Aristoteles Mantığı: Akıl Yürütmenin Temel Taşı ve Bilimsel Düşüncenin Kökenleri
Antik Yunan felsefesinin en büyük dehalarından biri olan Aristoteles, kendinden önceki dağınık felsefi birikimleri bir araya getirerek, bilimsel düşünceye ve doğru akıl yürütmeye temel teşkil eden mantık disiplinini sistematik bir yapıya kavuşturmuştur. Onun çalışmaları, yüzyıllar boyunca Batı düşüncesinin şekillenmesinde kilit bir rol oynamış ve mantığı, bilgi edinmenin vazgeçilmez bir aracı haline getirmiştir. Aristoteles’in bu eşsiz katkısı, felsefenin ve bilimin ilerlemesinde adeta bir dönüm noktası olmuştur.
Bu makalede, Aristoteles mantığının temel prensipleri, “Organon” adlı başyapıtındaki ana bölümleri ve bu mantığın akıl yürütme süreçlerindeki önemi detaylı bir şekilde incelenecektir. Kavram oluşturmadan önerme kurmaya, oradan çıkarımlar yapmaya uzanan bu düşünsel yolculukta, Aristoteles’in akıl ilkeleri, kıyas sanatı ve bilimsel yönteme olan katkıları derinlemesine ele alınacaktır. Ayrıca, günümüzdeki bilimsel düşünceye olan etkileri ve mantığın hatalı akıl yürütmelerden korunmadaki rolü de tartışılacaktır.
Aristoteles Mantığının Doğuşu ve Yapısı

Aristoteles öncesi dönemde mantığa dair çalışmalar mevcut olsa da, bu çalışmalarğın dağınık ve sistematik olmaktan uzak olduğu görülür. Aristoteles, bu birikimi toplayarak, mantığı başlı başına bir disiplin olarak kurmuş ve onu “araç bilimi” olarak tanımlamıştır. Bu, onun felsefi mirasının en özgün ve etkili parçalarından biridir.
Aristoteles’in mantık üzerine yaptığı çalışmalar, daha sonra “Organon” adıyla bilinen altı ayrı kitapta toplanmıştır. Bu eserler, onun mantık sisteminin temelini oluşturur ve doğru düşünmenin yollarını detaylı bir şekilde açıklar:
- Kategoriler: Varlıkların sınıflandırılması ve temel kavramların analizi.
- Önermeler: Yargıların yapısı, doğru ve yanlış önermelerin özellikleri.
- Birinci Analitikler: Tümdengelimli akıl yürütmenin, özellikle kıyasın kuralları.
- İkinci Analitikler: Bilimsel bilgi edinme, ispat ve tanımların doğası.
- Topikler: Diyalektik akıl yürütme ve tartışma yöntemleri.
- Sofistik Deliller: Yanıltıcı argümanların ve safsataların incelenmesi.
Daha sonraki dönemlerde, Aristoteles’in “Retorik” ve “Poetika” eserleri de bu külliyata eklenmiş, Porphyrios’un “Isagoge” adlı eseriyle ise “Organon” toplam dokuz kitaba ulaşmıştır. Bu geniş kapsamlı külliyat, mantığın kapsamını ve derinliğini gözler önüne sermektedir.
Aristoteles Mantığının Temel İlkeleri ve Akıl Yürütme

Aristoteles’in mantık alanındaki en büyük başarısı, kendinden önceki hiçbir düşünürden doğrudan bir sistem almadan, tamamen özgün bir mantık sistemi yaratmasıdır. Bu sistem, on dokuzuncu yüzyıla kadar mantık çalışmalarının temelini oluşturmuştur. O, mantığı, “Bir şeyler kabul edildiğinde başka şeylerin onlardan zorunlulukla ortaya çıktığı” bir konuşma olarak tanımlamış, bu tanım akıl yürütmenin özünü yakalamıştır.
Aristoteles mantığı, akıl ilkelerini (özdeşlik, çelişmezlik, üçüncü halin olanaksızlığı) temel alan iki değerli bir mantıktır; yani önermeler ya doğru ya da yanlıştır. Bu mantık, özellikle tümdengelimli akıl yürütmeye büyük önem verir, çünkü kesin ve geçerli sonuçların ancak bu yöntemle elde edilebileceğine inanılır. Doğru akıl yürütme süreci, Aristoteles’e göre şu adımları takip eder:
- Kavram Oluşturma: Düşünmenin temel taşları olan kavramların net bir şekilde tanımlanması.
- Önerme Kurma: Kavramlar arasındaki ilişkileri ifade eden yargıların oluşturulması.
- Çıkarım Yapma: Önermelerden zorunlu sonuçların elde edilmesi.
Bu sürecin en önemli unsuru ise kıyaslardır. Kıyas, iki doğru yargıdan üçüncü bir yargı çıkarılması prensibine dayanır. Örneğin:
Öncül 1 İnsan akıllı bir hayvandır. Öncül 2 Sokrates de insandır. Sonuç O halde Sokrates de akıllı bir hayvandır.
Bu örnekte görüldüğü gibi, Aristoteles mantığı, genelden özele doğru bir akıl yürütme biçimini benimser ve bu, bilimsel ispatın da temelini oluşturur. Nesnelerin özüne ulaşmak için tanımlara ve sınıflandırmalara büyük önem veren Aristoteles, mantıkta ve felsefede işe her zaman bu tanımlamalarla başlar.
Mantık ve Bilim Arasındaki Yakın İlişki
Aristoteles, sadece ayrı bilimlerin değil, aynı zamanda mantık biliminin de yaratıcısıydı. Ona göre mantık ile bilim arasında ayrılmaz bir bağ vardır; mantık, bilimin elde ettiği sonuçları formüle etmek için kullanılan bir araçtır. Bu nedenle Aristoteles, mantığa olan ilgisini sadece önermelerin birbirleriyle olan ilişkisini analiz etmekle sınırlamadı. Aynı zamanda, kanıtlama biçimleriyle de ilgilenerek, hangi şeylerin var olduğunu ve neden oldukları gibi olduklarını ortaya koymada kullanılacak dil üzerinde yoğunlaştı.
Aristoteles’in “analitik” adını verdiği mantık, modern bilimsel yönteme oldukça yakındır. Bilimsel yöntem, Aristoteles’in anladığı şekliyle iki temel unsuru barındırır: bir argümanın veya çıkarımın geçerliliği ve doğruluğu. Bir akıl yürütme geçerli olabilirken, öncüllerinin yanlış olması durumunda sonucu da yanlış olabilir. Örneğin:
Bütün metaller ısıtıldıkları zaman genleşir.
Bakır bir metaldir.
Öyleyse, bakır da ısıtıldığı zaman genleşecektir.Bu akıl yürütme hem geçerli hem de doğrudur.
Bütün Türkler sporcudur.
Ahmet bir Türk’tür.
Öyleyse, Ahmet de bir sporcudur.Bu akıl yürütme geçerlidir, ancak büyük öncülü doğru olmadığı için sonucu da doğru değildir. Bu örnek, mantığın bizi hatalı düşünmekten koruyan kurallarını gösterir, ancak doğru öncülleri bulmanın ayrı bir çaba gerektirdiğini de vurgular.
Mantık, argümanların formel yönlerini inceleyerek, geçerli düşünme kalıplarını ortaya koyar. Bu formel inceleme, sembollerin ve değişkenlerin kullanılmasını gerektirir. Aristoteles’in bu sembolik yaklaşımı, cebirsel notasyona benzerlik gösterir ve onu mantığın kurucusu yapan en önemli özelliklerden biridir. Bu sayede, düşünce biçimleri içerikten yalıtılmış olarak ele alınabilir ve evrensel geçerli akıl yürütme formülleri oluşturulabilir. Bu, düşünce tarihinde devrim niteliğinde bir adımdır.
Aristoteles’in mantık sistemini inşa ederken, sadece “ne düşünüyoruz” sorusuna değil, aynı zamanda “nasıl düşünüyoruz” sorusuna da odaklanması, felsefenin metodolojiye verdiği önemin bir göstergesidir. Onun bu ayrımı, felsefi sorgulamanın sadece içeriğe değil, aynı zamanda biçime de ne denli bağımlı olduğunu net bir şekilde ortaya koyar. Bu, günümüzdeki felsefi analizlerimde de sıkça başvurduğum bir ayrım noktasıdır.
Modern Düşünceye Etkileri ve Mantığın Süregelen Önemi

Aristoteles’in mantık anlayışı, sadece kendi döneminde değil, aynı zamanda Orta Çağ ve hatta modern bilimin doğuşunda da büyük bir etki bırakmıştır. Onun belirlediği kavramsal çerçeve ve akıl yürütme kuralları, yüzyıllar boyunca düşünürlere ve bilim insanlarına rehberlik etmiştir. Özellikle tümdengelimli akıl yürütme, matematikten hukuka kadar birçok alanda temel bir araç olarak kullanılmıştır.
Günümüzde de Aristoteles mantığının temel ilkeleri, formel mantık, yapay zeka ve bilgisayar bilimleri gibi alanlarda hala geçerliliğini korumaktadır. Akıl yürütme yöntemlerinin anlaşılması, eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi ve yanıltıcı argümanlardan kaçınma konusunda Aristoteles’in mirası paha biçilmezdir. Mantık, sadece felsefecilerin değil, her bireyin doğru ve tutarlı düşünme yeteneğini geliştirmesi için vazgeçilmez bir disiplindir.
Düşünce Ufukları
Aristoteles’in mantık sistemi, insan aklının sınırlarını zorlayan, doğru ve geçerli bilgiye ulaşma arayışında bize yol gösteren eşsiz bir rehberdir. Onun “Organon”u, sadece bir mantık kitabı değil, aynı zamanda düşünce biçimlerimizin mimarisine dair derin bir incelemedir.
Bu köklü miras, günümüzdeki karmaşık sorunları anlama ve çözme çabalarımızda dahi bize ışık tutmaya devam etmektedir. Mantık, sadece akademik bir disiplin olmanın ötesinde, yaşamın her alanında akılcı kararlar almamızı sağlayan temel bir beceridir.




Aristoteles’in mantık sisteminin akıl yürütme becerilerinin gelişimindeki ve bilimsel düşüncenin temellerinin atılmasındaki kritik rolü şüphesizdir. Bu erken dönem düşünce yapısının, özellikle tümdengelimsel akıl yürütme prensipleriyle, bilginin sistemli bir şekilde organize edilmesine ve tutarlı argümanlar inşa edilmesine olanak tanıdığı aşikardır. Ancak, bu konuyla ilgili yapılan bazı çalışmalar da gösteriyor ki, modern bilimsel metodolojinin gelişiminde tümevarımsal akıl yürütme, hipotez test etme ve ampirik gözlem gibi unsurlar, Aristotelesçi çerçeveyi tamamlayıcı ve hatta bazı noktalarda aşan bir yapıya bürünmüştür. Bu evrim, bilimin sadece mevcut önermelerden sonuçlar çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda yeni bilgiler üretme ve doğal dünyayı daha kapsamlı bir şekilde anlama kapasitesini artırmıştır.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Aristoteles’in mantık sisteminin bilimsel düşüncenin gelişimindeki temel rolü gerçekten yadsınamaz. Tümdengelimsel akıl yürütme prensipleri, bilginin sistemli bir şekilde yapılandırılmasında ve argümanların tutarlılığının sağlanmasında önemli bir başlangıç noktası olmuştur.
Ancak, modern bilimsel metodolojinin evriminde tümevarımsal akıl yürütme, hipotez test etme ve ampirik gözlem gibi unsurların Aristotelesçi çerçeveyi tamamlayıcı ve genişletici bir rol oynadığına dair tespitiniz oldukça yerindedir. Bilimin sadece mevcut önermelerden sonuçlar çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda yeni bilgiler üretme ve doğal dünyayı daha kapsamlı bir şekilde anlama kapasitesini artıran bu evrim süreci, bilimsel düşüncenin dinamik yapısını gözler önüne sermektedir. Farklı bakış açılarınızla yazıma katkıda bulunduğunuz için minnettarım. Profilimden diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Bu yazıyı okuyunca aklıma geldi, ben de benzer bir durumda şöyle bir şey yaşamıştım. Üniversitede çok karmaşık bir proje ödevi almıştım ve ilk başta nereden başlayacağımı, hangi adımı atacağımı BİLEMEDİM. Her şey birbirine girmiş gibiydi, sadece ezberlemeye çalışmak
Yorumunuzu okuyunca gerçekten de benzer bir hissi paylaştığımızı anladım. O karmaşık durumlarda ilk adımı atamama hali, her şeyin iç içe geçmiş gibi görünmesi ne kadar da tanıdık. Aslında bu tür anlarda sadece ezberlemeye çalışmak yerine, belki de o büyük resmi küçük parçalara ayırmak ve her bir parçayı ayrı ayrı ele almak işleri kolaylaştırabiliyor. Bazen en basit çözüm, en karmaşık görünen problemin anahtarı olabiliyor.
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.
VAY be, aristoteles amca ne işlere kalkışmış zamanında. şimdilerde HERKESİN kendi mantığı var deyil mi, yani o kadar kafa YORMAYA ne gerek vardı? Ama hakkını yemeyelim
Yorumunuz için teşekkür ederim. Aristoteles’in zamanındaki düşünce yapısıyla günümüzdeki düşünce yapısı arasında elbette farklar var. Ancak onun gibi düşünürlerin attığı temellerin, günümüzdeki “herkesin kendi mantığı” dediğimiz anlayışın oluşmasında büyük payı olduğunu unutmamak gerekir. Bazen geçmişe dönüp bakmak, bugünü daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.
zihnin atölyesi, bilimin doğuşu.
Zihnin atölyesi, bilimin doğuşu ifadesiyle yazıma yaptığınız bu anlamlı yorum için çok teşekkür ederim. Bilimin insan zihninin derinliklerinden nasıl filizlendiğini ve evrildiğini anlatmaya çalıştığım yazımın bu şekilde yankı bulması beni mutlu etti. Düşüncelerinizin bu yönde olması, yazımın amacına ulaştığını gösteriyor.
Yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atabilirsiniz.
VAY CANINA! Bu yazıya bayıldım, resmen HER KELİMESİNDEN bir enerji fışkırıyor! Okurken adeta yerimde duramadım, akıl yürütmenin o temel taşlarına yapılan bu yolculuk İNANILMAZDI! Bilimsel düşüncenin kökenlerine bu kadar net ve ÇARPICI bir bakış açısı sunmak… Bu gerçekten ZEKİCE! Zihnimi açtınız, yeni bakış açıları kazandırdınız ve beni BÜYÜLEDİNİZ! Yazınızdaki her cümle, sanki bir ampul yakıyor gibiydi beynimde! Bu konuya olan ilginizi ve bilginizi bu kadar harika aktarmanız TAKDİRE ŞAYAN! Daha fazla yazı için sabırsızlanıyorum, LÜTFEN YAZMAYA DEVAM EDİN! HARİKASINIZ!!!
Yazımı bu kadar beğenmenize ve her kelimesinden enerji aldığınızı belirtmenize çok sevindim. Akıl yürütmenin temel taşlarına yaptığım yolculuğun sizin için inanılmaz olması ve bilimsel düşüncenin kökenlerine dair net ve çarpıcı bir bakış açısı sunabildiğimi duymak beni onurlandırdı. Zihninizi açabildiğimi, yeni bakış açıları kazandırabildiğimi ve sizi büyüleyebildiğimi bilmek bir yazar olarak en büyük motivasyonum. Yazılarımdaki cümlelerin beyninizde ampul yakması gibi bir etki yaratması ise benim için paha biçilmez bir geri bildirim. Bu konuya olan ilgimi ve bilgimi harika aktarabildiğimi düşündüğünüz için teşekkür ederim. Yazmaya devam etmek için gösterdiğiniz sabırsızlık beni daha da heveslendiriyor.
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Diğer yazılarıma ve yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.
çok güzel bir yazı olmuş, okuduğuma sevindim 🙂
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımın beğenilmesi ve keyif alarak okunması beni gerçekten mutlu etti. Okuyucularımın hislerini bu denli güzel ifade etmesi, yazma motivasyonumu artırıyor.
Başka yazılarıma da göz atmanızı çok isterim. Eminim orada da ilginizi çekecek konular bulacaksınızdır.
düşünceye kalıp
bilgiye temel atar
Yorumunuz için teşekkür ederim. Düşünce ve bilginin birbirini tamamlayan unsurlar olduğu fikrinize katılıyorum. Bir düşünce ortaya atıldığında, bu düşünce zamanla bir kalıba oturur ve bilgiye giden yolu açar. Bu süreçte bilginin de düşünceye temel oluşturduğunu söyleyebiliriz. Blogumdaki diğer yazılara da göz atmanız dileğiyle, keyifli okumalar.
Çok güzel bir yazı olmuş, konuyu oldukça açıklayıcı bir dille ele almışsınız. Ancak belirtmek isterim ki, Aristoteles mantığı genellikle terimler arasındaki ilişkileri inceleyen kategorik kıyaslara odaklansa da, modern mantıkta gördüğümüz önermeler mantığı veya niceleme mantığı gibi alanları tam anlamıyla kapsamamıştır. Onun sistemi, özellikle ‘Organon’da ortaya konan şekliyle, tümdengelimli akıl yür
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazıda Aristoteles mantığının temel prensiplerini ve tarihsel önemini vurgulamakla birlikte, modern mantığın gelişimine nasıl zemin hazırladığını da belirtmeye çalıştım. Haklısınız, Aristoteles’in sistemi günümüzdeki önermeler mantığı veya niceleme mantığı gibi detaylı alanları doğrudan içermese de, bu alanların temelini oluşturan akıl yürütme prensiplerini ilk kez sistematik bir şekilde ele alması bakımından büyük bir değere sahiptir. Sizin de belirttiğiniz gibi, Organon’daki çalışmaları tümdengelimli akıl yürütmenin ilk kapsamlı örneklerini sunar ve bu, sonraki mantık çalışmalarına ışık tutmuştur. Katkınız için tekrar teşekkür ederim. Profilimden diğer yazılara da göz atabilirsiniz.
Yazınız, akıl yürütme sistematiğinin kökenlerine dair oldukça bilgilendirici bir başlangıç sunuyor ve bilimsel düşüncenin ilk tohumlarının bu mantıkla nasıl atıldığına dair vurgunuz değerli. Ancak, Aristoteles mantığının günümüzdeki modern mantık sistemleriyle olan ilişkisi veya zaman içinde geçirdiği evrim, örneğin sembolik mantığın yükselişiyle birlikte bazı sınırlılıklarının nasıl aşıldığı gibi konulara da değinmek, konunun bütünsel anlaşılmasına daha fazla katkı sağlayabilirdi. Acaba tümevarımcı akıl yürütme ve bilimsel metodolojideki rolü bağlamında bu klasik sistemin yetersiz kaldığı noktalar üzerine de bir değerlendirme yapılabilir miydi?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımda akıl yürütme sistematiğinin kökenlerine odaklanarak bilimsel düşüncenin ilk adımlarını ele almaya çalıştım. Aristoteles mantığının modern mantık sistemleriyle olan ilişkisi ve zaman içindeki evrimi, özellikle sembolik mantığın yükselişiyle birlikte getirdiği yenilikler elbette ki üzerinde durulması gereken önemli konular. Tümevarımcı akıl yürütme ve bilimsel metodolojideki rolü bağlamında klasik sistemin yetersiz kaldığı noktalar üzerine ayrı bir değerlendirme yapmak kesinlikle ufuk açıcı olacaktır. Bu değerli geri bildirimleriniz ışığında gelecekteki yazılarımda bu konulara daha derinlemesine değinmeyi düşüneceğim. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.
Ele alınan konu, Batı düşünce tarihinde akıl yürütmenin temellerini atan ve bilimsel yöntemin ilk nüvelerini barındıran bir sistemin önemini vurgulamaktadır. Bu sistem, özellikle tümdengelimli çıkarım yapısının sağlamlığıyla, yüzyıllar boyunca bilginin düzenlenmesi ve aktarılmasında merkezi bir rol oynamıştır. Ancak, modern bilim felsefesi ve mantık alanındaki bazı çalışmalar da göstermektedir ki, bu ilkelerin zamanla evrimleştiği ve özellikle tümevarımcı akıl yürütme ile deneysel gözlemin bilimsel metodolojideki ağırlığının arttığı görülmüştür. Yine de, eleştirel düşünme ve argüman oluşturma becerilerinin geliştirilmesinde bu erken dönem mantık çalışmalarının temel bir başlangıç noktası olduğu yadsınamaz bir gerçektir ve günümüzdeki formel mantık sistemlerinin de kökeninde bu klasik yaklaşımların izleri bulunmaktadır.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Batı düşünce tarihinde akıl yürütmenin temellerine dair yaptığınız vurgu ve bilimsel yöntemin evrimine dair tespitleriniz oldukça yerinde. Tümdengelimli çıkarımın yüzyıllar boyunca bilginin düzenlenmesindeki merkezi rolünü ve modern bilim felsefesindeki tümevarımcı akıl yürütme ile deneysel gözlemin artan ağırlığını belirtmeniz, konuyu daha geniş bir perspektiften ele almamızı sağlıyor. Özellikle eleştirel düşünme ve argüman oluşturma becerilerinin gelişimindeki bu erken dönem mantık çalışmalarının önemini vurgulamanız, yazının amacına tam olarak ulaşmasına yardımcı oluyor.
Günümüzdeki formel mantık sistemlerinin kökenindeki klasik yaklaşımların izlerini sürmek, konunun derinliğini anlamak adına çok kıymetli. Katkılarınız için tekrar teşekkür eder, diğer yazılarıma da göz atmanızı dilerim.
Çok güzel bir yazı olmuş, Aristoteles’in mantık alanındaki çığır açıcı katkılarını çok net bir şekilde ortaya koymuşsunuz. Ancak belirtmek isterim ki, Aristoteles’in mantık üzerine yazdığı eserlerin topl
Yorumunuz için teşekkür ederim. Aristoteles’in mantık alanındaki eserlerinin toplanması ve bu koleksiyonun Organon olarak adlandırılması konusundaki hassasiyetiniz takdire şayan. Haklısınız, bu önemli ayrıntıyı daha net bir şekilde vurgulamak gerekirdi. Yazılarımı daha kapsamlı ve doğru bilgilerle zenginleştirmeye devam edeceğim.
Yorumunuz, okuyucularımın yazılarıma ne kadar dikkatli yaklaştığını ve bilgiye olan düşkünlüğünü bir kez daha gösterdi. Bu tür geri bildirimler, benim için çok değerli ve motive edici oluyor. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı rica ederim.
faydalı bilgiler için teşekkürler, okumak çok keyifliydi 🙂
Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazımın faydalı bulunması ve keyifli bir okuma deneyimi sunması beni çok mutlu etti. Okuyucularıma değer katabilmek benim için büyük bir motivasyon kaynağı. Yayınlamış olduğum diğer yazılara da göz atmanızı dilerim.
Bu yazı, akıl yürütmenin temelini atan Aristoteles mantığının bilimsel düşünceye nasıl köken oluşturduğunu çok güzel özetlemiş. Özellikle bu sistemin modern bilimle olan bağlantısını düşününce aklıma takılan bir soru oldu. Acaba Aristoteles mantığının, günümüzdeki yapay zeka veya veri bilimi gibi alanlarda kullanılan çıkarım yöntemleri üzerindeki dolaylı ya da doğrudan etkileri nelerdir, bu konuda daha fazla örnek verebilir misiniz?
Yorumunuz için teşekkür ederim. Aristoteles mantığının bilimsel düşünceye katkılarını bu denli takdir etmeniz beni mutlu etti. Günümüzdeki yapay zeka ve veri bilimi gibi alanlarda kullanılan çıkarım yöntemleri üzerindeki etkileri oldukça ilginç bir konu. Doğrudan bir etki olmasa da, Aristoteles’in tümdengelim ve tümevarım prensipleri, modern algoritmaların temelini oluşturan mantıksal çıkarım süreçlerine dolaylı yoldan ışık tutmuştur. Örneğin, kural tabanlı sistemlerdeki çıkarım motorları veya bazı sınıflandırma algoritmaları, Aristoteles’in mantık ilkelerinin modern yorumları olarak görülebilir. Bu konuyu daha detaylı ele alacağım yeni bir yazı hazırlamayı düşünebilirim.
Vakit ayırıp yazımı okuduğunuz ve değerli bir soru yönelttiğiniz için tekrar teşekkür ederim. Diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.