Psikoloji

Aşırı Empati Sendromu: Duygusal Yükün Altında Ezilmek

Aşırı empati sendromu, diğer adıyla **hiper empati sendromu**, bireyin sürekli olarak başkalarının düşünceleri ve duygularıyla yoğun bir şekilde ilgilenmesi durumudur. Bu durum, kişinin kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını ihmal etmesine yol açabilir. Bu sendroma sahip bireyler, sürekli olarak “Başkası ne düşünür?” veya “El alem ne der?” gibi düşüncelerle meşgul olurlar.

Empati, insan ilişkilerinin temel taşlarından biridir. Ancak, empati yeteneğinin aşırıya kaçması, bireyi yoğun bir duygusallığa, aşırı hassasiyete ve hatta özgüvensizliğe sürükleyebilir. Aşırı empati sendromu yaşayan kişiler, başkalarının deneyimlerinden derinden etkilenir ve bu durum kendi iç dünyalarına zarar verebilir.

Aşırı Empati Sendromunun Anatomisi

Aşırı Empati Sendromu: Duygusal Yükün Altında Ezilmek

Aşırı empati sendromu olan kişiler, genellikle kendilerini ikinci plana atarlar. Kendi duygularını, kişiliklerini ve davranışlarını başkalarının beklentilerine göre şekillendirirler. Bu durum, kişinin kendi kimliğinden uzaklaşmasına ve başkalarının onayını arama davranışına yönelmesine neden olabilir.

Örneğin, kişi aslında gitmek istemediği bir yere, asosyal görünmemek için gidebilir. Ya da sırf başkaları tarafından kötü olarak anılmamak için istenilen her şeyi yapabilir. Bu tür davranışlar, kişinin kendini değerli hissetme ihtiyacından kaynaklanır.

  • Kendini sürekli başkalarının yerine koyma
  • Başkalarının duygusal yükünü taşıma
  • Kendi ihtiyaçlarını ihmal etme
  • Sınır koymakta zorlanma
  • Başkalarının onayını arama
  • Yoğun stres ve tükenmişlik hissi
  • Karar vermekte zorlanma
  • Özgüven eksikliği
  • Sosyal ilişkilerde zorlanma

Hiper empati yaşayan bireylerde bencillik düzeyi minimumdadır. Bu durum, onları çevrelerindeki insanlar tarafından suistimale açık hale getirebilir. Sonuç olarak, bu kişiler kırgın ve bezgin bir hale gelebilirler. Yıllarca başkalarını mutlu etmek için çabalayan ve yine de bunu başaramayan bireyler, kendilerini değersiz hissedebilirler.

Emek verilmesine rağmen sevilmeme ve değer görmeme durumu, yoğun bir değersizlik hissine yol açar. Bu nedenle, bu bireyler zamanla daha kırgın hale gelirler ve kendi haklarını savunmakta zorlanırlar. Aşırı empati sendromuyla başa çıkmak için zihinsel dinginliği sağlamak önemlidir.

Aşırı Empati Sendromunun Derinlemesine Nedenleri

Aşırı empati sendromunun kökeninde çeşitli faktörler yatar. Bu faktörler genellikle erken çocukluk deneyimlerine, toplumsal beklentilere ve kişilik özelliklerine dayanır.

Erken çocukluk anıları, özellikle 0-6 yaş dönemi, çocukların farkındalıklarının ve benlik duygularının geliştiği kritik bir evredir. Bu dönemde aile tarafından yeterince sevilmemek ve kabul edilmemek, çocukların kendilerini değersiz hissetmelerine neden olabilir. Bu durum, toplumun kurallarını ve değer yargılarını aşırı derecede içselleştirmelerine yol açar.

Toplumsal Beklentilerin Rolü

Aşırı Empati Sendromu: Duygusal Yükün Altında Ezilmek

Toplumda genellikle istekleri koşulsuz kabul eden, kararları sorgulamayan ve fedakar kişiler sevilir. Aşırı empati sendromu olan kişiler de başkalarının taleplerine ve isteklerine aşırı duyarlıdır. Bu nedenle, bu sendroma sahip bireyler, çevrelerindeki insanlar tarafından tercih edilirler ve daha fazla sevgi ve değer görebilmek adına bu davranışlarını pekiştirerek sürdürürler. Bu durum, kişinin kendi özgüvenini zedeler.

Aşırı empati sendromu, DSM-5’te tanımlanmamış bir kişilik bozukluğu olarak değerlendirilebilir. Bunun nedeni, aşırı empati bozukluğunun farklı kişilik bozukluklarına eşlik edebilecek semptomlara sahip olmasıdır. Örneğin, sınırda kişilik bozukluğu olan kişilerin empati yeteneklerinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Beyin ve Empati İlişkisi

Aşırı empati sendromuna katkıda bulunan beyin bölgeleri arasında inferior parietal korteks, temporoparietal kavşak, ventral premotor korteks ve posterior superior temporal sulkus bulunur. Bu bölgelerde ayna nöronlar yoğun olarak bulunur. Ayna nöronlar, başkalarının eylemlerini ve duygularını anlama ve taklit etme yeteneğimizde önemli bir rol oynar.

Aşırı Empati Sendromunun Belirgin İşaretleri

Aşırı empati sendromu olan kişilerde görülen belirtiler, sosyal becerilerin ve kimliklerin kırılması, ruh hali değişimleri ve başkalarının sorunlarını çözme eğilimi gibi çeşitli şekillerde kendini gösterir.

Bu kişiler, başkalarının sorunlarını çözmeye çalışarak, ihtiyaç duyulan ve değerli kişi olduklarını vurgulayarak bu özelliklerini güçlendirmeye çalışırlar. Sürekli etkileşimde bulunarak iyilik yapmakta ve bu kişiler tarafından kendilerine duyulan inancı doğrulamaktadırlar. Ancak, başka kişiler tarafından sınır ile karşılaştıklarında kendilerini kırılmış ve incinmiş hissederler.

  • Sosyal becerilerin ve kimliklerin zayıflaması
  • Ruh hali değişimlerinin sık yaşanması
  • Başkalarının sorunlarını çözme eğilimi
  • Aşırı koruyucu davranışlar
  • İş hayatında üretkenlik sorunları
  • Öfke patlamaları

Aşırı koruyucu davranışlar sergileyerek başkalarının özerkliklerini ihlal edebilirler. İş hayatında üretken olmakta zorlanabilirler. Başkalarını destekleme ve yardım etme ihtiyaçlarını çevrelerindeki kişilerin anlamadığını düşünebilirler. Bu durum, zaman zaman öfke patlamalarına yol açabilir.

Teşhis ve Tedavi Yöntemleri

Aşırı empati sendromu teşhisi, kişinin çevresindeki insanlara olan yaklaşımı ve kendine verdiği değer gibi hususların gözden geçirilmesiyle konulur. Kişinin detaylı öyküsü alınarak teşhis süreci tamamlanır.

Tedavi Süreci ve Yaklaşımlar

Aşırı empati bozukluğunun tedavisi için öncelikle kişinin bu durumu fark etmesi gerekmektedir. Çoğu kişi bu sendromu vicdan ile eşleştirerek farkına varmaz. Ancak bu durum, olumsuz sonuçlara yol açabilir. “Böyle davranmazsam beni sevmezler, başkalarını anlamak zorundayım” gibi düşünceler, zihinde sürekli olarak dolaşır. Bu düşünceler ise kişinin sürekli fedakar davranmasına neden olur.

Tedavi sürecinde, karşıdaki kişiye sınır çizme, öz saygı geliştirme, benlik saygısını artırma, hayır diyebilme ve savunma mekanizmalarını devreye sokma üzerine çalışılır. Aynı zamanda, kişinin başkalarına kendisini sevdirebilmek ve kendini değerli hissedebilmek için yaptığı davranışlara sebep olan düşüncelerini değiştirmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu amaçla, bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemler sıklıkla tercih edilir. Anksiyete ile başa çıkma yöntemleri de bu süreçte faydalı olabilir.

Uzman Desteğinin Önemi

Aşırı empati sendromu için kişilerin, kendi ihtiyaçlarına ve beklentilerine daha çok öncelik vermeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Bunun sonucunda, kişiler kendi kimliklerine ve kendilerine saygı duyarlar. Bunu başarabilmek için aşırı empati sendromu yaşayan bireylerin ruh sağlığı alanında uzman bir psikolog ya da psikoterapistten destek almaları önemlidir.

Aşırı empati sendromu tedavi edilmezse, kişiler hayatlarını başkalarına göre yaşamakta ve kendilerini üçüncü bir göz izliyormuş gibi düzenlemektedir. Bu durum, tercih edilmeyen bir bozukluk halidir.

Sağlıklı Bencilliğin Önemi

Bencil olma, olumsuzluğu çağrıştıran ve istenmeyen bir durumdur. Empati seviyesi düşük olan bencil kişiler genelde kötü olarak nitelendirilmektedir. Ancak, kişinin kendini fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissedebilmesi için sağlıklı bencillik gerekmektedir. Kişinin kendi yaşamından, değerinden, sağlığından daha önemli ve öncelikli olan bir şey yoktur.

Bencil olmak ne kadar kötüyse, benlik duygusunun ortadan kalkması da o denli kötüdür. Çünkü bu durum sonucunda kişiler kendi yaşamlarını sağlıklı bir şekilde yaşayamazlar ve özgüven eksikliği ile sosyal ilişkilerde bozukluk gibi problemler ile karşılaşırlar. Bu bireylerin, karşılarındaki kişilerin onlardan sıkılacağını düşünmeleri, sosyal ilişkilerde bozulmalara yol açar. Bunun sonucunda sevinçler, dertler paylaşılamaz ve sürekli karşıdaki kişi dinlenir. Bir süre sonra ise bu durum bireyin içinde ağırlık oluşturarak depresyona sebep olabilir. Aşırı empati sendromu zamanla kişileri yıpratır, stresli ve değersiz hissettirir. Bunun sonucunda depresyon ve panikatak gibi farklı rahatsızlıklar görülebilir.

Duygusal Sınırlarınızı Çizmek

Aşırı empati sendromu ile başa çıkmanın en önemli adımlarından biri, sağlıklı sınırlar çizmektir. Sınırlar, başkalarının duygusal yükünü taşımaktan kendinizi korumanıza ve kendi ihtiyaçlarınıza odaklanmanıza yardımcı olur.

Sınır koymak, bencil olmak anlamına gelmez. Aksine, kendinize ve başkalarına karşı dürüst olmanın bir yoludur. Sınırlarınız, kim olduğunuzu ve neye değer verdiğinizi gösterir. Bu sayede, daha sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurabilirsiniz.

Unutmayın, kendinize iyi bakmak, başkalarına daha iyi yardım etmenizi sağlar. Kendi duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarınızı karşılamadan başkalarına destek olmaya çalışmak, tükenmişliğe yol açabilir. Bu nedenle, kendinize öncelik vermeyi ve sınırlarınızı korumayı öğrenmek, hem sizin hem de çevrenizdekilerin iyiliği için önemlidir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu