Bilgi Çağında Bilgisizliği Yaşamak

Bilgi çağı size neyi çağrıştırıyor ? Öncelikle hepimizin bundan farklı bir şey çıkardığı kesin.
Şöyle ki bilgiye bu kadar rahat ulaşılabilen bir zamanda yaşamamıza rağmen halen sülalem rahat şeklinde yaşayanlarımız var. Ow pardon; yaşayanlarımız derken hepimizden bahsettim.
Bir kısmımız bunun farkına vardıktan sonra kendilerinin de farkına vardılar. Tarihi film, dizi veya belgeseller de eski medeniyetlere ait bir şeyler izlediyseniz mutlaka bir takım insanların bir bilgiye ulaşmak için nasıl çaba sarf ettiklerini görmüş olmalısınız. Peki şimdi böyle mi ? Bir bilgiye ulaşmak için ne kadar çaba sarf etmemiz gerekiyor ?

21. Yüzyılda Bilgiye Ulaşmak

Şuna açıklık getirelim; bilgi dediğimiz kavram benim için farklı, senin için farklı veya sokakta gördüğün insan için farklıdır.
Hepimizin geleceği için kurduğu hayaller vardır. Bu hayallerin hayal olarak kalmaması için eğitime ihtiyacımız var.
Elimizdeki ufak bir Google araştırması ile sınırsız kaynağa ulaşabiliriz.
Burada şöyle bir şey var, sözümüz elinde imkanı olup da fakat bu imkanları çarçur edenler için geçerli.
Elbette herkesin internete veya bir kitaba erişimi olacak diye bir kaide yok. İmkanı olmayanlara sözümüz yok, bizim derdimiz başlıkta da belirtildiği gibi yaşayanlara.


Dünyanın en büyük kütüphanesi Britanya Kütüphanesi olarak bilinir. Bu kütüphanede kayıtlı olan 170 milyon kitap var ve her yıl ortalama 3 milyona yakın kitap eklenmeye devam ediyor.
Hemen ardından, Washington’da bulunan Kongre Kütüphanesi geliyor. Burada ise kayıtlı 150 milyon kitap var.
Bu kütüphanelerdeki kitapların çoğu eski tarihlerden kalma kitaplar. Hepsi orjinal ciltli olarak oradalarda saklanır.
İngiltere’de veya ABD’de oturan bir kişinin o kütüphanelere gitme süresinden çok kısa bir sürede kataloglara erişebilirsiniz ve tabi milyonlarca kitaba !


Bu kütüphaneleri ve daha nicelerinin kitaplarının pdf ve epub formatında cihazınıza yükleyebilirsiniz.
Sıradan bir e-kitap okuyucusu, mahallenizden daha da büyük olan bir kütüphanenin kitaplarını barındırabilir. Anlatmaya çalıştığım şey, bunca imkan olmasına rağmen neden daha iyi olmak için çabalamıyoruz.
Öğrenmek istediğimiz konuda internette sınırsız kaynak var. Bu kaynaklara ulaşmak için elbette dil gerekiyor.
Fakat şanslıyız ki, dil öğrenmek isteyen kişiler için sınırsız kaynak daha var !

Washington Kongre Kütüphanesinden bir görsel

Britanya Kütüphanesinden bir görsel


Doğru Bilgi Yerine Yanlış Bilgiye Ulaşmak

Günümüz öyle bir hal aldı ki, semtinizdeki bir kütüphaneyi cebinize sığdırabilirsiniz. Tabi bir o kadar da yanlış bilgiyi de beyninize sığdırabilirsiniz. Ağzı olan konuşuyor derler ya, bunun için de söyleyebiliriz.
Yanlış bilgiyi yayan insanlar genelde kendi fikirlerinden başkasını umursamayanlardır. Şöyle ki, film izleyerek Dünya düzdür diyen pek çok kişi var, ve bunlar çevrelerine o kadar iyi bunu empoze ediyorlar ki, karşı tarafta da bir ”acaba ?” gibi bir düşünce uyanır. Tabi ki sonuç kaçınılmaz. Demek istediğim Dünyanın düz mü yuvarlak mı gibi bir şey değil, eğer her duyduğumuzu araştırsaydık çok daha iyi olacağına inanıyorum.
Çevremizde bunu çok iyi yapanlar var, aldatıcı haberleri öyle bir şekilde sunuyorlar ki biz bunlara her gün kanıyoruz.

Bize düşen ise, önümüze çıkan her bilgiyi bir filtreden geçirmek olacaktır. Çünkü insanlar kendi fikirlerinin dayatılmasından hoşlanırlar.
Doğru bilgiyi destekleyip, paylaşalım…

-BlogLabs


ETİKETLER :

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir