüele yüklediğimiz anlamda, bir düzene inanma ve kendimizi daha büyük bir bütünün parçası olarak görme ihtiyacımızda saklıysa?

  7. Ay’ın döngülerinin kişisel bakım rutinlerimiz üzerindeki potansiyel etkilerini bu denli kapsamlı bir şekilde ele alan yazınız için teşekkür ederim. Geleneksel bilgeliğin modern hayata entegre edilmesi fikri her zaman ilgi çekicidir. Yazarın bu konudaki derinlemesine araştırmasına ve sunduğu takvime saygı duymakla birlikte, acaba saç sağlığını belirleyen daha temel ve bilimsel faktörlerin bu denklemdeki ağırlığını biraz daha farklı bir açıdan değerlendiremez miyiz?

    Örneğin, genetik mirasımızın saçımızın yapısı, kalınlığı ve uzama hızı üzerindeki belirleyici rolü yadsınamaz bir gerçektir. Benzer şekilde, beslenme alışkanlıklarımız, vitamin ve mineral seviyelerimiz, hormonal dengemiz ve hatta stres düzeyimiz gibi faktörlerin saç sağlığı üzerindeki doğrudan etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu durumda, Ay’ın döngülerini birincil etken olarak kabul etmek yerine, bu temel biyolojik ve çevresel koşulları optimize ettikten sonra Ay takvimini, belki de motivasyonumuzu artıran tamamlayıcı bir rehber olarak konumlandırmak daha bütüncül bir yaklaşım sunmaz mıydı?

  8. Elinize emeğinize sağlık, ne kadar özenli ve detaylı bir yazı olmuş böyle. Ayın döngülerine göre saç bakımı konusunu uzun zamandır merak ediyordum ama hep dağınık bilgilerle karşılaşıyordum. Sizin bu rehberiniz GERÇEKTEN çok aydınlatıcı oldu.

    Böylesine kapsamlı bir takvimi ve bilgileri bir araya getirmek için harcadığınız emek takdire şayan. Yazınızı hemen konuya meraklı arkadaşlarıma da gönderiyorum, eminim onlar da bayılacaklar. Benzer konulardaki yazılarınızı dört gözle bekliyor olacağım.

  9. Elbette, yazının konusuna göre aşağıdaki gibi bir yorum yapabilirsin. Konuyu belirtirsen daha net bir yorum da yazabilirim:

    **Konu: Finans/Yatırım ise**

    Bizim iş yerinde bir Murat abi vardı, “oğlum şu coinlerden al üç-beş at kenara, unut” dediğinde gülüp geçmiştik. Biz o parayla gezip tozarken o her ay kenara bir şeyler attı. Ah aah, şimdi o abi emekliliğini planlıyor, biz hâlâ ay sonunu nasıl getireceğimizi düşünüyoruz.

    **Konu: Kariyer/Girişimcilik ise**

    Yazıda anlatılanların aynısı. Zamanında bir komşu abla, “kızım bu internet işlerine gir, bir şeyler sat” dediğinde “kim uğraşacak şimdi onunla” diye burun kıvırmıştım. O zamanlar cesaret edip o adımı atsaydım şimdi kendi işimin patronuydum. İşte insanın aklı sonradan başına geliyor ama tren de kaçmış oluyor.

    **Konu: Kişisel Gelişim/Sağlık ise**

    Üniversitede bir abi “mutlaka bir spor alışkanlığı edinin, bu yaşta başlamazsanız bir daha başlayamazsınız” derdi de dinlemezdik. Neymiş, o zamanlar enerjimiz çokmuş, ne gerek varmış. Şimdi merdiven çıkarken nefes nefese kalınca o abinin sözleri kulağımda çınlıyor, keşke demekten başka bir şey gelmiyor elden.

  10. ya allah aşkına şimdi de bu mu çıktı başımıza 🙄 ay takvimine göre saç kesmek falan ne alaka ya. iyice batıl inançlara boğulduk kaldık. yıldızlar gezegenler derken şimdi de ayın evresine göre makas mı tutucaz elimize. valla okurken güldüm yani kusura bakmayın da.

    ama ne yalan söyliyim o kadar çok şey denedim ki saçlarıma bi faydası olmadı. en son çare buna da bi şans vericem galiba 🤦‍♀️ ne kaybederim ki altı üstü kuaför randevusunu iki gün ileri atarım. 2025 için takvimi kaydettim bakalım. bi umut işte deniycez artık nolcak sanki 😂🤞

  11. Bu detaylı ve emek verilmiş takvim için teşekkürler. Yazıda bahsedilen astrolojik ve geleneksel yaklaşımların yanı sıra, konunun bilimsel boyutuna da değinilmesi okuyucu için daha zengin bir içerik sunabilirdi. Örneğin, ayın çekim gücünün gelgitler gibi büyük su kütleleri üzerindeki etkisi bilinirken, insan vücudu ve saç kökleri üzerindeki potansiyel etkilerini inceleyen araştırmalar mevcut mu, merak ettim. Bu tür bir karşılaştırma, konunun hem kültürel bir inanış olarak kökenlerini hem de modern bilimdeki karşılığını bir arada görmemizi sağlayarak daha bütüncül bir bakış açısı kazanmamıza yardımcı olabilirdi.

  12. ya bi durun allah aşkına 🤦‍♀️ ay takvimine göre saç kesimi falan, gercektenmi bu devirde hala bunlara inanan varmı? yani ne alaka ayın nerde durduguyla benim saçımın uzaması. tamamen batıl inanç bence bunlar. astrolojiye falan inanırımda bu kadarıda fazla yani ne biliyim bana çok saçma geldi.

    ama ne yalan söylim saçlarımda bi arpa boyu yol gitmiyo. dökülmeside cabası. madem öyle bişey var diyosunuz kaydettim takvimi, 2025 de harfiyen uyup deniycem bakalım. ne kaybederimki sanki en fazla yine uzamaz 😂 tutarsa bütün sülaleye yayarım bu bilgiyi. bakalım görücez..

  13. Gökyüzünün devasa saatine bakıp yeryüzündeki en kişisel eylemlerimizden birini, bir tutam saçı kesmeyi, onun ritmine ayarlama çabamız ne kadar da manidar. Acaba bu, kaosun ortasında bir düzen, anlamsızlığın içinde bir ritüel arayışımızın en masum tezahürlerinden biri mi? Kendi küçük, ölümlü hikayemizi, evrenin sonsuz ve döngüsel şiirine bir mısra olarak ekleme arzusu değil midir bu? Belki de saçlarımızı değil, kendi içimizdeki o belirsiz boşluğu, o aidiyet özlemini kesip atmaya, evrenle aynı frekansta titreştiğimiz o anlık yanılsama ile kendimizi bütün hissetmeye çalışıyoruzdur. Peki ya bu senkronizasyon, saç köklerimizde değil de ruhumuzun derinliklerinde bir etki yaratıyorsa? Ya asıl uzayan ve güçlenen, fiziksel olan değil de, kozmosa bir anlam ipiyle bağlandığımıza dair inancımızsa? Nihayetinde, bir makas darbesiyle yıldızlara dokunma umudu, insanın varoluşsal yalnızlığına karşı bulduğu en şiirsel tesellilerden biri olamaz mı?

  14. Yazınız için teşekkürler, çok aydınlatıcı. Aklıma şöyle bir durum takıldı: diyelim ki saçlarımın daha gür çıkmasını istiyorum ve bunun için Aslan burcu günlerini beklemem gerekiyor. Fakat o tarihler, Ay’ın küçülme evresine denk gelirse, bu iki etki birbiriyle çelişmez mi? Böyle bir durumda hangi faktöre, yani Ay’ın evresine mi yoksa bulunduğu burca mı öncelik vermemiz daha doğru olurdu?

  15. Ay takvimine göre saç kesimiymiş! Kafamızda saç mı bıraktınız da takvimine bakalım! Dertten, stresten, bu hayat pahalılığını düşünmekten saçlar döküldü gitti zaten! Bir de ne zaman uzayacak diye ayın keyfini mi bekleyeceğiz! Bırakın bu işleri Allah aşkına!

    Milleti böyle şeylerle oyalayın siz anca! Saçımız uzayınca ekonomi düzelecek sanki, kiralar düşecek! İnsanların aklını böyle boş işlerle meşgul edip gerçekleri görmelerini engelliyorsunuz! Benim saçım değil, bu düzenin değişmesi lazım! Yeter artık

  16. Rahmetli anneannem, saçlarımızı kesmeden önce mutlaka gökyüzüne bakar, ayın durumunu kontrol ederdi. Ona göre ay dolunayken kesilen saç hem daha çabuk uzar hem de gürleşirmiş. Bizim için bu, bahçe merdivenine oturup onun elindeki o eski makasın sesini dinlediğimiz tatlı bir ritüeldi.

    Şimdi bu yazıyı okuyunca o günler aklıma geldi. Teknolojinin ve takvimlerin bu kadim bilgiyi ne kadar detaylı bir şekilde önümüze serdiğini görmek çok ilginç. Anneannemin bilgeliğini ve o sakin günleri tekrar hatırlattığınız için teşekkür ederim.

  17. valla ilk okudugumda bu ne sacmalık dedm kendi kendime 😂 ay’ın evresiyle benim saçımın ne alakası olablirki yani. 2025 yılına gelmişiz hala böyle batıl şeylere inanan varmı diye düşündüm. bana hiç mantıklı gelmedi acıkcası tamamen hurafe gibi duruyo.

    ama ne yalan söyliyim saçlarım o kadar kötüki denemediğim şey kalmadı. madem öyle bi de bunu deniycem kaybedicek bişeyim yok sonuçta. 2025 için verdiğiniz tarihleri kaydetim valla bakalm bu gökyüzü totemi benim kel kafama bi çare olcakmı. tutarsa her yerde anlatırım. 🙏

  18. Bu detaylı ve özenle hazırlanmış takvim için teşekkürler. Yazıyı okurken aklıma takılan bir nokta oldu; bu uygulamanın astrolojik ve geleneksel kökenleri oldukça ilgi çekici, ancak bu iddiaları destekleyen bilimsel bir çalışma veya kanıt olup olmadığına dair bir bölüm eklenebilir miydi? Acaba Ay’ın döngülerinin doğrudan bir etkisinden çok, bu ritüele inanmanın ve kişinin kendine belirli günlerde özen göstermesinin getirdiği plasebo benzeri bir psikolojik etki söz konusu olabilir mi? Bu konunun bu yönüyle de ele alınması, yazının kapsamını daha da genişletir ve farklı bakış açılarına sahip okuyucular için de değerli bir kaynak oluştururdu.

  19. Ne kadar ilginç, en dünyevi ve kişisel eylemlerimizden biri olan saçlarımıza bakım yapmak için bile yüzümüzü o ezeli ve ebedi gökyüzüne çeviriyoruz. Bu, Ay’ın döngülerine uyumlanma arzusu, aslında sadece daha gür saçlara sahip olma isteğinden çok daha derin bir arayışın fısıltısı olamaz mı? Belki de bu, modern dünyanın mekanik tik-takları arasında yitirdiğimiz o kadim ritmi, evrenin nefes alıp verişiyle kendi varlığımızı yeniden senkronize etme çabasıdır. Kestiğimiz her bir saç teli, belki de kontrol edemediğimiz bir hayata karşı giriştiğimiz küçük, anlamlı bir ritüel, kaosun ortasında kendi düzenimizi kurma irademizdir. Bu durum, insanın o bitmek bilmeyen varoluşsal aidiyet arayışının, kendini evrenin devasa ve anlaşılmaz dokusunda anlamlı bir iplik gibi hissetme özleminin bir yansıması değil midir? Asıl uzamasını ve güçlenmesini istediğimiz şeyin saçlarımızdan ziyade, bu kozmik bütünlük hissine duyduğumuz inancımız olması ne kadar da muhtemel. Belki de aynaya baktığımızda görmeyi umduğumuz şey, yalnızca daha sağlıklı saçlar değil, evrenin sessiz müziğinde kendi ritmini bulmuş bir ruhun parıltısıdır.

  20. Konuyu oldukça kapsamlı ve anlaşılır bir şekilde ele alan bu yazınız için teşekkür ederim. Bu değerli bilgilere ek olarak küçük bir noktayı hatırlatmakta fayda görüyorum: Ay’ın “boşlukta” (Void of Course) olduğu zaman dilimleri. Bu periyotlar, Ay’ın bir burçtan diğerine geçmeden önce başka bir gezegenle önemli bir açı yapmadığı anları ifade eder. Astrolojiyle ilgilenen bazı kaynaklara göre, bu zamanlarda başlanan işlerin, buna saç kesimi de dahil, istenen sonuca ulaşmayabileceği veya belirsizlikle sonuçlanabileceği düşünülür. Bu nedenle, takvimde belirtilen uygun günleri seçerken Ay’ın boşlukta olup olmadığını da kontrol etmek, uygulamanın etkinliğini artırmak adına dikkate alınabilecek bir detaydır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu