İnsanların neye ihtiyacı var ?

Doğduğumuz da ihtiyaçlarımız bellidir. Bu ihtiyaçları belirli bir yaşa gelene kadar bize başkaları sağlar. Sonra yavaş yavaş ihtiyaçlarımızı elimizdeki imkanlar ile gidermeye çalışırız. Kendi başımıza artık kemerimizi bağlar veya ayakkabılarımızı bağlayabiliriz. Biraz daha yaşımız ilerlediği zaman, okula yeni beceriler edinmeye gideriz. İlk okulda da bir şeyler yine öğreniriz. Artık hayata dair bir bakış açımız olur. Kalem tutma, kağıt kesme, okuma , yazma, düzenli ve tertipli olmayı öğreniriz. Ne için hepsi ? Tabi ki de bizi biz yapmak için. Gelecekteki seni inşa ediyorlar. En azından bunu deniyorlar. Ve sonunda orta okulu bitirip lise hayatına atılıyorsun. Hiçbir şey öğrenemeseniz bile artık hayata dair bakış açılarınız var. Ne yapmanız gerektiği hakkında en azından da olsa bir fikir sahibi oluyorsunuz. İnsanlara nasıl davranılacağını öğreniyorsunuz, karşı cinsiyet ile nasıl konuşulacağını öğreniyorsunuz. İçimizden okullarda zorbalığa maruz kalan insanlar var. Ben de bunlardan birisiyim, fakat baktığım zaman bu aslında bana zarar vermedi. Sadece kim ile takılırsam sonumun nasıl olacağını bana gösterdi.

Gereksizlik bir ihtiyaç mıdır ?

Halen neye ihtiyacımız var bunu yazamadım. Çünkü baktığımız zaman herkesin ihtiyacı var. Paradan başlayalım. Zira çoğu kişi ona ihtiyaçları varmış gibi davranıyor. Cidden çok para mutlu eder mi ? Eğer paranızı şimdiden gereksiz kıyafetlere harcıyor, gereksiz şeyler alıyor yada elinizde olan bir şeyi hiçbir sorunu olmadığı halde yenisi ile değiştiriyorsanız, siz paradan mutluluk beklemeyin. Zaten para ihtiyaçtır, mutluluk aracı olarak kullanılamaz. Siyasi problemler, gelecek kaygısı, ev içi huzursuzluk bizi daha da sinirli yapıyor. En kötüsü de iyi insanlara karşı bunu kullandığımız zaman onları kaybediyoruz. Sinirimizi başkalarından çıkarmak ne kadar adilce ?
Bugün 7 yıldır trafikteyim, her gün çıkarım trafiğe. Fakat çıktığım günler mutlaka bir canavara rast gelirim. Mutlaka arabayı kaldıramadan kornaya basan aceleci sinirli insanlara denk gelirim. Bunun amacı nedir ? İstediğimiz hayat bu mu ? Bunu hak edecek kadar düşmüş olamayız. Hayatımız boyunca bize hiçbir fayda sağlamayacak gereksizlikler içinde ihtiyaçlarımızı gideriyoruz. Fight Club’tan güzel bir repliği hatırlayalım ;

Lanet olsun, bütün bir nesil garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranımız hayatlarımız.

Fight Club (1999)

Özenme / Özentilik !

Buraya kadar her şey normal gibi gelebilir, ama bu başka bir boyut. Etrafınızda eğer böyle kişilere rast gelmiyorsanız, evinizden dışarıya çıktığınıza dair şüphe duyarım. Öyle ki markete bile gittiğiniz zaman sokaklarda mafya benzeri tipler ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle de diziler ve filmlere özenenlerin hali çok daha başkadır. Elbette bir karaktere özenmek onu rol model olarak örnek almak iyidir. Fakat örnek alınması gereken karakterin gelişimi olmalıdır. Çünkü gerçek hayatta kimse etrafa bağıran çağıran veya korku salmaya çalışan kişilerden haz etmez.

Para – Statü – İyi Bir Eş = ?

Yazımızın başlığına geri dönelim, neye ihtiyacımız var ? Bazı insanların hayatı boyunca emek verdiği ve elde etmek için yapmadığı şey kalmadığı, deyim yerinde kırk takla attı bunları yapmak için. Bazı insanlar paraya, saygınlığa veya herhangi bir hayat koşuluna bakmaz. İşte bu insanlar nadirdir, farkındalığı olan kişilerdir. Diğerlerinin yok mu ? Elbette var, sadece bazı şeyleri gereksiz ön plana çıkarıyorlar.
Hayatın geçiciliğini anlamak ve bunun unutmamak için Tibet’li Budist rahiplerinin bir geleneği var.
Şöyle ki, Tibet’li rahiplerin uzun uğraşlar sonucu renkli kumlardan yaptıkları mandala ve işin sonunda bunca emeği bozmaları. Asıl anlatmak istedikleri ve anlamak istedikleri;

  • Her şeyin geçici olduğunu,
  • Hayatın bir sonu olduğunu,
  • Mal ve mülkün gerçekten de geçici olduğunu,
  • Onca emek verdiğimiz şeylerin bile bir sonu olduğunu,
Mandala yapıldıktan sonra, onu bozmaları .

Bu bizim sorumuzun cevabı olabilir mi ? Elbette dünyalık ihtiyaçların giderilmesi her insanın hakkı fakat buna bağlanmak her insanın hakkı ve sonu değil. Mandala’da anlatılmak istenen, her şeyin ama her şeyin, bir sonunun olduğunu unutmamak gerekiyor. İhtiyaçlarımı buna göre şekillenmeli. Fakat tekrardan bu soru doğuyor.


İnsanların neye ihtiyacı var ?

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir