Kişisel Gelişim

Anneye Aşırı Düşkünlük Hastalığı Nedir? Anneye Duyulan Bağımlılık Hakkında Her Şey

Bu yazıda ne var?
  • Anneye aşırı düşkünlük hastalığı nedir?
  • Sebepler: Aile İçi İletişim Eksikliği ve Diğer Faktörler
  • Belirtiler: Çocuklarda ve Yetişkinlerde Nasıl Görülür?
  • Tedavi Yöntemleri ve Stratejiler
  • Psikologların Önerileri: Duygusal Bağımlılığı Aşmak İçin Adımlar

Anneye aşırı düşkünlük hastalığı, çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de devam eden, annenin kişiliğine, davranışlarına ve kararlarına bağımlı olma durumudur. Bu hastalık, bireyin kendi kimliğini geliştirmesini, bağımsız ve sağlıklı ilişkiler kurmasını ve hayatını yönetmesini engeller. Anneye düşkünlük hastalığı, günümüzde giderek artan bir sorun olmaya başlamıştır.
Bunun nedenleri arasında, aile içi iletişim eksikliği, aşırı koruyucu ve baskıcı anne tutumları, çocuklara yeterli sevgi ve güven verilmemesi, toplumsal baskı ve beklentiler, psikolojik travmalar ve boşanma gibi faktörler sayılabilir.

Psikolojide anne bağımlılığı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bu yazıda sizlere, çocuklarda ve yetişkinlerde anneye aşırı düşkünlük hastalığının sebeplerine ve üstesinden gelme yöntemlerine değineceğiz. Hadi başlayalım!

Anneye aşırı düşkünlük hastalığı nedir?

Anneye aşırı düşkünlük hastalığı” ya da psikolojik terimle “anne bağımlılığı”, bir bireyin annesine karşı aşırı ve sağlıksız bir bağlılık geliştirdiği bir durumu ifade eder. Bu durum, bireyin annesine karşı normalden fazla sevgi, saygı ve itaat duygusu hissetmesi ve annesinin onayını ve desteğini sürekli araması şeklinde kendini gösterir.

anneye aşırı düşkünlük hastalığını aktaran anne ve kız

Bu hastalığa sahip bireyler, annelerinin isteklerine ve yönlendirmelerine uyma eğilimindedirler ve genellikle annelerinden ayrılmak istemezler. Annesinin hayatına müdahale etme eğilimindedirler ve annesinin yaşadığı sorunları kendi sorunları gibi yaşarlar. Ayrıca, annelerinin olumsuz yönlerini görmezden gelirler ve annelerine karşı eleştirel olmakta ve sınırlarını belirlemekte zorlanırlar.

Anneye aşırı düşkünlük hastalığı, bireyin kişiliğini, özgüvenini, özsaygısını, özerkliğini, sorumluluk duygusunu ve sosyal becerilerini olumsuz yönde etkiler. Birey, hayatını annesinin isteklerine ve beklentilerine göre şekillendirir. Annesinin istemediği şeyleri yapmaktan kaçınır ve annesinin istediği şeyleri yapmaya zorlanır. Annesinin etkisinden kurtulamaz ve annesinin yokluğunda kaygı, korku, suçluluk, yalnızlık, öfke ve depresyon gibi duygular yaşar. Bu durum, bireyin yaşam kalitesini ve kişisel gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.

Çocuklarda ve yetişkinlerde anneye aşırı düşkünlük hastalığı nasıl görülür?

Çocuklarda bu durum, annelerinden ayrılmak istememe, annelerinin yanında olmadıklarında huzursuzluk hissetme ve annelerinin ilgisini sürekli arama şeklinde görülür. Bu çocuklar, annelerinin isteklerine uyar ve annelerinin hayatına karışır. Bu durum, çocukların okulda ve sosyal çevrelerinde sorunlar yaşamasına neden olabilir. Örneğin çocuk okula gittiğinde diğer öğrencilere ayak uyduramaz. Okulda ve sınıfta ağlamaya başlar. Anneye aşırı düşkünlük çocuklukta başladığı için, yazının devamında bu konuyu daha detaylı ele alacağız.

Yetişkinlerde anneye aşırı düşkünlük

Yetişkinlerde ise, bu durum genellikle “anne baba bağımlılığı” olarak adlandırılır. Bu yetişkinler, annelerine karşı çocukluk döneminde geliştirdikleri bağımlılık duygusunu sürdürür ve annelerinin hayatlarını yönlendirmesine izin verir. Bu durum, yetişkinlerin kendi hayatlarını kurmalarını ve bağımsız kararlar almalarını engeller. İşe giderken akılları sürekli annelerinde kalır, eşiyle birlikte bir karar aldıklarında önce annesinin onay vermesi gerekir gibi örnekler verilebilir.

psikolojide anneye bağımlılık

Yetişkinlerde anne baba bağımlılığını aşmanın ilk adımı, bu sorunun var olduğunu kabul etmektir. Bunun için, yetişkin bir bireyin annesine bağımlılığını gösteren temel belirtileri bilmek önemlidir:

  • Annesinin onayı olmadan kendini yetersiz hissetme;
  • Kendine güven ve özdeğerlendirme eksikliği;
  • Annesi dışında diğer insanlarla ilişki kurmaktan ve onlarla iletişim kurmaktan kaçınma;
  • Annesinin tüm maddi ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışma;
  • Kendine güvensizlik nedeniyle bağımsız kararlar alamama;
  • Annesinin onayına ve övgüsüne bağımlılık;
  • Annesinin sevgisi ve desteğini kaybetme korkusu. Eğer kendinizde bu belirtilerden birini veya birkaçını fark ederseniz, belki de duygusal bağımlılığı aşma üzerinde çalışmaya başlamanız gerekmektedir.

Çocuklarda anneye düşkünlük hastalığı

Anne, bir çocuğun hayatındaki ilk kişidir ve çocuk, annesinin sunduğu sevgi, ilgi, anlayış ve güvenlik deneyimleri üzerine ilk düşünce ve duygularını oluşturur. Bu deneyimler, çocuğun kendini ve çevresini anlama şeklini büyük ölçüde etkiler. Bazı durumlarda, anne, çocuğun psikolojik gelişimine kalıcı bir etki yapabilir ve çocuğun kendisine bağımlı olmasına neden olabilir. Bu durum, aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir:

  • Anne, çocuğunu aşırı korur, ona problemleri çözme ve zorlukları aşma konusunda bağımsızlık kazanma fırsatı vermez. Çocuk, bağımsız ve güçlü olmayı öğrenemez, her adımda annesinin desteğine ve yardımına bağımlı kalır.
  • Anne, çocuğunu aşırı kontrol eder, ona kendi düşüncelerini, duygularını ve isteklerini ifade etme fırsatı vermez. Çocuk, kendini ifade etmeyi ve kişisel sınırlarını hissetmeyi öğrenemez, karar verme ve hayatını kurma konusunda annesine bağımlı hale gelir.
  • Anne, çocuğuna aşırı ilgi ve şefkat gösterir, bu da çocuğun sürekli dikkat ve onay ihtiyacına bağımlı olmasına yol açar. Çocuk, hedeflere ulaşmayı ve normal koşullarda ilişkiler kurmayı öğrenemez, çünkü tüm hayatını annesinin sevgisine ve onayına dayandırır.

Anne bağımlılığından kaçınmak için, çocuğun gelişimini öz yeterlilik ve bağımsızlık ruhuyla teşvik etmek gereklidir. Çocuğa problemleri çözme ve karar verme konusunda bağımsızlık kazanma fırsatı vermek, onun bağımsızlık ve güven duygusunu geliştirmek önemlidir.

Psikolojide anne bağımlılığı

Anne bağımlılığı”, bir kişinin annesine karşı aşırı bağlılık hissettiği bir durumu ifade eder. Bu durum, kişinin annesine karşı fazla sevgi ve saygı duyması, annesinin onayını sürekli araması ve annesinden ayrılmak istememesi şeklinde görülür. Bu durum, kişinin kişiliğini, özgüvenini ve sosyal becerilerini olumsuz etkiler. Annesiyle olan bağ, bir çocuğun hayatını, özellikle duygularını yönetme, sosyal ilişkilerini kurma ve bilinmeyenle veya yeniliklerle karşılaşma şeklini etkiler.

Bir yetişkin bir bağlanma tarzı yaşadıysa, çevresini güvenli bir temel olarak içselleştirememiş ve yenilikler karşısında kendini sınırlamış demektir. Dışarıdan sakin ve gayet normal görünen bu yetişkinler, çökme ve ciddi depresyonlar yaşayabilirler. Bu durumu kendi içlerinde yaşarlar.

Önerilen Yazı: Psikolojide Anneyi Sevmemek: İnsan Annesini Neden Sevmez?

Anneye aşırı düşkünlük hastalığı tedavisi nasıl olmalı?

Anneye olan duygusal bağımlılığı aşma süreci uzun sürebilir ve belirli çabalar gerektirebilir. İşte bu bağımlılıktan kurtulmanıza yardımcı olabilecek birkaç strateji ve öneri:

  • Sorunu fark etmek ve kişisel gelişim için önemini kabul etmek.
  • Diğer insanlarla aktif iletişim kurmak ve yeni sosyal bağlantılar aramak.
  • Farklı yaşam alanlarında gelişim ve başarılar aracılığıyla özsaygı ve kendine saygıyı artırmak.
  • Sınırlar belirlemek ve bağımsız kararlar almak.
  • Sorunları bağımsız olarak çözme pratiği ve içsel destek arama.
  • Profesyonel destek ve yardım almak için bir uzmana – bir psikolog veya psikoterapiste – başvurmak.

Psikologların tavsiyeleri

Anneye olan bağımlılık, sürekli stresle sonuçlanma tehlikesi nedeniyle tehlikelidir. Bu, bir kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığını olumsuz etkiler. Sonuç olarak, iki birey kendilerini o kadar tüketirler ki, fiziksel düzeyde hastalanmaya başlarlar. Psikoterapistler ve psikologlar şunları önerir:

  • Kendi görüşünüzü karşı koyma yeteneğine sahip olun. Çocuğunuza ifade etme, düşüncelerini ve duygularını özgürce ifade etme izni verin. Ona otorite ile baskı yapmayın, bağımsızlık girişimlerini engellemeye çalışmayın ve hiçbir durumda başarısız olursa aşağılamayın. Çocuğunuzun sizin devamınız değil, ayrı bir kişilik olduğunu anlayın.
  • Kendinizi tam anlamıyla geliştirin. Bu, çeşitli etkinliklere katılmanız, farklı kursları ziyaret etmeniz vb. gerektiği anlamına gelir. Tüm bunlar, çocuklarınızdan biraz uzaklaşmanıza, diğer gençlere yan bakmanıza ve çocuğunuzun hayatında kendi yolunu açma ve bunu yapma hakkına sahip olduğunu anlamanıza olanak sağlar. Ayrıca çocuğunuz için ilginç hale geleceksiniz ve o, gerekli yakınlaşmayı daha istekli bir şekilde kabul edecektir.
  • Çocuğunuza bağımsız seyahatler önermek de çok önemlidir. Bu, karakteri güçlendirir ve ayrıca, prensipte, ebeveynler olmadan var olabileceğini gösterir. Eğer çocuk bu tür seyahatleri reddederse, ısrar etmeyin. Ona biraz zaman verin ve gelecekte elde ettiği özgürlüğü memnuniyetle kullanacaktır.
  • Kişisel psikolog çalışması. Bu, ebeveynler için çok önemlidir. Sorunlarınızı bir uzmanın yardımıyla çözmenin utanç verici bir yanı yoktur. Bir çocuk için psikologa gitmek, çeşitli stereotipler nedeniyle hoş olmayabilir, ancak bir yetişkinin bunun ne kadar önemli olduğunu anlaması gerekir.
  • Çocukluk korkularınızı işleyin. Bu, yetişkinlere yöneliktir, çünkü çok sık, çözülmemiş derin sorunlarını çocuklarına aktarırlar. Öyle ki, annenin ve yetişkin oğlunun bağımlılığı son derece sık görülür, bu da kadınların oğullarına aşırı derecede bağlanmaya eğilimli olduğunu gösterir. Sonuç olarak, bu hem onun hem de onun hayatını mahveder. Derinlerde, kadın yanlış davrandığını anlar ve onu suçluluk duygusu kemirir. Bu tür ilişkiler hiçbir şey iyi getirmez.

Duygusal bağımlılığı aşmak zaman, öz-analiz ve irade gücü gerektirir. Ancak, sonuçlar inanılmaz olabilir ve duygusal bağlardan kurtulmanıza, bu sayede annenizle ve çevrenizdeki insanlarla daha sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurmanıza olanak sağlar.

Dolayısıyla, anneye olan duygusal bağımlılıktan kurtulmak, kişisel büyüme ve öz-gelişim yolunda önemli bir adımdır. Kendi çabalarınız istenen sonucu getirmezse yardım almak için ilk adımı atmaktan korkmayın. Geçmişin duygusal bağlarından özgür, mutlu ve sağlıklı bir yaşamı hak ediyorsunuz.

Bu yazıda kullanılan kaynaklar:
https://poradnia-harmonia.pl/en/how-to-live-with-a-grown-man-who-is-dependent-on-his-mother/
https://www.healthline.com/health/parenting/parent-codependency

5/4 - (5 votes)

Psikolog Metin

Merhaba, ben psikolog Aylin. İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra uzun yıllar boyunca farklı psikiyatri kliniklerinde çalıştım. İnsan davranışlarına olan ilgim ve merakım beni bu mesleğe yönlendirdi ve çalıştığım süre boyunca da kendimi sürekli geliştirmeye, yeni bilgiler öğrenmeye devam ettim. Bu süre zarfında, birçok hastanın hikayesi ile karşılaştım ve her birinin farklı bir yaşam deneyimi olduğunu gözlemledim. Bu gözlemlerim ve sahip olduğum bilgi birikimini paylaşmak, başkalarına da yardımcı olmak istedim. Bloglabs platformu sayesinde psikoloji alanındaki makalelerimi yayımlıyor, okurların farklı sorunlarında onlara destek olmaya çalışıyorum. Bloglabs sayesinde, birçok okurun sorunlarına çözüm arayışında rehberlik edebildiğim için mutluyum. Sadece insanlara yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda kendimi de geliştirme fırsatı buluyorum. Benim için psikoloji, hayatımın bir parçası ve bu alanla ilgili öğrendiklerimi paylaşmaya, daha fazla insana ulaşarak yardımcı olmaya devam edeceğim.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. anneme aşırı düşkünüm. Şu zamanda anneye aşırı düşkünlük hastalığı kişiler nezdinde sorun olur. insanın kendi hjaayatına bakması gerek

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu