Kişisel GelişimSağlık

Şekerin zararları: Şeker tüketmek ruh sağlığını nasıl etkiler?

Günümüzde bir çok şeyin zararı mevcuttur. Sigaranın zararları, telefonun zararları, kahvenin zararları ve bu yazının konusu olan şekerin zararları olarak devam eder. Fakat pek bilinmeyen bir yönü daha var bu şekerin. Şekerin ruh sağlığınıza zarar verdiğini biliyor muydunuz? Şekerin zararları denildiğinde aklımıza şunlar geliyor, dişlere olan zararı, kilo sorunlarına yol açması, diyabet ve şeker hastalığı gibi problemlere yol açması gibi standartlar gelmektedir. Fakat ruh sağlığı pek az kişinin bildiği bir şeydir. Özellikle de tatlı yedikten sonra o gelen tükenmişlik hissi her şeyi açıklar nitelikte.

şekerin zararları

Şeker bize nasıl zarar verir?

Zihinsel bozukluk yaşayan bir kişi, diğer insanlardan yaklaşık 2,5 kat daha fazla tatlıya düşkün olur. Tatlıya düşkün olanlar yılda ortalama 31 kg şeker tüketiyor, ki bu normalden 4-5 kat fazladır. Şeker tüketimi vücudun çeşitli organlarına çeşitli zararlar verir. Bunlardan en sık karşılaşılanı karaciğere verdiği zarardır.
Fakat sadece karaciğer ile bitmiş değil. Aslında şeker tek başına vücuda zarar vermez, vücudumuza zarar verebilecek hastalıklara zemin hazırlayarak zarar vermiş olur. Şekerin zararlarını uzun vadede veya kısa vadede hissedebiliriz. En basitinden bir baklavayı gömdükten sonra gelen enerji ve hemen ardından gelen bir yorgunluk bıkkınlık hissi gibi çeşitli zararlar ile karşılaşırız. Gerek ruh sağlığı açısından gerekse fiziksel açıdan şekerin zararlı olduğunu biliyoruz.

Çok fazla şeker yediğinizi gösteren 5 işaret

Şekerin, ruh sağlığını kötü etkilediğini belirtmiştik. Çok fazla şeker tüketmek, bizlere zarardan başka bir şeye yol açmaz. Elbette şeker yiyememek gibi bir düşüncemiz olamaz. Çünkü 21. yüzyılda yaşıyoruz. Etrafımızdaki neredeyse her şeyde katkı maddesi olarak şeker kullanılmaktadır. Çok fazla şeker tükettiğinizi vücudunuzun size verdiği tepkiler ile fark edebilirsiniz. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

  • Sürekli yorgun hissediyorsanız
  • Sonu gelmez bir şeker krizi içerisine giriyorsanız
  • Ruh halinizde değişimler var ise
  • Hızlı bir şekilde kilo alıyorsanız
  • Ve yine hızlı bir şekilde hastalanıyorsanız

İnkar etmeye gerek yok, siz bir şeker bağımlısısınız.

Bilim adamları şeker konusunda ne diyor?

Şeker ucuz ve hızlı bir enerji kaynağıdır. Sadece çikolata ve tatlılarda bulunmaz. Tatlı bir tadı olmayan gıdalarda, özellikle işlenmiş gıdalarda ve fast foodlarda çok fazla “gizli” şeker vardır. Eski yıllara baktığımızda şeker hep vardı, fakat varlığından ziyade günümüzde beslenmenin temelini oluşturacak kadar değil. Çünkü yakın tarihte şeker, sadece bir baharat niteliğinde kullanılıyordu. Günümüzde ise neredeyse beslenmenin temelini oluşturmuş durumda.
İşte bu sebepten ötürü şeker bağımlılığından kurtulmak çok zordur. Tokyo Metropolitan Üniversitesi’nden Japon bilim adamları, aşırı şeker tüketiminin çeşitli zihinsel hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar bunu zihinsel bozukluklara yatkın fareler üzerinde deneylediler. “(Tüm kaynaklar yazı sonundaki kaynak bölümünde belirtilecektir.) “

Tatlıya düşkün kemirgenler ile şizofreni ve bipolar bozukluğu olan kişilerin ortak karakteristik semptomları olduğu ortaya çıktı. O semptomlar arasında:

Şekerin zararları

Şeker aynı zamanda vücudumuzun yakıtıdır

Karbonhidrat ailesinin bir parçası olan şeker, aynı yağlar gibi vücudumuz için gerekli olan besinlerdir. Fakat işin kötü tarafı çok fazla şeker tüketmek, yenilen fazla şekerin basen gibi vücudun çeşitli bölgelerinde birikmesine sebep olur. Aslına bakılırsa kanda her zaman şeker mevcuttur, bulunmalıdır. Çünkü vücudun ana enerji kaynağı karbonhidratlardır. Eğer şeker yemek veya tüketmek sizin için bir rutin haline gelmiş ise, bu yakıtın fazlası vücutta çeşitli şekilde depolanır. Bu depolamanın bize geri dönüşü ise, kilo ve çeşitli hastalıklardır.
Dozunda yemek her zaman daha iyidir.

Ergenlik döneminde çok fazla şeker tüketmek yetişkinlikte depresyona neden olabilir

Yaşam tarzımızın bize geri dönüşlerini ilerleyen zamanlarda fark ederiz. Özellikle de daha genç iken yapılan şeylerin ilerleyen yaşlarda artılı veya eksili geri dönüşü oldukça normaldir. Fakat geçmiş yaşam tarzımızdan kalan izler en çok da sağlık konusunda kendilerini belli eder.

Ergenlik döneminde beyin çarpıcı bir biçimde değişir. Gazlı içecekler , kekler, tatlılar … ?Tüm bu alışkanlıkların geri dönüşü hakkında belki de en ufak bir fikrimiz yoktu o zamanlarda. Fransız-Kanadalı araştırmacılardan oluşan bir ekip, ergenlik döneminde yüksek şeker tüketiminin beyinde sürekli değişikliklere neden olup olmayacağını öğrenmek istedi. Çalışmalarının sonuçları Neuropsychopharmacology dergisinde yayınlandı.

DEPRESYON BELİRTİLERİ

Bilim adamları, şeker yemek konusunda iki grup fare üzerinde deney yaptılar: biri sade suya, diğeri ise ad libitum sade veya şekerli suya erişebiliyordu. İlk olarak, ikinci gruptaki fareler özellikle tercih ettikleri şekerli suya gittiler! Daha sonra, yetişkinlik döneminde aşırı miktarda şekerli su tüketen fareler, diğer farelerden farklı davranışlar sergilediler:

  • – Motivasyonun azalması
  • – Kaygı benzeri davranışlarda artış
  • – zorunlu yüzme testinde hareketsizlikte artış
  • – hipokampusta nörogenezde (hücre proliferasyonu) azalma

Fareler üzerinde yapılan bu şeker tüketimi deneyinde, şekerin psikoloji üzerindeki etkilerinin ne denli olduğunu öğrenmekti. Şekerin zararlarından, fareler de elbette nasibini almış bulunmaktaydı. Tuhaf olan şey, insan üzerinde de böyle etki etmesiydi. Şeker cennetinde geçen bir çocukluk yaşadıysanız, ilerleyen yaşlarınızda mutlaka etkisini fark edeceksiniz. Gerek ruh sağlığı, gerek ise fiziksel sağlık olarak çeşitli sebeplere yol açmaktadır. Şunu da unutmamak gerekir ki; şekeri tamamen kesemezsiniz, fakat azaltabilirsiniz.

Kaynaklar:

pubmedfrontiersin naturegavsispanel.gelisim

Bu gönderiyi puanla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu